TCMB’nin Brent petrol fiyatındaki her 10 dolarlık artışın cari açığa etkisinin 2,5 milyar dolar olacağını ifade edilmişti. Fiyat artışının ekonomide dolaylı diğer etkileri de dahil edildiğinde cari açıkta 4 milyar dolar civarında bir yükselişi görebileceğiz.
ABD 2003 yılında Irak’ta kitle imha silahlarının bulunduğunu ve bu silahların Batı ülkelerine büyük bir tehdit teşkil ettiğini öne sürerek bölgenin özgürleşmesi ve Irak’a da demokrasiyi getireceğini iddia ederek 2. Körfez Savaşı’nı başlatmıştı.
Savaşın mimarı o dönemin savunma bakanı olan Donald Rumsfeld’in dünya siyasi tarihinde uzun yıllar boyunca hatırlanası bir sözü damga vurmuştu. Hayatta bilinen ve bilinmeyen arasındaki ilişkiyi şu şekilde tanımlamıştı. “Bilinen bilinenler vardır. Bunlar bildiğimizi bildiğimiz şeylerdir. Bilinen bilinmeyenler vardır. Yani, bazı şeyler vardır ki bilmediğimizi biliriz. Ancak bilinmeyen bilinmeyenler de vardır. Bunlar bazı şeylerdir ki bilmediğimizi de bilmeyiz.”
Rumsfeld yıllar sonra yazdığı otobiyografisinde o dönemde yapmış olduğu bu açıklamayı büyük bir hata ve talihsizlik olarak tanımlıyordu. Açıklamasında “yanlış bir beyanda bulundum. Kitle imha silahları saklanan şüpheli alanlar olmadığını kabul etmekteydi.”
ABD’nin bugün benzer bir şekilde İran üzerinde bilindik tarifesini uygulamakta olduğunu görüyoruz. 2025 Haziran ayında gerçekleştirdiği 12 gün süren İran’ın nükleer tesislerine yönelik noktasal askeri müdahelesinden sonra Trump geçtiğimiz hafta basına İran’ın ABD’yi vurabilecek kapasitede füze geliştirdiğini ifade ettikten sonra 2’nci askeri müdahaleye başlamış oldu.
Bilinmeyen bilinmeyenlerin neler olabileceği en büyük risk
Dünyanın soğuk savaşın sona ermesinin ardından yaşadığı küreselleşme döneminin son yıllarda hızla bölgesel ittifaklara ve küresel kutuplaşmalara doğru evrilmekte olduğu bu dönemde bilinmeyen bilinmeyenlerin neler olabileceği en büyük risk olarak karşımıza çıkmaktadır.
Geçtiğimiz ay Davos toplantısındaki konuşmalarda oldukça referans verilen Ray Dalio’nun “Değişen Dünya Düzeni” başlıklı kitabı içinden geçmekte olduğumuz yeni düzeni anlamakta yardımcı bir kaynak olarak gösterilebilir. Ray Dalio 1975 kuruluş tarihli ABD menşeili Bridgewater Associates isimli serbest yatırım fonları üzerine ihtisas sahibi olan bir portföy yönetimi şirketinin sahibidir.1
Ray Dalio kitabında değişen dünya düzenini şu şekilde tanımlamaktadır;2
- Küresel dünya düzeninde yaşanan uzun vadeli borç ve piyasası döngüsü
- Global anlamda yaşanan iç düzen ve düzensizlik döngüsü
- Mevcut dış düzen ve düzensizlik döngüsü
Halihazırda içinden bulunduğumuz ortam bu döngüler ve karşıtlıklar arasındaki git gel vaziyetinin ortaya çıkardığı jeoekonomik ve jeostratejik yüksek belirsizlik ve oynaklık durumudur.
Yaşamakta olduğumuz bu döngüler, insan yaşam evresine dair unsurların çağlar boyunca aynı kalmasıyla temelde aynı nedenden dolayı yüzyıllar boyunca aynı kalmıştır. Çünkü insan doğası zaman içinde çok fazla değişmez. Örneğin, korku, açgözlülük, kıskançlık ve diğer temel duygular her zaman sabit kalmıştır.
Aynı biçimde, küresel borçlar sabit para ile ödenemeyecek hale gelene kadar çok fazla borç ve borç varlığı (örneğin tahviller) oluşturan büyük para/kredi/sermaye piyasaları döngüsü de temelde aynı kalmaktadır.
Olaylara bu şekilde yaklaştığımızda 1 haftadır bölgede yaşananların ülkemize bilinen bilinenler açısından etkileri çok bellidir. TCMB’nin şubat ayında açıklamış olduğu yılın 1. Enflasyon Raporu’nda 2026 yılı 60,9 dolarlık yıllık ortalama petrol fiyatı hedefi savaşın süresine göre bir sonraki raporda yukarıya revize edilerek piyasanın ikna olmadığı %16’lık yıl sonu enflasyon hedefini de yukarı yöne doğru taşıyacaktır. 4 Mart itibarıyla petrol fiyatı son 1 ay içerisinde 65 dolarda 84 dolara kadar hızlı bir yükseliş hareketi gerçekleştirmiştir. 2025 yılındaki 12 gün süren (13-24 Haziran) savaş döneminde petrol fiyatının 68 dolardan 78 dolara çıktığını 30 Haziran’da ise 66 dolara kadar düştüğünü hatırlıyoruz.
Rusya’nın 24 Şubat 2022 yılında Ukrayna’da başlattığı askeri müdahale döneminde petrol fiyatlarının 93 dolarda 132 dolara kadar çok hızlı bir yükseliş gerçekleştirdiğini görmüştük. Petrol fiyatının 70 dolara kadar gerilemesi ise 2023 yılı Mayıs ayına kadar 1 yılı aşkın bir zaman dilimini almıştı.
TCMB’nin enerjideki fiyat değişimlerinin cari açık üzerindeki etkisini inceleyen en son araştırmasına göre Brent tip petrol fiyatındaki her 10 dolarlık artışın cari açığa etkisinin 2,5 milyar dolar olacağı ifade edilmişti. Fiyat artışının ekonomide dolaylı diğer etkileri de dahil edildiğinde cari açıkta 4 milyar dolar civarında bir yükselişi görebileceğiz.
Burada önemli olan nokta önceki savaşlarda gerçekleşen ani fiyat hareketlerinin şiddeti ve şok fiyat seviyesinin ne kadar süre boyunca savaş öncesindeki seviyenin üzerinde kalacağı olmaktadır. Şayet petrol fiyatı önümüzdeki günlerde 100 dolar seviyesinin üzerine çıkacak olur ve halihazırda 64,50 dolar düzeyinde olan 100 günlük hareketli ortalama Brent tipi petrol fiyatı da 75 dolara doğru hareket edecektir.
Jeostratejik şokun piyasaya olası etkileri aktif şekilde yönetiliyor
Yine TCMB’nin yapmış olduğu “Uluslararası Petrol Fiyatlarının Tüketici Fiyatlarına ve Cari Dengeye Yansımaları” başlıklı araştırmasına göre ham petrol fiyatındaki yüzde 10’luk artış, tüketici enflasyonunu yaklaşık 1 puan yükseltiyor.3
Kısa vadede son günlerde TCMB’nin almış olduğu oldukça yerinde tedbirler ile hafta sonu yaşanan jeostratejik şokun piyasaya olası etkileri aktif bir şekilde yönetilmektedir.
Ancak yazımın başında da ifade ettiğim gibi asıl önemli olan konu, Trump dönemindeki bilinmeyen bilinmeyenlerin bundan sonrasında dünya geneline ve Türkiye’ye orta ve uzun vadede yaratacağı etkilerin neler olacağıdır.
1https://www.bridgewater.com/
2https://buraktamac.medium.com/ray-dalio-turkce-kitap-5d1c3ea6f646
3https://tcmbblog.org/wps/wcm/connect/blog/tr/main+menu/analizler/uluslararasi+petrol+fiyatlarinin+tuketici+fiyatlarina+ve+cari+dengeye+yansimalari