TCMB’nin mart ayında, yaklaşık 51 milyar $’lık döviz satışının ardından iki hafta içerisinde 20 milyar $’ı, yabancı sıcak para saiki ile hareket eden kurumsal yatırımcılardan geri alması, oluşan yüksek tansiyonu da düşürdü.
Geçtiğimiz 1 hafta ekonomi basını açısından oldukça hareketli bir şekilde geçti. Önce Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Mehmet Şimşek Londra’da yabancı yatırımcılara “Savaş, Petrol ve Türkiye Ekonomisi” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.1 Aynı zamanda TCMB Başkan Yardımcısı Sayın Cevdet Akçay yaş haddinden dolayı görevinden ayrıldı.
Akçay, görevinden ayrılmadan önce en son yaptığı açıklamasında “enflasyonun göreve başladığı dönemde yaklaşık yüzde 48 seviyesinde olduğunu, bugün ise yüzde 31’e gerilediğini hatırlattı, bu düşüşün tek başına değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulamıştı. Bu adımlar atılmasaydı enflasyon yüzde 150-200 bandına çıkabilirdi” şeklinde ifadeleri kullandı.
Seçim dönemlerinin para politikasını etkilemediğini belirten Akçay, Hazine ile eşgüdüme dikkat çekerek, “Seçim dönemi beni sıfır ilgilendiriyor; maliye politikası genişlerse ben (para politikası olarak) daha fazla sıkılaştırırım” şeklinde konuştu.
Diğer taraftan Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Sayın Hakan Aran LeadWorld İş ve Ekonomi Forumu’nda uygulanan ekonomi programının kaybedeni reel sektör ve bankalar şeklinde olduğuna dair manşet bir açıklamaya imza attı.
Aran açıklamasının detayında “Ekonomi programı KOBİ’lere, sanayiciye, iş insanına iyi gelen bir program değil. Bu program aslında devletin kasasını tekrar doldurmaya ve ekonomide bozulan dengeleri yerine getirmeye odaklı bir program” ifadelerini kullanırken, “Bu programın kaybedenleri de reel sektör ve bankalar. Ama bu kaybı niye göze alıyoruz? Enflasyon aslında bütün kötülüklerin anası ve bunun düşürülmesi konusunda da ulusal bir mutabakat olduğu için hepimiz buna katlanıyoruz. Enflasyon nedeniyle bugün işçi-işveren sorunları yaşıyoruz. Enflasyonla mücadele programı bence fiili olarak İran Savaşı’nın çıkması ve petrolün 90-100 dolar bandına gelmesi ile beraber bırakılması ve terk edilmesi gereken bir program” şeklinde ekonomi programına karşı oldukça eleştirel bir dil kullandı.2
Aran yapmış olduğu bu değerlendirmelerinin üzerinden bir kaç gün geçtikten sonra bu sefer de Bloomberg TV’de yapmış olduğu açıklamasında bir öncekinden oldukça farklı bir şekilde Mehmet Şimşek ve Fatih Karahan’dan özür diledi. Aran, “Her ikisini de üzmüş olmaktan, yıpratmış olmaktan dolayı son derece üzgünüm. Bu üzüntümü ifade etmek istiyorum. İkisi de bunu hak etmiyorlar. İkisi de bu programın başarısı için belki bu ülkede herkesten çok çalışıyorlar. Bu insanlara haksızlık etmek adaletsizlik olur” dedi.3
En büyük özel bankalardan birinin genel müdüründen aynı hafta içerisinde gelen kafa karıştırıcı bu açıklamalar, 3 yıldır izlenmekte olan ekonomi programına dair soru işaretlerini de tekrar su üzerine çıkarmış oldu.
Tüm bu yaşananlara ilaveten Yeni Şafak gazetesi hafta başında “Şimşek’in enflasyonla mücadele programı çöktü” şeklinde sürmanşet bir başlık attı. Gazetedeki değerlendirme ise şu şekildeydi. “Haziran 2023’te ekonomide yapılan politika değişikliğinin ardından duyurulan ilk Orta Vadeli Program’da ortaya konulan enflasyon hedefi ile gerçekleşen rakamlar arasında büyük uçurum oluştu. Şimşek, 2026 enflasyonunu %8,5’e indireceği sözünü verdi. Ancak 2026 enflasyonu en iyimser tahminle %29 olarak gerçekleşecek. Yani hedef ile gerçekleşen arasında %350 oranında sapma meydana geldi.”4
Türkiye’nin, enerji arz güvenliği yönünden bir sorunu görünmüyor
Değerlendirmeleri ayrı tutacak olursak burada önemli olan noktanın Sayın Mehmet Şimşek politikalarının bir izdüşümü olan sunumunun içeriğine odaklanmanın gerekli olduğunu düşünüyorum. Sunumda şubat sonundan itibaren yaşanmakta olan Ortadoğu’daki savaş ortamının Türkiye ekonomisine negatif etkilerinin olacağını ancak bu etkilerin yönetilebilir düzeyde olduğu ifade edilmiştir.
Akaryakıt fiyatlarında uygulanan eşel mobil sisteminde olduğu şekilde izlenen mali gevşeme politikasının ani şokları sönümlendirme etkisi yarattığı ifade edilmektedir. Türkiye’nin enerji arz güvenliği yönünden herhangi bir probleminin olmadığı gözükmektedir. Gaz ithalatının %43’ü Rusya’dan, %20’si ABD’den, %12’si Azerbeycan, %11’i İran’dan, %7’si Cezayir’den gerçekleşmektedir. Böylece ilgili ülkelerden yıllık 21,2 milyar $ tutarında doğalgaz ithalatında bulunmaktayız.
Türkiye’nin petrol ithalatının %46’sı Rusya, %15’i Irak, %13’ü Kazakistan, %7 Suudi Arabistan, %6’sı Nijerya’dan gerçekleşmektedir. Bu şekilde ilgili ülkelerden yıllık 16,1 milyar $ tutarında petrol ithalatında bulunmaktayız.
Hazine’nin yapmış olduğu senaryo analizine göre petrol fiyatlarının 2026 yılında 85 $ ortalama fiyat üzerinden işlem görmesi durumunda, TÜFE’de %4,4 düzeyine kadar bir yükseliş, cari işlemler açığında GSMH’nin %1,4’üne kadar bir artış, büyümede %1,5 kadar bir düşüş ve bütçe açığında GSYH’nin %0,6’sı kadar bir artış beklentisinin bulunduğunu görmekteyiz. Bu arada orta vadeli ekonomi programında 2026 yılı için ortalama petrol fiyat beklentisi $65 düzeyindeydi.
Savaş koşullarının yılın geneline yayılması durumunda ise, Türkiye’nin bölgeden aldığı turist sayısında ve turizm gelirlerinde düşüş yaşanması kaçınılmaz bir gelişme olacaktır. 2025 yılı itibarıyla bölgeden gelen 6.9 milyon turist ve 7.8 milyar turizm gelirinin bu yıl sağlanması mümkün görünmüyor.
Gelişmekte olan ülke ekonomilerinde ortalama %74 düzeyinde bulunana brüt kamu borç/GSYH oranı Türkiye’de %24 seviyesindedir. Diğer taraftan bütçe açığının GSYH’ye olan oranı gelişmekte olan ülkelerde ortalama %6,3 düzeyinde iken, Türkiye’de aynı oran %2,9 seviyesindedir. Bu değerler yaşanmakta olan olağanüstü jeostratejik koşulların yarattığı ekonomik baskılar ile mücadele edebilecek bir mali bir alanı ülkemize tanımaktadır.
TCMB’nin mart ayında yapmış olduğu yaklaşık 51 milyar $’lık döviz satışının ardından iki hafta içerisinde 20 milyar $ kadar dövizi büyük ölçüde yabancı sıcak para saiki ile hareket eden kurumsal yatırımcılardan geri alması ile birlikte oluşan yüksek tansiyon da düşmüş oldu.
28 Şubat-26 Mart arası yabancının döviz çıkış talebi 23 milyar $
Savaşın başlangıcı olan 28 Şubat ile ateşkes öncesindeki 26 Mart arasında 3,3 milyar $ kadar bireysel yatırımcılardan döviz talebi gelirken, yerleşik olmayan yabancı yatırımcılardan gelen döviz çıkış talebinin 23 milyar $ tutarında olduğu sunumda ifade edilmektedir.
Hazine’nin yurtdışı sunumunda ifade edildiği şekli ile makroekonomik stabilizasyon ve reform programı 2026 Ocak’tan itibaren fiyat istikrarını sağlamayı başarırken yapısal transformasyonu da gerçekleştirecekmiş! Tek haneli enflasyon hedefinin korunduğu, bütçe açığı/GSYH oranının %3’ün altında olacağını, cari açık/GSYH oranının da %1’in altında kalacağı ifade edilmektedir. Yapılacak olan reform hamleleri ile ekonomide rekabet ve verimlilik ortamı sağlanacağına dair ifadelerin kullanıldığını görüyoruz!
Reform yapan ile yapmayanın aynı sonucu almadığının net göstergesi
3 yıldır izlenen katı kontrollü döviz kuru politikası neticesinde yaşanan küresel savaş şokuna rağmen USD/TRY 1 aylık oynaklık seviyesinin %2,73 ile çok düşük olduğunu söyleyebilirim. Örneğin geçtiğimiz günlerde seçim yaşayan Macaristan para birimi USD/HUF 1 Aylık volatilitesinin %14,53 düzeyinde olduğunu görüyoruz. Brezilya para biriminin USD/BRL dolar karşısındaki 1 aylık oynaklık seviyesi %10,8’dir. Enflasyonun 3 yıl önce Mayıs 2023 tarihindeki %38,2 düzeyinden bugün %30,87’ye kadar düşmüş olması ekonomi programında ifade edilen dezenflasyon hedefinin tutmadığının çok net bir görüntüsüdür. Arjantin’de Milei iktidarı Nisan 2024 tarihinde %292 seviyesinde olan hiperenflasyonu Mart 2026’da %32 düzeyine kadar düşürmeyi başarmıştır. Üç yılın sonunda enflasyon tarafındaki gerçekleşmeler, ekonomide reform yapan ile yapmayanın aynı sonuçları elde etmediğine dair çok net bir göstergesidir.
Bu durumda ne diyelim artık “isteyenin bir yüzü, vermeyenin iki yüzü kara” durumu söz konusu...
1 https://ms.hmb.gov.tr/uploads/2026/04/SN-BAKAN_ABD-YATIRIMCI-SUNUMU-b9f6c5b80cdfc66b.pdf
2 https://www.borsagundem.com.tr/is-bankasi-genel-muduru-hakan-aran-enflasyonla-mucadele-surecine-iliskin-dikkat-ceken-aciklamalar-yapti
3 https://www.evrensel.net/haber/5980528/simsek-programini-elestirmisti-is-bankasi-genel-muduru-hakan-aran-mehmet-simsek-ve-fatih-karahan-dan-ozur-diledi
4 https://www.yenisafak.com/ekonomi/simsekin-enflasyonla-mucadele-programi-coktu-4816745
