


Borsa, haftayı yüzde 0,03 azalışla 12.265,98 puandan kapattı. 24 ayar külçe altının gramı yüzde 0,48, cumhuriyet altınının satış fiyatı yüzde 0,14, çeyrek altın da yüzde 0,21 arttı. Doların satış fiyatı yüzde 0,63 artarken euro ise yüzde 0,39 geriledi.
Küresel emtia piyasasında rota metallere doğru oluşturuldu. Yatırımcı nakdini altın, gümüş ve bakıra yönlendiriyor, Metaller rekorlar geçidi yaparken, tahıllar ve enerji fiyatları baskı altında kalıyor.
Merkez Bankası tarafından açıklanan reel efektif döviz kuru endeksi, kasımda TÜFE bazında 0,07 puan azalarak 71,79'a indi. Endekse göre Türk lirasının değeri, geçen yıla kıyasla TÜFE bazında 0,34 puan, Yİ-ÜFE bazında ise 1,52 puan azaldı.
Küresel emtia piyasalarında 2025’te yaşanan yükseliş 2026’da yeni bir forma bürünebilir. Uzmanlara göre altın ve gümüşteki yükseliş dalgası bakır ve alüminyum gibi endüstriyel metallere doğru kayabilir. Petrol fiyatlarında ise ılımlı düşüş sürerken, enerji geçişiyle uranyum ve paladyum yeniden gündeme geliyor.
TÜİK'in ekim verilerine göre, TÜFE ile indirgendiğinde en yüksek aylık reel getiri yüzde 12,61 ile külçe altında gerçekleşti.
TCMB'nin "Yabancı Para Mevduatta Son Dönem Gelişmeler" analizinde, "2025 yılında Yabancı Para mevduatta kaydedilen nominal artışta parite ve altın fiyatındaki yükseliş önemli rol oynadı." denildi. Analizde, "Parite ve fiyat etkisinden arındırılmış YP mevduat ise KKM hesaplarının sonlandırılması ve yatırım amaçlı altın alımları kaynaklı olarak sınırlı bir artış sergiledi." ifadeleri kullanıldı.
Son 1.5 ayda yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatı parite etkisinden arındırılmış olarak 5.8 milyar dolar, döviz fonları ise 4.2 milyar dolar arttı. Aynı dönemde altın fiyatlarının etkisiyle toplam rezervleri zirvede olan Merkez Bankası’nın döviz satışları da 10 milyar dolar seviyesine yaklaştı. Artan dolarizasyon eğilimi TL mevduat faizleri yüksek seviyelerde bulunurken gerçekleşti.
Altın, yılın sadece en çok kazandıran yatırım aracı olmadı; aynı zamanda ons başına 4.242 doları aşarak, küresel finans sistemine yönelik güven krizinin simgesine dönüştü. Uzmanlar, bu yükselişi doların egemenliğine karşı stratejik bir tepki olarak yorumluyor.
Agresif arz artışı ve ticari gerilimlerin alevlenmesi nedeniyle 2026 yılında petrol fiyatlarının zayıflayacağı öngörülüyor. Brent için ortalama beklenti 52-57 dolar aralığındayken, WTI 48 dolara kadar inebilir. Bu da mevcut seviyelerden yüzdesel olarak çift haneli düşüş anlamına geliyor.