Maliyetine yakın fiyatlarla satış yapan binlerce büyük ihracatçı var. Dolayısı ile bu firmalarımız zaten anlamlı bir kâr elde etmedikleri ve düşük tutarda vergi ödedikleri için kurumlar vergisinde indirim, beklenen faydayı sağlayamayabilir.
Sayın Cumhurbaşkanı tarafından Cuma akşamı yapılan açıklamalar içerik itibarı ile “vergi teşvikleri” olarak algılanıyor olsa da esasen vergisel teşviklerin yanında hukuki ve idari iyileştirmeler de içeriyor. Dolayısı ile önümüzde iddialı ve kapsamlı bir çalışma var ve bunun detaylarını önümüzdeki günlerde göreceğiz ama şimdilik elimizdekilere bir bakalım…
Açıklamayı esasen üç boyutta değerlendirebiliriz:
- Doğrudan yatırım çekmek için atılacak adımlar
- İhracatçılar için atılacak adımlar
- Yurt dışında yaşayan ve çalışanlara yönelik adımlar
1- Doğrudan yatırım çekmek için atılacak adımlar
Doğrudan yabancı yatırımları cezbetmek için yapılacak düzenlemelerin başında vergi indirimleri var. Öncelikle, İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyette bulunan şirketlerin transit ticaret veya yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık etmelerinden sağladıkları kazanç için yüzde 50 indirim uygulanan kurumlar vergisi bundan sonra hiç alınmayacak. Transit ticareti İFM dışında yapanların kurumlar vergisi yüzde 95 indirimli uygulanacak.
Diğer yandan, küresel şirketler bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye’ye getirip İFM’de açarlarsa, yapacakları yurt dışı faaliyetlerinden elde ettikleri kazancın tamamını kurumlar vergisinden 20 yıl boyunca indirebilecekler. İFM dışındakilerde ise bu oran yüzde 95 olarak uygulanacak.
Üçüncü bir düzenleme ise “tek durak” olarak isimlendirebileceğimiz ve yabancı yatırımcıların şirket açılışından, çalışma izinlerine ve teşvik prosedürlerine kadar her tür işlemin hızla ve tek bir merci ile muhatap olunarak yapılmasını sağlayan bir kolaylık.
Son olarak çalışanlara hisse senedi opsiyonu verilmesine yönelik uygulamaların daha cazip hale getirilecek olmasını da, yatırımlara yön verecek yöneticileri çekmek için etkili bir yol olduğunu söylemek gerekiyor.
Bu süreçlerdeki başrol oyuncusu Yatırım ve Finans Ofisi olacak.
2- İhracatçılara yönelik adımlar
Mevcut durumda yüzde 25 olan genel kurumlar vergisi, ihracatçı firmalar için yüzde 20, imalatçılar için yüzde 24 oranında uygulanıyor. Sayın Cumhurbaşkanı’nın yaptığı açıklamada bundan sonra imalatçı-ihracatçılar için kurumlar vergisi oranının yüzde 9’a, sadece imalatçılar için yüzde 14’e indirileceğini görüyoruz. Bu, ihracatçılar için ama özellikle de diğer firmalardan aldıklarını ihraç edenler değil de kendi üretimlerini ihraç eden firmalar için kurumlar vergisinde 11 puanlık indirim anlamına geliyor.
İhracatçılara indirimli kurumlar vergisinin detaylarını alınca daha net bir yorum yapmak mümkün olacak ama iki noktaya değinmekte fayda var. Normal bir ulusal ve küresel konjonktür içinde olsak ve şirketlerimiz faaliyetlerine verimli bir şekilde devam ediyor olsa, bu vergi indirimi muazzam bir kaldıraç etkisi yapardı. Ancak son birkaç yılda reel sektörde ve özellikle de ihracatçılarda kârlılık son derece düşük. Maliyetine yakın fiyatlarla satış yapan binlerce büyük ihracatçı var. Dolayısı ile bu firmalarımız zaten anlamlı bir kâr elde etmedikleri ve düşük tutarda vergi ödedikleri için kurumlar vergisinde indirim, beklenen faydayı sağlayamayabilir. İkinci olarak bu vergi indiriminin kapsam ve süresini en baştan netleştirmekte fayda var. Eğer vergi oranları bir müddet sonra önceki düzeyine dönecekse; bunun bir kazanılmış hakka dönüşüp, sonradan bir “vergi artışı” algısı oluşmaması için yürürlük süresinin ne olacağını şimdiden duyurmak faydalı olacaktır.
İhracatçılara getirilecek ikinci destek, hizmet ihracatına yönelik. Mimarlık, mühendislik, yazılım ve tasarım vb. faaliyetlerden elde edilen kazançlar için halihazırda uygulanan %80 indirim oranı, %100’e çıkarılacak. Hangi sektörlerin kapsam içinde olacağını yakında göreceğiz ve bu önemli bir ayrım olacak çünkü 122 milyar doları aşan hizmet ihracatımızın 102 milyar doları turizm ve taşımacılık sektörlerinden geliyor. Finans, sigorta, bakım-onarım, yazılım, mimarlık, tasarım vb. hizmetler ise kalan 20 milyar doları getiriyor.
3- Yurt dışında yaşayan ve çalışanlara yönelik adımlar
Duyurulan adımlardan biri de terse göç ve fon girişini teşvik etmek amacıyla, yurt dışında yaşayan ve son 3 yılda ülkemizde vergi mükellefi olmayan kişilerin, Türkiye’ye gelmeleri halinde, yurt dışı kaynaklı gelir ve kazançlarından 20 yıl boyunca vergi alınmamasına yönelik. Bu kişiler için veraset yoluyla intikal vergisi de yüzde 1 olarak uygulanacak.
İkinci olarak yurt dışında tutulan para, altın ve menkul kıymetler, belirlenecek süre ve şartlarda Türkiye’ye getirirlerse ayrıca vergiye konu edilmeyecek.
Tüm bu hukuki, idari ve vergisel düzenleme paketinin çerçevesini, Sayın Cumhurbaşkanı’nın şu ifadeleri çiziyor: “Yıllardır Türkiye'yi doğu-batı ve kuzey-güney arasında bir köprü olarak tarif eden tanımların yetersizliği yine bu süreçte görülmüştür…Türkiye, kabuk değiştiren ve çok kutupluluğa doğru evrilen dünyanın yeni kutup başlarından biri olmaya en güçlü namzettir.”
Bu süreçte kendi içimizde desteklememiz gereken çok sayıda yönümüz olduğu da aşikar. Benim listemin başında sanayimiz var. Sanayideki mevcut sektörel dağılımın yeniden belirlenmesi ve ölçeğin büyütülmesi alanlarında girişilecek bir reform süreci dönüşümün daha güçlü ve az sorunlu olmasını sağlar.