Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) kapsamında 2025 yılı Sürdürülebilirlik Raporlarının 31 Mart 2026’da (en geç) yayımlanması mevzuat ile zorunlu.
En büyük ticaret partnerimiz Avrupa’dan Avrupa Yeşil Mutabakatı (AYM) ilerleme raporunu bir süredir sırası gelsin diye bekletiyordum, siyaset ve sosyal gündemin durulmaya niyeti yok, zamanı yakalamak üzere bir yerden başlayalım. Sürdürülebilir olmanın hakkını vermenin daha iyi bir zamanlaması olamaz.
AYM Raporu, 2019-2024 yılları arasında 44 politika belgesinden alınan 154 adet ölçülebilir hedefi kapsamlı bir şekilde değerlendiren bir belge. İşimin önemli bir bölümü kurumsal raporlama danışmanlık hizmeti olduğundan sizin için inceleyip, kısmi özet çıkardım. Dikkate alınması gereken kaynaklar çeşitli. Bu kez bunu dikkate alarak başlayalım.
“Bize ne?” diyemeyiz
Bildiğiniz gibi Avrupa 2050 yılına kadar iklim nötr olmayı hedefliyor. Net sera gazı emisyonlarını 2030 yılına kadar en az yüzde 55 azaltacak.
Geçtiğimiz yılın ortasında 154 hedefin 96'sında (%62) ilerleme kaydedilmiş. Bu hedeflerden 32’sinde "işler yolunda", 64’ünde "hızlanma gerekiyor". Hedeflerin 15 adedinde ilerleme kaydedilmemiş, hatta gerileme olduğu söylenebilir. Yaklaşık 43 hedef için ise şu anda veri bulunmuyor. Tüm hedeflerin yüzde 56'sı yani 87 hedef yasal olarak bağlayıcı. Bağlayıcı hedeflerin 13'ünde ilerleme iyi. Raporun temel özeti bu!
Diyeceksiniz ki, topyekün bir seferberlik gerekiyor. Bilmeyen mi var?... Kurumlar her zaman olduğu gibi yalnız. Bilmeden yola çıkmayın, bu kervan düzülebilecek gibi değil.
Bilgi farkındalık ve dikkat
Güncel bir haber girişi paylaşmak istiyorum; “Türkiye genelinde 23-24 Ağustos hafta sonu çıkan 85 yangın, Orman Genel Müdürlüğü’nün (OGM) hızlı müdahalesiyle büyümeden söndürüldü . OGM verilerine göre, yangınların 49’unun ihmal ve dikkatsizlikten, 10’unun kazalardan, 2’sinin ise kasıtlı olarak çıktığı belirlendi.”
Ben böyle bir açıklama yapmaktan imtina ederdim. Çünkü, farkındalık eğitimle oluşur, o farkındalık ki, dikkati artırır. Ihmal eğitimsizliktendir, kişi bilmediği için ihmal eder. Dikkat bilgiyle gelişir.
Karar verici kanun yapıcıların ajandaları dolu, bilgi paylaşımı ve iletişim hep son madde.
Avrupa ne hedefler koymuş?
AB iklimde konsantrasyon alanlarını gösteren kümeler yapmış. Bunlar “Temiz, Uygun Fiyatlı ve Güvenli Enerji” - “Döngüsel Ekonomi” - “Sürdürülebilir ve Akıllı Mobilite” - “Ortak Tarım Politikasının Yeşillendirilmesi / Tarladan Sofraya Stratejisi” - “Sıfır Kirlilik” gibi.
Özetle anlıyoruz ki, bazı coğrafyalarda zehirsiz bir yaşam hayal değil. Biz de istemeliyiz.
Herkes eşit değil
AB'de ülkeler aynı seviyede değil. İlerleme düzensiz. Örnek vermek gerekirse, yenilenebilir enerji hedeflerine ulaşmada Malta ve İsveç gibi bazı üye devletler 2030 hedeflerine şimdiden ulaşmış, diğerleri geride. Şarj altyapısı konusunda, şarj noktalarının yüzde 60'ı 3 AB ülkesinde (Almanya, Fransa ve Hollanda) yoğunlaşıyor. Doğu AB geride. Ambalaj atıklarının azaltılması hedeflerine hiçbir üye devlet ulaşamıyor. (Bütün çöpleri ucuza aldığımıza göre bize güveniyor olmalılar.) Ben bu noktada bizim hala umut olduğuna inanıyorum. Çalışmaya devam, yakalayamasak da yaklaşırız.
Üçüncü ülkeler
"Ortak Tarım Politikası'nın Yeşillendirilmesi / Tarladan Sofraya Stratejisi" başlığına özellikle değinmek istiyorum; AB gıda sistemi, AB'de 450 milyondan fazla insanı besliyor. Çevre, sağlık, toplum ve ekonomi alanlarında önemli zorluklarla karşı karşıya. Gıda, AB tüketicilerinin çevresel etkilerinin yaklaşık yüzde 45'ine katkıda bulunurken, küresel olarak toplam sera gazı (GHG) emisyonlarının üçte birinden sorumlu.
Tarladan Sofraya Stratejisi 2020'de kabul edildi. Hedeflerin hepsi bağlayıcı değil. Ortak Tarım Politikası 2023-2027, AB'nin iklim nötr esaslarına ve sıfır kirliliğe yönelik dönüşüm gündemi olan Avrupa Yeşil Mutabakatı'nın merkezinde yer alıyor. Temel amacı, sürdürülebilir ve dirençli bir AB gıda sistemine geçişi hızlandırmak, insan sağlığı, toplumlar ve gezegen arasındaki ayrılmaz bağlantıları tanımak: "Tek Sağlık" kavramına ulaşmak.
Bir tarım ülkesi olarak biz çok pahalıya beslenmek zorunda kalıyoruz, meyve sebzenin hangisinde ne kadar zehir var bilmediğimizden kuşku içinde yaşıyoruz. Bu yüzden bu başlığı önemsiyorum ve hedeflerin bazılarını özellikle sıralamak istiyorum: Antimikrobiyal Kullanımının Azaltılması - Tehlikeli Pestisit Kullanımının Azaltılması- Besin Kaybının Azaltılması-Organik Tarımın Artırılması - Kırsal Alanlarda Genişbant Erişimi- Gıda Atığının Azaltılması- Kimyasal Pestisit Kullanımı ve Riskini Azaltma v e başka başlıklar da var.
Avrupa bu alanlarda ilerlemeye muhtaç olsa da eylem politikası belli, ne istediğini ortaya koyabiliyor. Kendi vatandaşına değer veriyor. Ve ayrıca 25 ek hedef belirlenmiş. Bunlar arasında: Sera Gazı Emisyonları -Su Kullanımı - Balık Stokları - Aşırı avlanmanın azaltılması ve balık stoklarının sürdürülebilir seviyelere getirilmesi - Biyoçeşitlilik Kaybı-Tüketim Ayak İzi- Çiftçi Geliri-İstihdam-Gıda Fiyatları-Bitki Bazlı Protein Arzı-Uygulama Zorlukları…Yanlış anlaşılmasın bu alanlarda kayda değer ilerleme bulunuyor.
Neden yazıyorum?
Avrupa’yla iş yapan herkes bu hedeflere uyduğunu göstermek zorunda. Gönderdiğimiz mal ve ürünler bu beyanı taşıyacak. Potansiyel ortak, finans kaynağı ya da yeni pazar ararken, Avrupa’da gündem bu.
Kıtada herkes aynı sayfada olmasa da irade beyanı var. Bu irade için bilim ve bilgi temelli bir alt yapı kurulduğu söyleniyor. Tamamlanmamış olsa da çalışmaların varlığını görüyoruz. Bu bakış açısına nasıl özendiğimi anlatmaya kelimeler kifayet etmez.
Avrupa, politika yapım sürecine kanıt temelli bilimsel destek sunulmasını önceliklendiriyor. AB Yeşil Mutabakatı hedeflerine ulaşmak için bir iletişimci olarak, iletişim konusuna ne kadar önem verildiğini özellikle yansıtmak isterim;
- Kamuoyuyla paylaşılan verilerin anlaşılır olması,
- Geniş bilgi yığınını filtrelemek, damıtıp ve anlamlı hale getirmek,
- Eylem ve ilgili politikalarının entegre analizini sunmak,
- Hedeflere olan mesafeyi değerlendirmek,
- Engeller ile olası çözümleri tespit ederek ortak bilinç sağlamak
Sürdürülebilir, adil, hakkaniyetli ve iklim nötr bir kıta için bilgi sağlamayı vaad ediyor, bilim ve politika arasında işbirliğini teşvik ettiklerini beyan ediyorlar. Kıskanmamak mümkün mü?
Döngüsel ekonomi (circular economy)
Döngüsel ekonomi, kaynakların çıkarılması ve tüketiminden kaynaklanan çevresel etkileri azaltmak amacıyla üretim ve tüketim sistemlerinin dönüştürülmesini hedefliyor. Temel amacı, malzemeleri mümkün olduğunca uzun süre en yüksek değerli kullanımda tutmak, ürünleri optimize etmek, atığı minimize etmek ve yüksek kaliteli geri dönüştürülmüş malzemeleri sağlamak. AB vizyonu, gezegenden aldığından fazlasını geri veren büyüme modeline geçişi hızlandırmak..
Naif değilim
Avrupa gelişiminin önemli bir bölümünü, başka halkların yerküredeki haklarını kullanarak sağladı. “Geri vermek”ten söz etmek, temizlenmek için yeter mi bilmem. “Almak” fiilinin baş tacı olduğu bir eko sistemde yaşadığımızdan, incelediklerim karşısında konuyu teşvik etmeyi tercih ediyorum.
Kendinden sonraki nesiller için düşünmeyi hedefleyenler ile “yarın yok” gibi yaşamı sürdürenler arasında bir seçim yok! Türkiye zaman geçmeden çocuklarını önceliklendirmeyi seçmeli.