Türkiye'nin rüzgar enerjisi sektöründe ilk 3 oyuncu arasında yer alan Eksim Enerji'nin, 2025'te başarıyla tamamladığı kapasite artış hamlesinin ardından toplam kurulu gücünü yaklaşık 1,2 gigavat seviyesine taşıdığı bildirildi.
Yapılan açıklamaya göre Eksim Enerji, geçen yıl biri Türkiye'nin 2. büyük lisanslı güneş enerjisi santrali (GES) sahası olmak üzere, 10 ayrı sahada bir senede ulaşılması zor bir başarıya imza atarak 42 yeni türbini devreye aldı. Ayrıca Geyve, Silivri, Viranşehir, Yozgat ve Karaman sahalarının yanı sıra yurt dışında Skole Rüzgar Enerjisi Santrali (RES) projesinin yapımını tamamladı. Bu yatırımlarla birlikte 488,5 megavatlık kapasite artışı sağlayan şirketin, ulaştığı kurulu güç seviyesiyle büyümesini kararlılıkla sürdürdüğü belirtildi.
Amasya'nın Merzifon ilçesinde yer alan Kayadüzü RES'te düzenlenen Uçurtma Festivali’nde değerlendirmelerde bulunan Eksim Enerji CEO'su Arkın Akbay, dünyada son dönemde artan jeopolitik gerilimler ve lojistik aksamaların enerji güvenliğini üretim hacminin ötesinde stratejik bir öncelik haline getirdiğini kaydederek, "Uluslararası öngörüler, bazı bölgelerde yaşanan üretim kayıplarının telafisinin iki yılı bulabileceğini gösteriyor. Bu tablo, yenilenebilir enerjiye geçişi artık bir tercih değil, zorunluluk haline getiriyor. 2026 yılı ilk çeyreği itibarıyla ülkemizin toplam kurulu gücünün 124 bin 532 megavata ulaştığını ve bu artışın büyük ölçüde güneş enerjisinden kaynaklandığını görüyoruz. Yenilenebilir kaynakların toplam kurulu güç içindeki payının yüzde 60’ı aşması, dönüşümün hızını ve ülkemizin başarısını net biçimde ortaya koyuyor." ifadelerini kullandı.
Temiz enerjinin yalnızca bir yatırım alanı değil, aynı zamanda gelecek nesillere bırakılacak en değerli miras olduğunu belirten Akbay, şunları kaydetti:
"Bugün burada uçurtmalarımızı yalnızca rüzgarla değil, daha temiz bir dünya umuduyla gökyüzüne bırakıyoruz. Geçtiğimiz yıl İzmir Seferihisar'da başlattığımız uçurtma festivalini bu yıl Merzifon'a taşıyarak çocuklarımızla buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. 2025 yılı boyunca rüzgar, güneş ve hidroelektrik santrallerimizden elde ettiğimiz 2,35 milyar kilovatsaat üretimle yaklaşık 1 milyon hanenin enerji ihtiyacını temiz kaynaklardan karşıladık. Bu üretim sayesinde 1,4 milyon ton karbon salımını engelledik. Tüm bu çalışmaların arkasında çocuklarımıza daha yaşanabilir ve güvenli bir çevre bırakma motivasyonu bulunuyor."
Akbay, dijitalleşmenin verimli büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade ederek, "Dijitalleşme yoluyla verim artışını, maliyet optimizasyonunu ve veri odaklı üretim modelini stratejimizin merkezine konumlandırıyoruz. Yapay zeka destekli tahminleme sistemlerinden dijital ikiz uygulamalarına kadar geniş bir teknoloji yelpazesini aktif olarak kullanıyoruz. Üretimi yalnızca kurulu güç üzerinden değil, en başta sürdürebilirlik olmak kaydıyla verimlilik, öngörülebilirlik, emre amadelik ve dayanıklılık temelinde ele alıyoruz. Rüzgar, güneş, bulut, nem ve su gibi tüm iklim verilerinden ekipman performansına kadar bütün parametreleri anlık olarak izliyoruz. Böylece operasyonel kararlarımızı tedarikçiden müşteriye uçtan uca optimize ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Kırklareli’nden Antalya’ya uzanan 10 farklı sahada toplam 633 megavat gücündeki yatırımlar için ön lisans süreçlerinin hızla ilerlediğini de kaydeden Akbay, şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye'deki yatırımlarımızın yanı sıra yurt dışında da aktif olarak büyümeye devam ediyoruz. Gürcistan'da işletmede olan 2 hidroelektrik santralimize ek olarak devreye alınma aşamasında 1 güneş enerjisi santralimiz bulunuyor. Aynı ülkede geliştirme süreci devam eden 6 rüzgar ve 2 güneş projesiyle toplamda 700 megavat kapasiteye ulaşmayı hedefliyoruz. Ukrayna'da ise işletmeye aldığımız 1 rüzgar santrali ve geliştirme aşamasındaki 1 proje ile toplam 360 megavatlık bir portföy oluşturmayı planlıyoruz."