2023 yılı genel seçiminin ardından başlayan dezenflasyon, ekonomi programı uyarınca son 2.5 yıl içerisinde; enflasyon oranının yavaş oranda gerilemesi, kontrollü döviz kuru sistemi altında TL’nin dolar karşısında %20’nin üzerinde değerlenmesi, TL’de enflasyon üzerinde reel faiz verilmesi minvalinde ilerleyen temel para politikası düzeni ihracatçı, üretici, sanayici kısaca reel sektör kesimindeki şirketleri çok fazla zorlamaktadır.
Konkordato başvuruları ve iflas sayılarında yaşanan hızlı yükseliş sürecine son haftalarda özel sektör şirketlerinin sermaye piyasaları üzerinden ihraç etmiş oldukları tahvil ve finansman bonosu temerrüt vakaları da eklenmeye başladı.
Bu noktada üst düzey finans yöneticilerinin (C-Level) içinden geçmekte olduğumuz zorlu dönemde her zaman yanlarında bulundurmalarında faydasının olacağını düşündüğüm temel performans endikatörlerinden kısaca bahsetmek istiyorum. Şirketin üst yöneticileri olarak ekipleriyle birlikte zorlu ekonomik ve finansal şartlar altında çalışan yöneticilerin şirketin temel performans göstergelerini bu dönemde çok daha yakından takip etmeleri gerekmektedir.
Finansal raporlarını okuduğumuzda bir şirkete ait tehlike sinyallerini net olarak doğru bir şekilde algılayamazsak o şirketle ilgili alacağımız kararlarda bir kaza yapma olasılığımız da yükselecektir.
Genelde, hangi endüstri olursa olsun başı dertte olan şirketlerin yaydığı tehlike sinyalleri üç aşağı beş yukarı aynıdır. Finans işlerinden doğrudan sorumlu olmasanız da yönetim kurulunda oturduğunuz veya yönetici kadrosunda bulunduğunuz (veya yatırım yapacağınız) bir şirkete ait tehlike sinyallerine yönelik radarlarınızın her zaman açık olmasında yarar vardır.
Öncelikle tehlike sinyallerini görmek için en iyi yol finansal tabloları incelemektir.
Finans yöneticilerinin her zaman dikkate almaları gereken temel performans göstergelerini şu şekilde özetleyebilirim:
Gelir büyüme oranı: Şirketin dönemsel olarak satışlarındaki reel yüzdesel değişim miktarıdır. Şirketin bağlı olduğu sektördeki piyasanın genel gidişatını, sektörel ivmelenme hızını göstermektedir.
Brüt kâr marjı: Şirketin fiyatlandırma gücünü ve maliyet verimliliğini ortaya koymakta olan önemli bir finansal göstergedir.
Net kâr marjı: Satışlar ile orantılı izlenmekte olan net kâr rasyosudur. Şirketin genel olarak finansal sağlığının önemli bir göstergesi olarak kabul edilmektedir.
Faaliyet nakit akışı: Şirketin operasyonlarından elde etmekte olduğu nakit düzeyini göstermektedir. Şirketin dönem içerisinde operasyonel olarak faaliyetlerini kendi imkanları ile ne kadar finanse etmekte olduğunu ifade etmektedir.
Nakit ömrü: İşletmenin faaliyetini sürdürebileceği ay miktarını yansıtmaktadır. Bu göstergenin önemi de şirketin ne zaman maliyetlerini düşürmek ya da ne kadar finansmana ihtiyacı olacağını göstermektedir.
Müşteri kazanım maliyeti: Şirketin yeni bir müşteriyi kazanması için harcamakta olduğu ortalama maliyeti ifade etmektedir.
Müşteri yaşam değeri: Şirketin bir müşterisinden elde etmekte olduğu brüt kâr miktarıdır. Özellikle müşteri kazanım maliyeti ile birlikte değerlendirildiğinde müşterinin şirket için yaşam değerinin sürdürülmesinin rasyonel olup olmadığı kararının verilmesine destek olmaktadır.
Müşteri yaşam değeri/müşteri kazanım maliyeti: İşletmenin müşteri kazanım getirisi ile müşteri maliyeti arasındaki oranı göstermektedir. Özellikle uzun vadeli olarak müşteri kârlılığı öngörüsü açısından önemli bir fikir vermektedir.
Müşteri kayıp oranı: Şirketin dönem içerisinde kaybetmiş olduğu müşteri sayısı veya gelir miktarını ifade etmektedir. Özellikle şirketin ürünleri veya hizmetleri üzerinde yaşanmakta olan sorunlara yönelik olarak erken bir uyarı sinyali vermektedir.
Müşteri başına ortalama gelir: Müşteri bazında yaratılan ve sürdürülen ortalama ciro miktarıdır. Özellikle şirketin pazarlama bölümünde kullanılan çapraz satış teknikleri ve ürün/hizmet fiyatlandırma politikalarına etkisi açısından değerlendirilmektedir.
Satış döngüsü süresi: Müşteri ile karşılaşılan ilk temas ve satış zamanına kadar geçirilen ortalama gün sayısıdır. Özellikle şirketin nakit akışı ve nakit tahmin bütçelemesini etkilemektedir.
Çalışan devir oranı: Belirli bir dönem içerisinde şirkette işten ayrılan çalışanların oranıdır. İşletmenin kurumsal kültür yaratma maliyetini ve işe alım ihtiyacını göstermektedir.
Tahsilat süresi: Şirketin dönem içerisinde gelirini ne kadar gün içerisinde tahsil edebildiğini göstermektedir. Burada şirketin nakit yaratma verimliliği ile likidite riskinin izlenmesi mümkün olabilmektedir.
Büyüme verimliliği oranı: Şirketin kazandığı gelir miktarı ile kaybettiği gelir miktarının oranını ifade etmektedir. İşletmenin zaman içerisinde büyüme kalitesini göstermektedir.
Favök (Ebitda): İşletmenin dönem sonundaki faiz, vergi, amartisman öncesindeki kazanç miktarını vermektedir.
BİST genelinde şirketlerin ortalama net kâr marjının %2.9, özsermaye kârlılığının %9, net borç/piyasa değeri oranının %17 olduğunu gözönüne aldığımızda yukarıda detaylı bir şekilde sıraladığım kritik performans göstergelerinin üst düzey finans yöneticileri tarafından düzenli olarak takip edilmesi şirketlerin finanal sağlığının ve sağlamlığının uzun vadede tesis edilmesi için elzem olmaktadır.
Haftaya konuya kaldığım yerden devam edeceğim...