Küresel piyasalarda FED Başkanı Warsh’un şahince yorumlanan Jackson Hole’daki konuşmasının ardından faiz artışı beklentileri güçlenirken, petrol fiyatları ve tahvil faizlerindeki yükselişler eşliğinde risk iştahının baskı altında kaldığını takip ediyoruz. Altın ve hisse senetlerinin satış baskısı altında kaldığını görüyoruz.
FED Başkanı Warsh’un açıklamalarında, merkez bankasının enflasyonu kontrol altına almak için yapılması gerekenler olduğuna dair sinyalleri öne çıktı. Yaz aylarındaki daha iyi enflasyon rakamlarına rağmen enflasyonun istihdamdan daha büyük endişe kaynağı olmaya devam ettiğine ve FED’in yüzde 2 enflasyon hedefine ulaşmak için yapılacak daha çok iş olduğuna dair ifadeleri ön plandaydı.
Orta Doğu’da yeniden şiddetlenen çatışmalar ve tahvillerdeki satış dalgası öne çıkarken küresel risk barometresi olarak da izlenen S&P 500 endeksinde 7800’lerdeki zirve bölgeden etkili olan düzeltme eğilimi etkisini sürdürüyor.
Piyasalar, küresel merkez bankalarının Eylül ayı faiz artış ihtimaline odaklanırken Avrupa Merkez Bankası'nın gelecek hafta 10 Eylül’de faiz artışına gideceği son açıklanan enflasyon verilerinin de ardından neredeyse kesin olarak fiyatlanıyor. 16 Eylül’de faiz kararı açıklayacak ABD ve 18 Eylül’de Japonya'da ise faiz artışı olasılığı ise yüzde 50'nin üzerinde fiyatlanıyor. ABD yıllık tahvil faizi Ocak 2025’ten bu yana ki en yüksek seviyeleri test ediyor. Japonya'nın 10 yıllık tahvil faizi ise 1996'dan bu yana ilk kez yüzde 3'ü test etti. Avustralya tahvil faizleri 2011'den bu yana görülmeyen seviyelerdeyken, Bloomberg'in küresel devlet tahvili göstergesinin faizi 2008'den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Yüksek kamu borçluluğu, yapışkan enflasyon eğilimi, yükselen petrol fiyatları ve yapay zekâ yatırımları soru işareti yaratan ana konular arasında yer alıyor.
Bu doğrultuda FED Başkanı Kevin Warsh’un şahin mesajları faiz görünümündeki belirsizliği artırmasının ardından bu hafta açıklanacak ABD tarım dışı istihdam verileri odak noktasında olacak. Bu hafta Cuma günü açıklanacak ABD istihdam verileri ve ardından 11 Eylül’de açıklanacak ABD enflasyon rakamları faiz fiyatlamaları açısından kritik bir dönüm noktasında niteliğinde olması bekleniyor. Güçlenen faiz artışı beklentilerinin zayıflaması için piyasanın zayıf veriler görmek isteyeceğini düşünüyoruz.
Cuma günü ABD’de Ağustos ayı tarım dışı istihdam verisi TSİ 15.30’da açıklanacak ve faiz artırımına yönelik sinyaller arayan piyasalar açısından önemli olacak. Bloomberg’de yer alan ortalama beklenti 55.000 kişi artış yönünde (Temmuz:-23.000), işsizlik oranının ise yüzde 4.1 ile yatay seyretmesi bekleniyor. Enflasyon sinyalleri aranan ücretlerde aylık yüzde 0.3 (Temmuz: yüzde 0.1) artış bekleniyor. Yıllık artışın ise yüzde 3.2’den yüzde 3.1’e gerileyeceği düşünülüyor.
Beklenene yakın veya üzerindeki rakamların Eylül ayı faiz artışı beklentilerinin gündemde kalmasına neden olabileceğini ve risk iştahı üzerinde olumsuz etki yaratabileceğini bekliyoruz. Diğer taraftan ancak aşağı sapma gösterecek, oldukça zayıf rakamların faiz artırımı beklentilerini zayıflatabileceği düşüncesindeyiz. Ardından 11 Eylül’de açıklanacak daha zayıf bir TÜFE verisinin de bu görünüme destek olabileceği kanaatindeyiz.