Altı ayrı kamu kuruluşunun ihtiyaçlarının yapay zekâ desteği ile karşılanması için proje başvuruları alındı. Bu kuruluşlar arasında ilk sırayı Anayasa Mahkemesi aldı. Anayasa Mahkemesi’ni, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu izledi.
2026-2030 dönemini kapsayan Yapay Zekâ Strateji ve Eylem Planı açıklanmış olmasına karşın yazılı bir doküman olarak henüz ortaya çıkmış değil. 5 milyon vatandaşa eğitim, 100 bin yapay zekâ profesyoneli yetiştirilmesi, sağlık, tarım ve savunma başta olmak üzere en az 2 bin kamu veri setinin kullanıma açılması, veri merkezi kurulu gücünün 2030 yılına kadar en az 1 GW seviyesine çıkarılması, kamu yatırım programlarından yapay zekâ projelerine en az yüzde 2 pay ayrılması zikredilen yapılacaklar listesinde.
KOBİ’lere yapay zekâ kuponları sağlanması, yerli yapay zekâ girişimleri için Ulusal Yapay Zekâ Araştırma ve Büyüme Fonlarının kurulması, fonlar ile yapay zekâ girişimlerinin geliştirilmesi, enerjisi ve altyapısı hazır kampüslerin yatırımcılara sunulması, yapay zekâ büyüme bölgelerinin oluşturulması da yol haritasının unsurları arasında.
Görüldüğü kadarıyla yapay zekâ artık konuşulmaktan ziyade kamuda ve özel sektörde eylemlerin aracı ve unsuru haline gelecek ve hatta giderek gündelik yaşama dokunacak. Yapay zekânın kamu kesiminde kullanımı, ‘gelişme’ bakımından, herhalde düşünüldüğünün ötesinde fonksiyon görecek.
İsterseniz bu alandaki önemli bir gelişmeyi de paylaşalım. TÜBİTAK aylardır Kamu Yapay Zekâ Ekosistemi Çağrısı kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarının ihtiyaçlarını karşılamak üzere bir dizi ihale hazırlıkları yaptı.
Bu kapsamda altı ayrı kamu kuruluşunun ihtiyaçlarının yapay zekâ desteği ile karşılanması için proje başvuruları alındı. Bu kuruluşlar arasında ilk sırayı Anayasa Mahkemesi aldı. Anayasa Mahkemesi’ni, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu izledi.
Kuşkusuz her kurumun kendine göre ihtiyaç ve beklentileri var. Örneğin Anayasa Mahkemesi yapay zekâ ile ne yapmak istiyor? Yüksek Mahkeme, bireysel başvuru sisteminin reorganizasyon ve işleyişini düzenlerken yapay zekâdan yararlanmak istiyor.
Neden mi? Anayasa Mahkemesi’ne bir yasal zorunluluk haline geldiği 23 Eylül 2012 tarihinden 20 Mayıs 2026 tarihine kadar 737.860 bireysel başvuru yapılmış, bu başvurulardan 102.915’i henüz sonuçlanmamış. Her yıl ortalama 80.000 yeni başvuru sisteme dâhil oluyor.
Çok sayfalı bireysel başvuru formu ve eklerinin, dilekçelerin, ilişkili dava dosyası içeriklerinin manuel olarak incelenmesi ve özetlenmesi önemli ölçüde zaman ve iş gücü gerektiriyor. Mevcut koşullarda ancak yıl içinde yapılan başvuru sayısı kadar bireysel başvuru sonuçlandırılabiliyor ve henüz sonuçlanmamış başvuru sayısında etkin bir azalma sağlanamıyor. Sonuçlanan bireysel başvurular içinde yer alan 295.000 adet başvuru zaten çeşitli nedenlerle ‘baştan’ kabul edilmemiş olduğunu unutmayalım.
Bu arada bireysel başvuru formlarının ortalama olarak 10-16 sayfa arasında, özellikle yargısal değerlendirilmeye konu olan bölümlerin (olay ve olgular, hak ihlaline ilişkin açıklamalar, sonuç talepleri) 4-8 sayfa aralığında, online sistemde yapılan başvurularda ise yargısal değerlendirmeye konu olan bölümlerdeki verilerin ise ortalama 1.100-1.500 kelime aralığında olduklarını da dile getiriyor.
Mahkeme gizlilik içeren ve kilitli durumda bulunanlar, derdest/açık durumda bulunanlar, henüz karar verilmemiş olanlar ve bölümler aşamasında bulunanlar hariç olmak üzere komisyonlar aşamasında sonuçlanmış (kapalı durumda olan) bireysel başvuru dosyaları ile ilgili verilere de proje süresince erişimi sağlamayı hedefliyor.
Bu nedenlerle Anayasa Mahkemesi; bireysel başvuruların incelemesindeki yargısal verimliliğini artırmak üzere yapay zekâ tabanlı “Karar Destek Sistemi” geliştirmek istiyor. Geliştirilen proje çerçevesinde, mahkemeye sunulan belgelerin yapay zekâ tarafından işlenebilir şekilde, işlenebilir metin formatına dönüştürülmesi, içeriklerin anlamsal olarak analizinin yapılması ve bireysel başvuruların kabul edilebilirlik incelemesine ilişkin karar taslaklarının yapay zekâ desteğiyle hazırlanması gibi zor bir görevi yapay zekâdan bekliyor. Sistemin genel olarak bir karar verici değil, süreci kolaylaştıran ve hızlandıran yapay zekâ destekli bir karar destek sistemi rolünü üstlenmesi isteniyor.
Özetle Anayasa Mahkemesi, TÜBİTAK’ın aracılığı ile ihaleye çıkarak yapay zekâ aracılığı ile bireysel başvuru sistemi sürecini yeniden düzenlemek, hız kazanmak, hizmet kalitesini artırmak istiyor.
Anayasa Mahkemesi çok önemli bir hak olan ‘bireysel başvuru’ hakkının kullanımına 14 yıldır yetişemediğini söylüyor. 285 bin başvurunun aslında ‘bilgisizlik’ nedeniyle hazırlanamayarak baştan elendiğini, ancak bu dosyaların bile incelenmek zorunda kalındığına anlatmaya çalışıyor.
Bu zaman ve emek kaybı, yapay zekâ ile giderilirse elde edilen zaman ile bireysel başvuru yapacak vatandaş bile bilinçlendirilebilir. Bireysel başvuru hakkının kullanımındaki patlama bir başka tartışma konusu olsun ancak ‘zamanı artacak’ Anayasa Mahkemesi’nin hız ve kalite kazanması ölçülebilir ve görülebilir özellikleri nedeniyle diğer kamu kuruluşları için mutlaka örnek olacaktır. Anayasa Mahkemesi gibi diğer dört kamu kuruluşu da daha efektif çalışacaktır.
Bu nedenle, bu süreç kamunun hantallığının giderilmesi, verimliliğinin artırılması ve etkin yönetişim için en büyük fırsat olarak yakından takip edilmelidir.