Afife sahnesinde, alkışların ortasında, zarafetiyle selamladı seyircisini… Yönetmen koltuğunda olmasa da, sahnenin ritmini yine o belirledi. Haldun Dormen için veda da bir sahne anıydı.
Kimbilir kaçıncı kez sahnedeydi o gece. Zarafetiyle büyülüyordu yine izleyicisini. Bu kez yönetmen koltuğunda değildi. Oturduğu tekerlekli sandalyesinden de kusursuz yönetebiliyordu sahneyi. Afife Ödülleri’nde adına verilen 10’uncu Haldun Dormen Özel Ödülü’nün takdimi için mutlu bakışların karşısındaydı.
2016’dan bu yana Afife Tiyatro Ödülleri bünyesinde her yıl verildi Haldun Dormen Özel Ödülü. Bu ödülün adını, kendisi koymamıştı. 2016’da daha ilk ödül gecesi sahnede açıklamıştı bu durumu. Yoldan Çıkan Oyun ile Talimhane Tiyatrosu’na verilen ödül anında sahnede, memnuniyetini esirgemeden, adını öyle koyanlara teşekkürlerini sunuyordu.
Tüm ödül yılları içinde, adına ödüllerin verilmeye başlandığı o gece tartışmasız en renkli olanıydı. Bu duyguyu bende, sayısız kez izlediğim Lüküs Hayat’ın unutulmaz müziğinin, Haldun Dormen için uyarlanmış şarkısının ekip tarafından coşkulu şekilde icra edilmesi yarattı, kuşkusuz. Söyleyen ekip izleyici arasından çıkıyor, salonu çın çın çınlatıyor, seyirci alkışlıyor, sahnede bir dev adam tempoyu mutlulukla izliyordu. Operetin eşsiz müziği, “Sahnede tam bir fenomen, yoktur eşin Haldun Dormen” nakaratıyla bu kez ustaları için yerleştiriliyordu zihinlere.
Dedim ya, on yıl önce ayakta, on yıl sonra dört tekerlekli sandalyede… Hiç fark etmiyordu. Sanatı ve izleyicisi karşısında hep dimdikti… Ne tesadüf, Haldun Dormen’in elleriyle verdiği son ödül, Afife oyununa idi. Tiyatro Afife& Zorlu PSM adına ödülü, yüksek heyecanla yaşadığı o anı, daha öğrencilik yıllarında düşleyen Demet Evgar alacaktı.
afife ile veda
Seyircisinin karşısına son kez geçen Ekim ayında, yukarıda sözünü ettiğim 27’nci Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri ile çıktı büyük usta. Yine ayakta alkışlandı. Törenin ardından bu kez hayranlarıyla fuaye salonunda beraberdi. Yediden yetmişe, sanatçı dostlarından izleyicilere kadar hemen herkes selam vermek, birkaç cümle ile de olsa sohbet etmek, fotoğraf çektirmek için kuyruktaydı. Çok çok arayacağımız zarafetiyle selam verdi, selam aldı, sohbetler etti; dudakları yetmediği zamanlarda gözleriyle konuştu.
Bu satırların yazarının kızına, çektirilen fotoğraf karesinin ardından “Teşekkürler Haldun Amca” dedirtti. Hayatından çok memnundu; herkesi mutlu etti, kendisi de çok mutlu oldu. Sanki o anlarında da sahnedeydi. Belki de yaşamı boyunca sahneden hiç inmedi…
Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri’nin Haldun Dormen’in kalbindeki yeri çok özeldi. Kuşkusuz bu durum öncelikle baş kahraman Afife Jale’nin yaşamıyla açıklanabilirdi. Afife Jale’yi kendisine hep en yakın hissetti. Onu hiç unutmadı, 50 yıl önce ‘Unutulanlar’ listesinde iken ekrana taşıdı. Sanatına tıpkı onun gibi tutkuyla, aşkla bağlandı. Hayallerinde, cesaret sınavlarında, uğruna vereceği mücadelelerde esin kaynağıydı. Sahnede, her nerede ise Galatasaray Lisesi’nde Pasadena Playhouse’da, Muhsin Ertuğrul’un yanında, Sokak Kızı İrma’yı düşlerken, Kantocu ile dans ederken, Lüküs Hayat’ın içindeyken hiç değişmedi, Afife Jale gibi hep içindeki çocukla, çocukluk aşkıyla yaşadı. Belki de Afife Jale gibi en çok sahnede mutlu kaldı.
