

















İran savaşı ve Hürmüz Boğazı’ndaki kapanma nedeniyle petrol piyasasında küresel çapta en az 10 günlük petrol kaybı oluştu. Uzmanlar bunu Körfez Savaşı’ndan bu yana enerji piyasalarında yaşanan en büyük arz şoku olarak tanımlıyor.
Trump çelik ve alüminyumda tarifeleri ikiye katlayıp küresel ticaret sahnesine yeniden müdahil oluyor. Bu hamle yalnızca ABD iç pazarını değil, Avrupa’dan Çin’e kadar çelik tedarik zincirlerini yeniden şekillendirebilir, Türkiye’ye kadar pek çok ülkenin pazarını etkileyebilir.
Emtia piyasalarının kaderi büyük ölçüde ticaret politikalarının gidişatına bağlı. Petrol ve metal fiyatları, ticaretin serbestleşmesi ya da gerginleşmesi senaryolarına göre ciddi sapmalar gösterebilir.
Birleşik Arap Emirlikleri’nin Murban ham petrolü, düşen fiyatlara rağmen Asya pazarında yükselen talebiyle dikkat çekiyor. Hafif ve düşük kükürtlü yapısıyla rafineriler için cazip hale gelen Murban, BAE’nin enerji ihracatında stratejik bir koz haline geliyor.
Piyasalarda, Çin’in çelik üretimini kısacağına yönelik beklentiler yeniden gündeme geldi. Demir cevheri vadeli fiyatları çift haneli seviyelerde sıkışırken, Moody’s ve BMI fiyatların uzun vadede kalıcı olarak düşeceğini öngörüyor.
Küresel arzın toparlanması ve talep belirsizliği gıda emtia fiyatlarını aşağı çekiyor. Dünya Bankası gıda endeksi nisanda gerilemeye devam etti. 2026’da denge buluncaya kadar fiyatlarda gerilemenin sürmesi bekleniyor.
Elektrikli araç devrimi yavaşlarken, arz patlaması ve ticaret gerilimleri nikel piyasasını küresel bir kırılma eşiğine taşıyor.
Kırmızı metalde iyimserlik artıyor, Çin’in talebi ve ABD ile Çin arasında ticaret ateşkesi fiyatlara temkinli bir ivme kazandırıyor. Yılın ikinci çeyreği için fiyat beklentileri yukarı doğru revize edilmeye başlandı.
ABD’nin agresif fiyat politikası, küresel mısır piyasasında dengeleri değiştirdi. Ukrayna, artan üretimine rağmen düşen taleple karşı karşıya kalırken, Amerikan mısırının düşük fiyat avantajı ihracatta yeni rekorlar getirdi.