ESRA ÖZARFAT / BURSA
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde düzenlenen 3. Uludağ Çevre Forumu, kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcilerini sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm odağında Bursa Business School’da bir araya getirdi. ‘Kaynaktan Değere, Bugünden Geleceğe’ mottosuyla 14 Mayıs’ta son erecek olan zirvede, çevre odaklı üretim anlayışının rekabet gücü açısından taşıdığı stratejik önem değerlendirildi. Forumda; COP31’e doğru Türkiye’nin yol haritası, ulusal depozito sistemi, entegre atık yönetimi, sanayide yeşil dönüşüm, su verimliliği ve sürdürülebilir üretim politikaları, alanında uzman isimlerle birlikte ele alındı. Formun açılışına Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Mehrali Ecer, Türkiye Çevre Ajansı Başkanı Nurullah Öztürk, TOBB Atık ve Geri Dönüşüm Sanayi Meclisi Başkanı Ali Kantur, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili, BTSO Başkanı İbrahim Burkay, STK Başkanları ile akademisyen ve sanayiciler katıldı. 3. Uludağ Çevre Forumu’nun açılışında konuşan İbrahim Burkay, yeşil dönüşümün artık yalnızca çevresel bir tercih değil, küresel rekabetin temel şartı haline geldiğini söyledi. “Kaynaktan değere, bugünden geleceğe” temasıyla düzenlenen forumun, Türkiye’nin COP31 sürecine iş dünyası açısından önemli katkılar sunacağını belirten Burkay, sürdürülebilirliğin ancak ortak akıl ve güçlü iş birlikleriyle mümkün olabileceğini ifade etti.

“Yeşil dönüşüm yük değil, rekabet avantajı”
İklim değişikliği, enerji güvenliği, kaynak verimliliği ve sürdürülebilir üretimin küresel ekonominin ana gündemleri arasında yer aldığını kaydeden Burkay, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın iş dünyası için yeni bir dönemi başlattığını söyledi. Karbon ayak izi, enerji verimliliği ve sürdürülebilir tedarik zincirlerinin artık üretim kadar belirleyici olduğunu vurgulayan Burkay, dönüşümünü zamanında tamamlayan firmaların küresel rekabette öne çıkacağını dile getirdi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen Türkiye Yeşil Sanayi Projesi ile KOSGEB ve TÜBİTAK desteklerinin firmalara önemli katkılar sunduğunu belirten Burkay, özellikle KOBİ’lerin yeşil dönüşüm sürecinde daha fazla desteklenmesi gerektiğini söyledi. Sahadan gelen geri bildirimlerin; başvuru süreçlerinin sadeleştirilmesi, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve teknik danışmanlık kapasitesinin artırılması yönünde olduğunu ifade eden Burkay, karbon ayak izi ölçümü, enerji verimliliği yatırımları, temiz üretim teknolojileri ve yeşil finansman alanlarında sağlanacak her yeni desteğin firmaların rekabet gücüne doğrudan katkı sağlayacağını kaydetti.
“Bursa plansızlığa terk edilemez”
BTSO olarak Bursa’nın üretim gücünü yeşil dönüşüm vizyonuyla buluşturduklarını ifade eden Burkay, yüksek teknolojili ilk organize sanayi bölgesi TEKNOSAB, Lojistik Teknopark, Enerji Verimliliği Merkezi ve Bursa Model Fabrika projeleriyle sanayinin dönüşümüne katkı sunduklarını söyledi. Bursa’nın kentleşme sorunlarına da dikkat çeken Burkay, kentin en son kapsamlı çevre düzeni planının 1998 yılında hazırlandığını hatırlatarak, “Yaklaşık 30 yıl önceki bir akılla bugünün Bursa’sını yönetmeye çalışmak, kente yapılabilecek en büyük haksızlıktır” dedi. Plansızlığın trafik, çevre kirliliği ve üretim alanlarının sıkışması gibi sorunları beraberinde getirdiğini ifade eden Burkay, şehir içinde apartmanlarla iç içe faaliyet gösteren yaklaşık 8 bin 500 firmanın durumunun da yeni çevre planında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Burkay, Bursa’nın ancak planlı büyüme, ortak akıl ve üniversiteler, meslek odaları ile iş dünyasının iş birliği sayesinde gerçek potansiyeline ulaşabileceğini vurguladı.

“İklim krizi artık ekonomik rekabetin merkezinde”
3. Uludağ Çevre Forumu’nun açılışında konuşan BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Vedat Kılıç, iklim krizinin artık yalnızca çevresel bir mesele olmadığını, ekonomik rekabetten ticaret politikalarına kadar birçok alanı doğrudan şekillendirdiğini söyledi. Türkiye’nin güçlü sanayisi, üretim kapasitesi ve girişimcilik altyapısıyla bu süreçte önemli avantajlara sahip olduğunu vurgulayan Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun da bu dönüşüm vizyonunun önemli platformlarından biri haline geldiğini kaydetti. Konuşmasında özellikle Temmuz ayında ülke genelinde uygulanmaya başlanacak Ulusal Depozito Yönetim Sistemi’ne dikkat çeken Kılıç, sistemin yalnızca içecek ambalajlarının toplanmasına yönelik teknik bir uygulama olmadığını söyledi. Depozito sisteminin kaynak verimliliğini esas alan, yüksek kaliteli geri dönüşümü mümkün kılan ve vatandaş katılımını merkeze alan stratejik bir çevre politikası olduğunu vurgulayan Kılıç, sistemin döngüsel ekonomiye doğrudan katkı sağlayacağını ifade etti. Türkiye’nin “Sıfır Atık” yaklaşımının yeni ve güçlü bir aşamaya geçtiğini belirten Kılıç, cam, PET ve alüminyum ambalajların ayrı toplanmasıyla hem doğal kaynakların korunacağını hem de sanayinin ihtiyaç duyduğu ikincil hammaddelerin ekonomiye daha verimli şekilde kazandırılacağını kaydetti.
BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konsey Başkanı Vedat Kılıç’ın modere ettiği ‘COP31’e Doğru Türkiye’ başlıklı ilk oturumda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Mehrali Ecer ile BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay yer aldı. Ardından Türkiye Çevre Ajansı Başkanı Nurullah Öztürk, ‘Ulusal Depozito Sistemi’, TOBB Atık ve Geri Dönüşüm Sanayi Meclisi Başkanı Ali Kantur ‘Yeni Değer Zinciri: Entegre Atık Yönetimi’ konusunda birer sunum yaptı. Forumun ilk gününde ayrıca ‘Üretimde Yeni Standart: Zorunlu Geri Dönüştürülmüş Madde Kullanımı’ ile ‘COP31 Vizyonu, İklim Finansmanı ve Proje Odaklı Teşvik Mekanizmaları’ konuları da masaya yatırıldı.