Geçen hafta sohbetimizin içeriği ilk 1.000 ihracatçının, son üç yıl içerisinde Türkiye toplam ihracatının ne kadarını yaptığının karşılaştırması idi.
Bu hafta da 2025 yılındaki ilk 1.000 ihracatçının Türkiye sathına yayılmasına ve sektör dağılımına odaklanmak istiyorum. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından yayınlanan İlk 1.000 İhracatçı Listesi’ndeki rakamlar üzerinden farklı açılara bakmaya çalıştım.
Toplam ihracatçı sayısının 180 bin civarında olduğu ifade edilmekteyse de bu konuda doğrulanmış, net bir rakama erişemedim.
Ve bu ihracatçıların yaklaşık 1.000 tanesi toplam ihracatın %67’sini, geri kalan 179.000 tanesi de toplam ihracatın %33’ünü yapmaktadır.
İlk 1.000 ihracatçının neredeyse yarısı İstanbul’da.
Geri kalanlar da 48 ile yayılmış.
Bir başka deyişle ülkenin yarısında ilk 1.000 ihracatçı listesine girebilen firma yok.
İstanbul ve İzmir’i dışarıda bırakırsak, ihracatçı sayısı ile ihracat miktarları da doğru orantılı gitmiyor.
İhracatçı sayısı artsa da ihracat miktarı o denli artmıyor.
Çorum bu konuda süper kahraman, 3 firma ile 2 milyar ABD dolarını aşmış.
İlk 1.000 İhracatçı listesine giren firma sayısına göre 26. sırada olmasına karşın, en çok ihracat yapan iller sıralamasında 12. sırayı tutuyor.
Öte yandan ilk 10 ildeki ihracatçılar sayısal olarak tüm Türk ihracatçıların 0,005 gibi oranında olmalarına karşın tüm Türkiye ihracatının % 60’ına yakınını yapmaktadırlar.
Bir başka ilginç ve benzer görünüm de ihracat yapan firmaların yer aldıkları sektörlere baktığımızda ortaya çıkmaktadır.
Sektör temelinde ihracat rakamlarına baktığımızda, en çok ihracat yapan ilk 10 sektördeki ihracatçı firma sayısı 726 olarak görülmektedir.
Ancak, bu firmaların yaptığı ihracat miktarı ise yaklaşık olarak 144 milyar ABD dolarıdır.
Hizmet sektöründe ihracat yapan firma sayısı 65 iken yaptıkları ihracat 40 milyar ABD dolarına yaslanmıştır.
Öte yandan ilk 1000 ihracatçı listesinde 116 ihracatçısı olan Kimyevi Maddeler ve Mamulleri ihracatçılarının toplam ihracatı 16 milyar ABD dolarıdır.
Burada daha önceleri de sözünü ettiğim bir konuyu tekrarlamak istiyorum.
Hizmet ihracatı rakamlarının içerisinde turizm, eğitim, sağlık hizmetleri vb. sektörlerde, yurt dışından gelerek hizmeti ülkemizde alan yabancılara verilen hizmet bedelleri de yer almaktadır.
Bu hizmetlerin ihracat sayılması ihracatın özüne aykırıdır.
Başımızın üzerinde yerleri var, ülkeye döviz kazandırıyorlar amma yapılan ihracat değildir.
Bir zamanlar olduğu gibi bunlar “ Döviz kazandırıcı Hizmetler “ başlığı altında değerlendirilmelidir.
Destek mevzuatına kolaylık getirelim derken kavram kargaşası ve yorum farklılıkları yaratılmamalıdır.