Dönem dönem değişiklik göstermekle birlikte, şu anda içerisinden geçtiğimiz konjonktür ‘iyi veri-kötü piyasa’ ortamını destekliyor. Jeopolitik risklerin hız kesmekle birlikte devam etmesi ve kalıcı barışın sorgulanması, en fazla hasar oluşan enerji maliyetleri kanalı üzerinden enflasyon ve para politikaları açısından risk teşkil ediyor.
Yurt dışı varlıkların tek başlık gölgesinde fiyatlama dominasyonuna maruz kalma durumu aynı şekilde devam ediyor. Jeopolitik riskler, ülke bazlı yansımaları, para politikalarına olası etkileri ve ABD’de teknoloji sınıfının fiyatlama seyri ana gündem başlıklarımız olarak pozisyonlarını koruyorlar.
ABD’de yakından izlenen istihdam piyasası verilerinde beklentilerin üzerinde gerçekleşme olması ve geriye dönük revizyonların da pozitif yönlü gerçekleşmesi, zaten gerilemekte nazlanan ve Fed’e dair gelecek dönem risk ve belirsizlikleri altında ezilen tahvil faizlerinde yeniden yükselişi tetikledi. Bununla birlikte finansalları takiben oluşan iyimserliğin aksine, yine gelinen değerleme ve çarpanların yarattığı baskı ve iyileşen makro koşullara rağmen yüksek borçlanma maliyetlerine yönelik endişelerin tetiklenmesi, teknoloji sınıfındaki satış baskısında ‘gerekçe’ olarak konumlanıyor. S&P 500’ün 9 haftalık rallisine ara verdiği geçtiğimiz hafta işlemlerinde cuma gününe ait kapanış Nasdaq 100 için Nisan 2025’ten bu yana en kötüye işaret ediyor.
Dönem dönem değişiklik göstermekle birlikte, şu anda içerisinden geçtiğimiz konjonktür ‘iyi veri-kötü piyasa’ ortamını destekliyor. Jeopolitik risklerin hız kesmekle birlikte devam etmesi ve kalıcı barışın sorgulanması, en fazla hasar oluşan enerji maliyetleri kanalı üzerinden enflasyon ve para politikaları açısından risk teşkil ediyor. Bu nedenle hafta sonunun arifesinde ABD varlıkları ve hafta başlangıcında Asya piyasalarında sert satışlar takip edildi. Öte yandan teknoloji sınıfındaki fiyatlama liderliğinin kısa vadede değişimi için pek bir yeni rakip belirebilmiş değil. O nedenle bu cephedeki dalgalanma ve fiyatlama yönü bir süre daha ana belirleyici olarak konumlanmaya devam edecek. Son olarak, gelinen noktada bölgesel çatışmanın yansımalarının ‘bölgesel’ kalamadığı da yadsınamayacak bir gerçek. Yeni haftada trader pozisyonlanmaları ve beklentiler Avrupa’da politika faizinin +25bp ile güncelleneceği yönünde şekilleniyor. Ana risk unsuru konumundaki enerji ve temelinde petrol fiyatları, barış görüşmelerinin etkisiyle $100 aşağısına gelse de henüz $80-90 aralığına çekilmekte başarılı olamadı. Hafta sonu takip edilen yeniden karşılıklı saldırılar ile birlikte bu cephede hareketlenme olması teknoloji sınıfı hisselerinin seyri ile birlikte yakından izlenmeli.
Mayıs enflasyon verisine ait gerçekleşmeler TL cinsinden varlıklarda cuma kapanış işlemlerinde kısmen etkili oldu. Beklenti üzerinde geldi şeklinde yorumlanmakla birlikte genel olarak enflasyonda aylık verinin ciddi sürpriz yaratmadığını söylemek mümkün. Gıdadaki aşağı yönlü etkiye kıyasla mevsimdeki geçiş, giyim ve ulaştırma kanallarından yukarı yönlü baskı yarattı. Böylece yıllık enflasyon hafif şekilde nisanın üzerine geldi. Yeni haftada izlenecek olan en önemli yerel başlık olan PPK toplantısında TCMB’nin mevcut politika uygulamasını devam ettirmek istemesi sürpriz olmaz. Burada ana gerekçe olarak yaz aylarındaki olası daha düşük enflasyon beklentileri etkili olabilir. Ancak, enerji fiyatlarının seyrindeki belirsizlik ve beklenti kanalının yıl sonu için %30 civarına evrilmesi, beklenen politika faizi indirimlerini ya son çeyreğe öteler ya da mevcut seviyenin korunmasına neden olabilir. Son olarak, SPK’nın duyurduğu son düzenleme değişikliği, Türk hisselerinin global endekslerdeki temsil ve karşılaştırılabilirliğine yönelik artan endişe ve eleştirileri büyük oranda azaltır. 15 Haziran’dan sonra MKK hesaplamalarının devreye girmesiyle birlikte, BIST endeks değişikliklerine yönelik beklenti ve sorgulamalarda da farklılaşmalar olacaktır.