NİHAT DÜZGÜN/GAZİANTEP
Küresel tedarik zincirindeki kırılmalar ve lojistik darboğazlar, Türkiye’nin ihracattaki lokomotif kollarından halı sektörünü yeniden test ediyor. Kızıldeniz’de başlayıp Süveyş Kanalı geçişlerini kilitleyen kriz, küresel navlun fiyatlarını tırmandırıp gemileri Ümit Burnu’na püskürtmüştü. Şimdi ise aynı kabus Hürmüz Boğazı üzerinden Körfez bölgesini vuruyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Halı Sektör Kurulu Başkanı İskender Kaplan, lojistik maliyetlerindeki patlamayı ve bölgedeki risk haritasını çarpıcı detaylarla özetledi. Deniz yolu sevkiyatlarının durma noktasına geldiğine dikkat çeken Kaplan, tabloyu şu sözlerle aktardı: "Hürmüz Boğazı’nın tıkanması nedeniyle Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Bahreyn ve Umman’a denizden ulaşamıyoruz. Konteyner fiyatları 3-4 katına çıkmasına rağmen, risk nedeniyle hatlar seferleri tamamen askıya aldı. Herkes Suudi Arabistan’ın Cidde Limanı’na yüklenince liman bu yoğunluğu kaldıramadı, sistem kilitlendi. Gemiler şu an açıkta çaresizce bekliyor."
Karayolunda "tır" karaborsa, navlun 9 bin dolara tırmandı
Denizdeki dev kilitlenme ihracatçıyı mecburen karayoluna sevk etti, ancak orada da arz-talep dengesinin altüst olmasıyla yeni bir kriz patlak verdi. Alternatif olarak tır sevkiyatlarına dönüldü fakat navlun bedelleri 8 bin ila 9 bin dolar seviyelerine dayandı. İhracatçı bu rekor navlun bedellerini ödemeye razı olsa dahi, piyasada sevkiyatı üstlenecek boş tır bulmakta büyük güçlük çekiyor.
"Bu fırtınadan Ar-Ge ve inovasyonla çıkılabilir"
İskender Kaplan, yaşanan tüm lojistik çalkantılara rağmen kalıcı başarının şifresini vererek, "Halı sektöründe kim Ar-Ge ve inovasyonu odağına alır, ülkelerin kültürüne, pazarların dokusuna göre renk, desen ve tasarım geliştirirse fırtınadan her zaman güçlenerek çıkar. Asıl farkı yaratacak olan finansal büyüklük kadar, müşteri odaklı yenilikçiliktir" dedi.