Yılın ikinci yarısının ilk yarıdan biraz daha talepkar ve güçlü USD fiyatlamasına zemin hazırlaması daha olası. Kasımda gerçekleşecek ABD seçimleri ve Fed’e dair belirsizlik ve riskler temel belirleyiciler.
Geçtiğimiz hafta bu köşede, ABD endekslerinde başlayan ve ağırlıklı Asya üzerinden diğer varlık sınıflarına sirayet etmeye çalışan teknoloji hisselerinden çıkış ve Dow Jones’un liderlik ettiği farklı gruplara geçiş çabalarını tartışmış ve ‘rotasyon’ sorusuna yanıt aramıştık. İlk izlenimlerimize paralel bir eğilim mevcut; kalıcı rotasyon riskinden ziyade dönemsel realizasyon şimdilik ağır basıyor. Böylesini daha sağlıklı bulduğumuzu bir kez daha hatırlatalım. Neden? Yüksek ve tek yönlü yoğunlaşan pozisyonlar sadece ABD için risk teşkil etmiyor. Girişte de bahsettiğim üzere, genele yayılmış çok ciddi bir beklenti ve getiri var. Bunun bir anda değişimi hem kolay değil hem de son derece riskli. Ne analistler ne de yatırımcılar bu denli sert geçişe hazır değil.
Devam edelim. Az çok rotasyon-realizasyon tartışmasında ‘şu an için’ durduğumuz noktayı netleştirebildik. Geçtiğimiz haftaya benzer eğilimlerin ileride de zaman zaman karşımıza çıkacağını belirtelim. Burada takip edilecekler listesinde iki önemli unsur var: Amerikan doları ve tahvil faizleri. Dolar endeksi, geride kalan haftanın kapanışı ile son 2 haftanın en zayıf performansını sergiledi. 101-102 aralığına yükselen endeks, hafta başlangıcına alt banttan merhaba diyor. Buralar tam da kısa vadeli ortalamaların (22 günlük) şekillendiği noktalar. Aşağısına doğru sarkmaların devamı, yeniden 99-100 bölgesine çekilmeyi ve biraz daha nefes almayı mümkün kılabilir. Ancak, yılın ikinci yarısının ilk yarıdan biraz daha talepkar ve güçlü USD fiyatlamasına zemin hazırlaması daha olası. Kasımda gerçekleşecek ABD seçimleri ve Fed’e dair belirsizlik ve riskler temel belirleyiciler. Başkan Warsh’un iletişim ve yönlendirmedeki duruşu, kafa karışıklığının sürükleyicisi olarak belirmeye devam edecek. Bir de unutmadan; USD fiyatlaması hiçbir zaman tek başına USD fiyatlamasından oluşmuyor. Diğer çaprazlar da etkili. Son dönemdeki USDJPY fiyatlaması ve BoJ endişeleri/beklentileri buna çok iyi bir örnek. Keza ECB’ye yönelik beklentiler. Avrupa’da bir kez daha faiz artırımına karşı EUR fiyatlamasındaki tepki aşağı yönlü oldu. İşlemciler, tarihte daha önce olduğu üzere, kalıcı ve yüksek ECB sıkılaşmasına, makro Avrupa görünümü ile birlikte baktıklarında çok fazla ihtimal vermiyorlar.
Yerel varlıklarda ise haziran enflasyonu genel çerçevede beklentilere paralel gerçekleşti. Ana eğilim yatay. Veri öncesindeki süreçte tahvil faizleri ve kısmen de XBANK fiyatlaması, beklentilerin fiyatlanması şeklindeydi. Veri sonrasında Cuma günü gerçekleşen bankacılık sektörü ağırlıklı satışı ise temel analiz beklentileri ile açıklamak son derece güç. Yakın zamanda açıklanacak olan 2Ç finansalları sektör özelinde zayıf olacak ve bu da bilinen bir durum. Fiyatlamalara da fazlasıyla dahil oldu. Keza kurumların paylaştıkları beklentilerin de güncelleneceği konusu. Bizim senaryomuzda Temmuz PPK toplantısı ile birlikte AOFM’de başlayacak gevşeme ve kademeli 4Ç içerisindeki faiz indirimleri, son derece makul bir eğilim. Bunun da biraz daha tahvil ve bankacılık sektörü önderliğinde fiyatlanmasını bekleriz. Yaz mevsiminin klasikleşen likidite sorunu ve tatil eğilimi bir yana, fiyatlama zamanlaması sorunlu olmakla birlikte, başlamasını beklemek son derece sağlıklı. Bu da NŞA’da daha iyimser olunabilecek bir ikinci yarı fiyatlamalarına doğru bizleri taşıyacak.