Bölgedeki çatışma sürecinin dördüncü haftasına girmiş durumdayız. Koşullar, başlangıç noktasına kıyasla, politik, ekonomik ve fiyatlamalar anlamında beklenenin üzerinde bozulma ile karşımıza çıkıyor. Diyalog kanallarındaki kapanma, bölgeye yayılmış vaziyet, enerji ve gıda fiyatlarındaki artış, navlun fiyatlarının yükselişi ve her şeyden önemlisi olan ulaşımdaki aksama gibi başlıklar, tek nefeste sıralayabildiklerimiz. Böylesi gri ve sisli ortamda yatırımcıların hareket alanı da ciddi anlamda daralmış durumda.
“1 haftaya, en geç Bahar’ın karşılanmasına dek biter” şeklinde hesap kitap yapılan, kapsamlı değerlendirmelerin(!) kendisine yön ve yer bulmakta zorlandığı süreç, bugün itibarıyla işlerin daha da karışık bir hal aldığı ve tahmin yürütmenin zorlaştığı noktada. Siyasi kanallardaki iletişimsizlik ve karşılıklı sert açıklamaların etkisi, belirsizlik katsayısını yukarı çekiyor.
Kısa vade açısından yapılabilecek en sağlıklı çıkarım, öngörülebilirliğe geçiş ve hasar tespitinin zaman alacağı, nakit talebinin canlı kalacağı ve riskli varlıklardan çıkışın devam edeceği senaryosu olarak beliriyor. Açıkçası, geçmiş, böylesi dalgalı zamanlarda panikle açılan her pozisyonlanmanın daha farklı ve yeni zarar içeren pozisyonlara kapı araladığı farklı örneklerle dolu. Her zaman dile getirdiğimiz üzere, mevcutta sahip olunan pozisyonun açılışındaki koşullar ile beklentiler arasındaki makas açılımının ne noktaya ilerlediğini iyice düşünmek ve buna göre hareket etmek en doğrusu.
Global hisse senetleri, hayatın doğal akışına paralel, satış baskısı altında. Yıl başlangıcı ile elde edilen primler geri verilirken, birçok noktada eksi fiyatlamalara geçilmiş durumda. 3 hafta önce sürecin devreye girmesi ile birlikte yapılan ezbere değerlendirmeler ve paylaşılan analizler, an itibarıyla deyim yerindeyse ‘çöp olmuş’ durumda. En ciddi örnek, değerli metallerdeki satış baskısı. Spot ve vadeli altın-gümüş fiyatlamalarındaki sert geri çekilme, koşullara bakarak değerlendirme yapmaktan başka şansımız olmadığının bir yeni örneği ve teyidi konumunda. Sürecin hemen öncesindeki 1 yılı da gözeterek sergilenen primlenmeleri ihmal etmek ve standart yaklaşım ile ilerlemek, hatanın başlangıç noktası. Yatırımcılar, bir kez daha, nakde dönüş fikrini canlandırarak Amerikan dolarına olan taleplerini, dip noktalardaki kısa pozisyonlarını da kapatarak hayata geçirdiler. Hisse senetleri ile birlikte tahvillere gelen satış, emtia fiyatlarındaki yükselişin gölgesinde, global merkez bankalarına yönelik beklentilerin de sert şekilde revizyonuna zemin hazırlıyor. Bu çerçevede değerli metallerdeki aşağı yönlü baskının bir nedeninin de bu cepheden geldiğini unutmamak gerek.
Bugün küresel yatırımcıların muhtemelen kaçırdığı en önemli detay, ya da diğer bir ifadeyle tam olarak fiyatlayamadıkları kısım, emtia fiyatları kaynaklı tahribatın kalıcılığı. Kısmen haklılar; kestirmesi güç. Sadece fiyatlamalara bakarak ilerlediğimizde, çatışma sürecinin aniden sona erdiği senaryoda, bugün konuşulan seviyelerden ciddi anlamda uzaklaşılmış olacak. Öte yandan kaçırıldığını düşündüğüm kısım ise, tahribatın en az 1 çeyrek daha en iyimser durumda maliyetler içerisinde yer almaya devam edeceği. Dahası, arz kanalındaki aksamanın ve bölgede tahribata uğrayan tesislerin yeniden devreye girme süreçlerinin bilinmezliğini ise konuşmak son derece güç. İşte tam olarak bu senaryo, bugün gördüğümüz tüm fiyatlamalar açısından ikinci bir tur güncelleme ihtiyacını zorunlu kılabilir.
Güncelleme demişken; bölgede yer alması nedeniyle Türk lirası cinsinden değerlenen varlıkların da negatif etkilendiği bir süreç söz konusu. Gözlemlerimiz, fiyatlama tahribatının henüz GOÜ sınıfından ayrışmadığı yönünde. Bu, kuşkusuz, geri dönüş senaryosu açısından nispeten olumlu. Öte yandan Ocak ayındaki beklentiler ise kısa vadede çok ciddi, orta vadede ise kısmen değişmek zorunda. Genel olarak muhafazakar makro beklentiler ile hareket ettiğimizden henüz düşüncelerimizi güncellemedik. Ancak, düşüncelerin bir miktar üzerinde enflasyon, biraz daha aşağısında büyüme, daha yüksek politika faizi ve lira stabilizasyonu ihtiyacı gibi başlıkları gözetmekte fayda var.