Bütçede yılın üçte biri geride kaldı, hatta beşinci ayın da sonuna gelindi. Devletin bütçesi nasıl gidiyor diye bakmak istedik.
2026 yılı Nisan ayında merkezi yönetim bütçe giderleri 1 trilyon 525 milyar lira, bütçe gelirleri 1 trilyon 186 milyar lira ve bütçe açığı yaklaşık 339 milyar lira olarak gerçekleşmiş. Bu arada faiz dışı bütçe giderleri 1 trilyon 267 milyar lira ve faiz dışı açık 81 milyar lira olmuş.
Öte yandan 2026 yılı Ocak-Nisan döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri 5 trilyon 950 milyar lira, bütçe gelirleri 5 trilyon 191 milyar lira ve bütçe açığı da 759 milyar lira olarak şekillenmiş. Ayrıca faiz dışı bütçe giderleri 4 trilyon 817 milyar lira ve faiz dışı fazla ise 375 milyar lira olarak gerçekleşmiş.
Vergi kaleminde önemli artış
Bütçenin gider kaleminde başat unsur olarak faiz harcamaları nisan ayında 258 milyar lira olmuş ve geçen yılın aynı döneminin gerisinde kalmış. Oysa gelir kalemlerinin en önemlisi olan vergi gelirleri 1 trilyon lirayı aşarak geçen yılın aynı döneminin çok üzerine geçmiş. Yani alt toplam olarak vergi kaleminde önemli artış sağlanmış.
Oysa 2026 yılının ilk dört ayında tablo biraz daha değişmiş. Bütçenin en önemli ve hassas kalemlerinden olan faiz giderleri 1 trilyon 134 milyar lira olmuş. Geçen yılın aynı döneminin faiz giderlerine göre yüzde 56’nın üzerinde artış ortaya çıkmış. Öte yandan vergi gelirleri bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 55 artış ile 4 trilyon 372 milyar lira olarak gerçekleşmiş.
2026 yılının tümü itibariyle baktığımızda tablo biraz daha netleşiyor. Bütçe giderleri içerisindeki faiz harcamaları 2 trilyon 742 milyar liraya çıkıyor ve geçen yıla göre yüzde 41’den daha fazla artışı temsil ediyor. Yani faiz giderlerinin önlenemez artışı devam ediyor. Buna karşın vergi gelirleri 13 trilyon 833 milyar lira ile geçen yıla göre sadece yüzde 31 artışı sergiliyor.
Dolayısıyla böyle bir tabloda faiz dışı fazla oluşamıyor. Geçen yıl 19 milyar lira olan faiz dışı fazla tutarı bu yıl 29 milyar lira olarak hedefleniyor. Oysa faiz dışı fazla bütçe giderlerinde kısıtlama yaparak faiz ödemelerinin küçültülmesini amaçlıyor ki hedefler bile bunun olmayacağını çok net olarak ortaya koyuyor.
Son üç yılın faiz artışı, 2000’li yılların başındaki tablonun benzeri
Özellikle faiz giderlerinin 2021 sonrası toplu seyrine tablodan bir bakalım.
Özellikle son üç yılın faiz artışı baş döndürücü! 2000’li yılların başındaki tablonun benzeri. Kaldı ki bundan sonraki yılların seyri de faiz açısından hiç iç açıcı değil. Korkunç bir kaynak aktarım mekanizması!...
Aslında alt toplamlar itibariyle de özellikle bütçe harcamalarının seyri de gerekli ve yeterli kamu hizmetinin verilmediğini desteğin sağlanmadığını sergiliyor.
Dilerseniz sadece tarımsal destek kalemlerindeki gelişmelere bakalım.
- 2026 bütçesinde tarımsal destek hizmetlerine ayrılan ödenek sadece 167,6 milyar lira. 18,8 trilyon lira bütçe ödeneklerinin binde biri bile değil. Yani toplam bütçe içerisinde tarımsal destek hizmetleri yok gibi.
- Bu 167,6 milyar lira tutarındaki tarımsal destek hizmetlerinin 36,6 milyar lirası hayvancılık hizmetlerine ayrılmış. Ancak bununla da kalınmamış ilk 4 ayda sadece 8,5 milyar lirası kullanılmış. Onun da önemli bir kısmı Nisan ayına ait.
- Önemli bir risk karşılama ödeneği olan tarım sigortası için tarımsal destek hizmetleri bütçesinden ayrılan ödenek sadece 23 milyar lira. Onun da 4 ayda bir kuruşu kullanılmamış. Yani tarım sigortası ödemelerinden vazgeçilmiş.
- Kırsal kalkınma amaçlı tarımsal destek ödemelerinin tarımsal destek hizmetleri ödeneği içindeki payı sadece 14,2 milyar lira. Bu ödenek de ilk 4 ayda hemen hiç kullanılmamış.
- Tarımsal destek hizmetleri içerisinde en önemli kalem olan bitkisel üretim destek tutarı 90,9 milyar lira olarak hedeflenmiş. Bunun da mevsimselliğe bağlı olarak 79 milyar lirası son 2 ayda kullanılmış.
Böyle bir destek anlayışı ile tarımda et ve meyve sebze fiyatlarının neden düşmediğini, enflasyonun başat kalemi olduğunu çok rahat anlıyoruz.
Biz yine de yabancı ağırlıklı faiz lobisine hizmet vermeye devam edelim.