İlk 1.000 İhracatçı listesinin en sonunda yer alan ihracatçının, yaptığı ihracat bedeli 33 milyon ABD dolarına yaslanmış. Bu rakamı 2025 yıl sonu TCMB kurlarını almayıp, yıllık ortalama ABD dolarına göre hesaplasak bile, ihracat bedeli karşılığının 1 milyar TL’nin üzerine çıktığını görüyoruz. Bu da demektir ki cari yasaların tanımlamasına göre, liste kapsamına giren ihracatçıların hiçbirisi KOBİ tanımına uymamaktadır.
Türkiye İhracatçılar Meclisi ( TİM ) yayınlamayı geleneksel hale getirdiği, Türkiye’nin en çok ihracat yapanlar firmalar listesini “ İlk 1000 İhracatçı “ 2025 olarak geçtiğimiz günlerde yayınladı.
Biz de yıllardır yaptığımız gibi bu araştırmadaki verilerden hareketle, Türkiye ihracatının son 3 yılını irdeleyeceğiz ve bunların üzerine biraz kalem oynatıp yorumlarınıza bırakacağız.
Her yıl olduğu gibi ilk 1000 ihracatçı ile bunların arasından ilk 10 / 50 / 100 ve 500 ihracatçının Türkiye ihracatındaki paylarını hesapladık ve bunları gösteren çizelgemiz aşağıdadır.
Tabloda da görüleceği üzere İlk 1.000 İhracatçı Türkiye ihracatında, her geçen yıl artan bir şekilde yer almaya devam ediyor.
Bu artış ilk 10, 50, 100 ve 500 firmanın paylarında da aynı şekilde görülüyor.
Bu oranların, KOBİ’ler lehine değişmesinden yana olduğumu hep savunurum amma nafile.
Tüm küresel ekonomilerde olduğu gibi KOBİ ölçeğindeki işletmeler sayısal olarak büyük işletmelerden kat be kat fazladır.
Bu kadar yüksek sayıdaki işletmelerin ihracat pazarlarına katılabilmelerinin sağlanmasının ihracatımızı ciddi boyutta arttıracağı tartışma dışıdır.
İlk 1.000 İhracatçı listesinin en sonunda yer alan ihracatçının, yaptığı ihracat bedeli 33 milyon ABD dolarına yaslanmış.
Bu rakamı 2025 yıl sonu TCMB kurlarını almayıp, yıllık ortalama ABD dolarına göre hesaplasak bile, ihracat bedeli karşılığının 1 milyar TL’nin üzerine çıktığını görüyoruz.
Bu da demektir ki cari yasaların tanımlamasına göre, liste kapsamına giren ihracatçıların hiçbirisi KOBİ tanımına uymamaktadır.
Çünkü yasal KOBİ tanımında işyeri çalışan sayısının 250 altında olması ve net satış hasılatı veya mali bilanço limitinin azami 1 milyar TL olması yer almaktadır.
Öte yandan TÜİK, bültenlerinde belirttiğine göre, ihracat değerlendirmelerinde sadece 250 çalışan sınırını ele almaktadır. Bunu da AB istatistikleri ile uyumlu olma açısından yaptığını belirtmektedir. Doğrudur; AB istatistikleri de ciro hesaplarının istatistiklere katılmasında karşılaşılabilecek sorunlar belirtilerek böyle yapılmaktadır.
Bu şekilde, yasal olarak iki unsur ile yapılan bir tanımlamanın tek unsurunun ele alınması ile KOBİ ölçeğindeki işletmelerin ihracatlarının değerlendirilmesi bizleri eksik ve yanlış sonuca götürecektir.
Bu da makroekonomik kararların odaklanmasında, özellikle desteklerde kaymalara neden olacaktır.
