2015’te 3, 2025’te 5 milyar dolar olan diğer iş hizmetleri alanında yurtdışından yaptığımız alımların toplamı 2025 yılında ilk kez 10 milyar doları geçti. Yükselişi normal bulmakla birlikte, artış hızının aşırı olduğunu düşünüyorum.
2015’te Türkiye’de aktif sosyal medya hesabı sayısı 40 milyon idi. Şu sıralarda 63 milyona ulaşmış durumda. İnternet uygulamalarına göre yaklaşık kullanıcı hesabı sayılarımız şöyle:
- Instagram: 62 milyon
- Youtube: 58 milyon
- Tiktok: 45 milyon
- Facebook: 35 milyon
- Linkedin 21 milyon
- Snapchat: 16 milyon
- X: 18 milyon
Bu veriler sizi şaşırtmadıysa bir de şuna bakın: Ülkemizde sosyal medya uygulamalarında harcanan ortalama süre haftalık 25 saat. Yani haftanın bir gününü sosyal medyada geçiriyoruz.

Telefona baktığımız süre giderek uzuyor
Kullanıcı sayısı artıyor, abone sayısı artıyor, geleneksel medya yerine dijital medya üzerinden gündem takibi eğilimi güçleniyor ve insanlar her geçen gün daha uzun süreyi ellerindeki telefona bakarak geçiriyor. Elbette konuşulacak çok şey var ama aslında bugünkü amacım başka bir konuya dikkatinizi çekmek.
Ülkemizde milyonlarca kişi bu uygulamalara üyelik, reklamsız abonelik vb. amaçlarla kayıt bedeli ödüyor. Yine yüzbinlerce firma ya da girişimci bu uygulamalar üzerinden kendi ürün ya da işletmelerine yönelik reklam veriyor.
Bu ödemeler Türkiye’nin dış ticaret verilerinde giderek daha önemli bir pay almaya başladı. Kapsam itibarıyla hizmet ithalatına giren bu kalemleri ödemeler dengesinde, cari işlemler hesabı altında, hizmetler dengesi içindeki “diğer iş hizmetleri” başlığında görüyoruz.
Diğer iş hizmetleri sadece bu yazıya konu olan başlıkları içermiyor; muhasebe, insan kaynakları, tasarım, mimarlık gibi yurt dışında yerleşik kişilerle gerçekleştirilen teknik ve ticari ve diğer ticari hizmetleri de kapsıyor. Dolayısı ile az sonra okuyacağınız bol sıfırlı verilerin içinde, sosyal medya harcamalarımız ve gelirlerimiz yanında bu saydığım alanlardaki işlemler de var. Ancak tutarların önemli bir bölümünü, sosyal medya kaynaklı ödemeler oluşturuyor.
Sosyal medya için harcadığımız zaman büyük bir israf
2015’te 3, 2025’te 5 milyar dolar olan diğer iş hizmetleri alanında yurtdışından yaptığımız alımların toplamı 2025 yılında ilk kez 10 milyar doları geçti. Bu, bazılarımız için hiçbir şey ifade etmeyebilir. Bazılarımız “dijitalleşme arttıkça, küresel trendlere uygun şekilde bizim harcamalarımız da artıyor, bu normal bir trend” diyebilir. Bazılarımız ise tutarı “aşırı yüksek” bulabilir. Ben ikinci ve üçüncü grubun arasındayım. Yükselişi normal bulmakla birlikte, artış hızının aşırı olduğunu, sosyal medya kullanımı için harcadığımız zamanın tarif edilemeyecek kadar büyük bir israf olduğunu, bazıları için dijital bir esarete dönüşen bu zaman israfının psikolojik ve sosyal yan etkileri yanında ekonomimiz için de (faydalarının yanında) verimsizliğe neden olduğunu düşünüyorum.
Kendi yorumunuza katkı olsun diye, size 10 milyar doların nasıl bir büyüklük olduğunu anlamamıza yardımcı olacak bazı bilgiler vereyim:
Türkiye’nin mal ve hizmet ihracatını desteklemek için devlet bütçesinden ayırdığı ödenek yıllık yaklaşık 1 milyar dolar.
1915 Çanakkale Köprüsü’nün maliyeti 2,5 milyar dolar civarında
Son dönemde maliyet artışları nedeniyle sıkıntı yaşayan emek yoğun sektörler için uygulamaya konan destek programının büyüklüğü yaklaşık 2,2 milyar dolar.
Konya, Kayseri ve Antalya’nın yıllık mal ihracatı toplamı 10 milyar dolar.
Türkiye’deki 7 bine yakın ayakkabı imalatçısının yıllık üretim değeri 3 milyar dolar.