Yılın ikinci Enflasyon Raporu’ndaki revizyon, dostlar alışverişte görsün misali 3-4 puan artışla %19-20’ye yükseltilecek olursa TCMB’nin piyasaya karşı olan kredibilitesinde ciddi bir erozyon yaşanacaktır.
Türkiye, 2001 yılında yaşadığı finansal kriz sonrasında IMF ile yapılan stand-by anlaşması ile 2002-2005 yılları arasında “örtük” enflasyon hedeflemesi uygulamasına geçmişti. Programın miadını doldurmasına yakın bir dönem olan 2006 yılından itibaren ise resmi (açık) enflasyon hedeflemesi uygulamasına geçildiğini biliyoruz.
Literatürde enflasyon hedeflemesinin başarıya ulaşmasının ön şartları bulunmaktadır. Böyle bir hedefe geçiş öncesinde TCMB’nin tam anlamıyla araç bağımsızlığına sahip olması, TCMB tarafından bütçe finansmanı şeklinde herhangi bir parasal uygulamanın yapılmaması ile piyasaya yönelik bir döviz kuru taahhüdünün verilmemesi gibi temel ön şartların bir arada yürürlükte olması gerekmektedir.
Doğal olarak merkez bankaları ileriye dönük enflasyon hedeflerini açıklarken, kısa vadeli politika faizini ana finansal araç olarak enflasyon ile mücadelede kullanmaktadır. Enflasyon hedeflerinden sapılması durumunda ise, merkez bankalarının siyasi otoriteye yazılı olarak hesap verme zorunluluğunun bulunması uygulamanın genel şablonunu oluşturmaktadır.
TCMB, 2006 yılında bu sisteme geçerken “Enflasyon Hedeflemesi Rejimi” adı altında kısa bir bilgi notunu kamuoyu ile paylaşmıştır.1 Merkez Bankası, o tarihli raporunda Enflasyon Hedeflemesi Rejimi Nedir? Enflasyon Hedeflemesi Rejiminin Ön Koşulları, Dünyada Enflasyon Hedeflemesi Rejimine Geçiş Süreci gibi birçok alt başlıkta değerlendirmelerde bulunmuştur.
Resmi otorite tarafından 20 yıldır enflasyon hedeflemesi rejimi uyguladığımızı cümle âleme ilan ediyoruz. Ancak geçen bu uzunca zaman dilimi içerisinde, 18 yıl boyunca enflasyon hedefini aşarak %90 oranında başarısız olmuş durumdayız.
Merkez Bankası’nın son 3 yıldaki tahminleri tutmadı
Bu hafta başında Alaattin Aktaş’ın da köşesinde dile getirdiği şekilde enflasyon tahmini ve hedefi kamuoyuna açıklanmasa acaba daha iyi bir beklenti yönetimi mi yapılırdı?2 Zira TCMB’nin 2023 yılına girdiğimizde yapmış olduğu enflasyon tahmini %22 iken gerçekleşme %65 olmuştu. 2024 yılı başındaki tahmini %36 iken gerçekleşme %44 olmuştu. 2025 yılı için tahmini %24 iken de gerçekleşme %30 olmuştu.
Bu yılın ikinci enflasyon raporu açıklaması ile 2026 için yapılan yılsonu %16’lık enflasyon hedefinin önemli ölçüde revizyona tabi olacağını göreceğiz. Ancak revizyon, dostlar alışverişte görsün misali 3-4 puan artışla %19-20’ye yükseltilecek olursa TCMB’nin piyasaya karşı olan kredibilitesinde ciddi bir erozyon yaşanacaktır.
Dolayısı ile bu yılın ilk raporunda TCMB tarafından ilan edilen %15-21 şeklindeki enflasyon tahmin aralığının da piyasa beklentilerini kapsayacak şekilde makul bir düzeyde yukarı yönde revizyona tabi tutulması gerekmektedir.
TCMB tarafından hazırlanan piyasa katılımcıları Nisan 2026 anketine göre 2026 yıl sonu TÜFE beklentisi %27,53 seviyesindedir. 12 ay sonrası için enflasyon beklentisi ise %23,39 düzeyindedir.
2027 yıl sonu için hedefin revizyonu önemli
Bu beklentiler altında açıklanacak olan 2. Enflasyon Raporu’ndaki bu yıl sonu hedef revizyonundan ziyade 2027 yıl sonu için %9 olarak ilan edilen uzun vadeli enflasyon hedefinin ne şekilde tekrar revizyona tabi olacağı önemlidir.
Bu yılın ilk çeyreğinde başlayan savaş ortamı öncesinde enflasyondaki katılığı çözememiş durumda iken üzerine enerji bazlı arz şokunun yarattığı ilave katkı ile bu yıl sonu için enflasyon hedefinde %8-%10 puandan az olmamak kaydıyla önemli bir revizyon yapılması zaruriyeti bulunmaktadır.
Seçim yaklaşırken, siyasi otoriteden yapısal reform desteği ihtimal dışı
2023 yılından bugüne kadar geçen 3 yılın sonunda dezenflasyon programının başarısızlığa uğramasının ardından rapor üzerinde yapılacak olan sayısal revizyonların içerik olarak da fiyat istikrarını kalıcı olarak sağlayabilecek yapısal reform hamleleri ile destekleniyor olması gerekmektedir.
Ancak genel seçime 2 yıl, erken seçime 1,5 yıl gibi kısa bir zaman kalmış durumda iken siyasi otoriteden yapısal reform desteğinin gelmesinin ihtimal dışı olduğunu düşünüyorum.