Bu mahalleye huzur neredeyse hiç gelmedi. Savaşlar ve krizler sınır kapılarını kapattı; enerji, lojistik ve sigorta maliyetlerini artırdı. Ticaret hacmini daralttı, ihracatı olumsuz etkiledi. Cari açık büyüdü, kur üzerindeki baskı arttı.
ABD ve İsrail, İran'ı vurmaya başladı, bizim mahalle yine karıştı.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonomim.com’un hafta sonu düzenlenen toplantısında iş dünyasına seslenirken, “Şirketleriniz var, çoğu halka açık. Şu mahalle biraz sakinleşse bunların değeri hızla artacak” dedi.
Doğrudur; mahalle, Bakan Şimşek'in de dediği gibi karışık. Ama bu mahalle zaten hep karışıktı.
Mahalle hiç sakin olmadı
- 1990 yılında Irak'ın Kuveyt’i işgali ve ardından ABD’nin Irak’a müdahalesiyle bölge karıştı. Enerji fiyatları yükseldi. Irak ile sınır ticareti durdu. Kerkük-Yumurtalık boru hattı kapandı.
Güneydoğu illerinde ihracata dönük sektörler ciddi darbe aldı.
- 2003 Irak savaşında da mahalle karışıktı. Enerji fiyatları yine arttı. Irak pazarında belirsizlik oluştu. Nakliye ve lojistik maliyetleri yükseldi. Bölgeye yapılan ihracat tekrar geriledi.
- 2011’de Suriye’de iç savaş başladı, mahallede huzur yine kaçtı. Türkiye'nin en önemli kara ticaret yollarından biri kapandı. Sadece Suriye pazarı kaybedilmedi; Ortadoğu'ya yapılan ihracatın önemli bir kısmı Suriye üzerinden gitmesi gereken yerlere ulaşamadı. Başta Hatay, Gaziantep ve Mardin olmak üzere bölge ekonomisi bir kez daha olumsuz etkilendi.
- 2015 Kasım ayında Rusya ile uçak krizi patladı, mahallenin tadı yeniden kaçtı. Tarım ve gıda ihracatı düştü. Rus turistlerin gelmemesi, turizm gelirlerini azalttı. Müteahhitlik ve enerji projeleri etkilendi.
- 2018’de mahallenin huzurunu bu kez ABD bozdu. Türkiye’ye yaptırımlar uygulamaya başladı, iki NATO üyesi arasındaki gerilim tırmandı. Finansman maliyetleri arttı, Türk Lirası baskı altında kaldı. İthalat pahalandı, üretim maliyetleri yükseldi. Zaten zayıf olan dış ticaret dengesi daha da bozuldu.
- 2022’de Rusya-Ukrayna savaşı patladı. Bu kez sadece mahallenin değil, neredeyse tüm kuzey yarımkürenin huzuru kaçtı. Tahıl, enerji ve demir çelik ticareti etkilendi. Karadeniz lojistiği zorlaştı. Turizm gelirlerinde dalgalanma yaşandı. Ve kaçan huzur hâlâ geri gelmedi.
- Bir de İran meselesi var. Yıllardır süren ama son dönemde iyice tırmanan Iran gerilimi, sıcak çatışmaya döndü. İran ile enerji ve sınır ticareti risk altına girdi. Bölgeye yapılan ticaret ve liman taşımacılığı etkilenmeye başladı. Körfez hattında lojistik maliyetleri yükseldi. Ortadoğu'ya ihracat yapan Türk firmaları zarar görmeye başladı.
Kısacası bu mahalleye huzur neredeyse hiç gelmedi. Savaşlar ve krizler sınır kapılarını kapattı; enerji, lojistik ve sigorta maliyetlerini artırdı. Ticaret hacmini daralttı, ihracatı olumsuz etkiledi. Cari açık büyüdü, kur üzerindeki baskı arttı.
Sorun sadece mahalledeki gürültü-patırtı da değildi. Hanedeki huzursuzluk da buna eklendi. İçerideki gerilimler de büyümeyi ve istihdamı olumsuz etkiledi.
Mahalle karışıksa plan ve uygulama sağlam olmalı
Bundan sonrası da çok farklı olmayacak. Bu nedenle plan ve programlarımızı, mahalle hiç sakinleşmeyecekmiş gibi yapmak zorundayız. Bu planların öncelikleri de bellidir:
- Türkiye ekonomisinin büyüme hızını yeniden potansiyeline çıkarmak.
- Sanayide ve ihracatta ithalat bağımlılığını azaltacak teknolojik sıçrama ve inovasyonu sağlamak.
- Büyümenin istihdam yaratmasını sağlayarak işsizlik sorununu kalıcı bicimde çözmek.
- Cari işlemlerde sürdürülebilir bir dengeye oturmak.
- Yüzde 5 enflasyon hedefine ulaşmak için uygun para ve maliye politikalarını kararlılıkla uygulamak.
- Yurtiçi tasarrufları artırmak.
- Kurumları güçlendirmek.
Kısacası; mahalle ne kadar karışık olursa olsun, güçlü perspektife sahip, net kurgusu olan, mali disiplin ve güven unsurunu barındıran, yapısal reform ayağı güçlü tutulan programlarla makul ve sürdürülebilir bir büyüme patikasına girmek mümkündür. Yeter ki konulan hedeflerin arkasında güçlü ve kararlı bir siyasi irade ve uygulama disiplini olsun.