Yüzde 3,18 şubat ayı enflasyon tahminimiz, enflasyon ile mücadeleye odaklanan TCMB’nin işini zorlaştırmaktadır. Bu nedenle 2026 yılı şirketlerin kredi kullanımları hem zor hem de pahalı olmaya devam edecek.
İTO İstanbul Tüketici Fiyat Endeksini 1 Mart 2026 tarihinde açıkladı ve Şubat 2026 enflasyonu yüzde 3,85 geldi. Gıda yüzde 6,87, alkol ve tütün yüzde 5,38 ve ulaştırma yüzde 4,95 arttı. Şimdi gözler 3 Mart’ta açıklanacak TÜİK verilerinde. Bu verilere göre dezenflasyon ile mücadele eden TCMB para politikasına yön verecek. TÜİK ile İTO metodolojik farkı çok kısa özetledikten sonra çalışmamızın detayını anlatacağım. İTO, 336 ana madde ve 493 alt maddeyi endeks kapsamına alırken TÜİK 428 madde ve 972 alt maddeyi kapsamaktadır. İTO sadece İstanbul’u kapsarken TÜİK 81 il ve 239 ilçeyi kapsamaktadır. Son olarak gıda ve konutun ağırlığı İTO’da daha fazla ve diğer kalemler birbirine yakındır. O zaman İTO İstanbul endeksi yüzde 3,85 geldiğine göre TÜİK şubat enflasyonu ne gelecektir? Bu hesaplamayı yapabilmek için TÜİK ve İTO verilerini kullanarak ekonometrik model ve regresyon analizi yaptık. Buna göre,
TÜİK Şubat 2026= 0,18+(0,78*şubat İTO enflasyonu)
Şubat enflasyon verisine yüzde 3,85 girdiğimizde TÜİK Şubat 2026 enflasyonunu yüzde 3,18 olarak hesaplıyoruz. Yıllık enflasyon yüzde 30,65’den yüzde 31,82’ye çıkıyor. 60 aylık veri yerine TCMB’nin dezenflasyon ile mücadelesindeki iki yıllık zaman dilimini aldık. Regresyon analizinde alfanın düşmesi enflasyonda katılığın azaldığını, İstanbul’daki fiyat hareketlerinin Türkiye genelini daha iyi yansıttığını göstermektedir. Bu modellerde kullanılan R2 yüzde 83 ve modelin güçlü olduğunu gösteriyor. Öte yandan standart hatanın 0,28 olması modelin tahmin gücünü artırmaktadır.
Savaş nedeniyle faizde 100 baz puan artış gelebilir
Peki bu sonuçlar TCMB’nin para politikalarını nasıl etkileyecek? Yüksek gelen ocak enflasyonu yüzde 4,84’ün ardından şubat enflasyonunda beklentilerin üzerinde yüzde 3,18 gelme ihtimali 12 Mart 2026’da yapılacak Para Politikası Kurulu toplantısında, TCMB’nin faiz indirimi yapmayarak pas geçmesine neden olacaktır. Hatta savaş nedeniyle 100 baz puan dahi artırabilir. Ocak ve şubat enflasyon toplamının yüzde 8 civarında olması TCMB’nin para politikalarında gevşemeye gitmesini zorlaştıracaktır.
Şirketlere etkisi,
1- Politika faizindeki düşüş zaman alacaktır. 2026’nın ilk çeyreğinde faiz indirimi olmayacaktır. Yıl sonu itibariyle politika faizinin yüzde 28 civarında olmasını bekliyoruz. Bu trend reel faizin 2026 yılında yüksek olacağını gösteriyor. Bizim model reel faizin 2026 ÜFE ve Kredi maliyet verilerine göre yüzde 13-14 seviyesinde olacak (bu oran A Ratingine sahip firmalar için geçerlidir. Daha düşük reytingde yüzde 2-3 artması normaldir).
2- TCMB’nin TL krediler ve YP krediler için konulan büyüme sınırlarında 2026 yılı için gevşeme beklentisi azalmıştır. Özellikle YP kredilerde ihracat istisnasının olmaması işleri zorlaştıracaktır.
3- Para politikaları ve reel faiz döviz talebini dengeleyecek olup kurun ihracata etkisi sınırlı olacaktır. Öte yandan savaş nedeniyle enerji fiyatlarındaki artış maliyeti olumsuz etkileyecektir.
4- İhracat ve döviz kazandırıcı faaliyetlerin finansmanında çok etkili olan Reeskont kredilerine ulaşımı kaynağın cazip koşulları nedeniyle zor olacaktır. Şu anda mevcut TL reeskont kredi tutarı 1.03 trilyon TL’dir. Kurumsal ve ticari kredilerin yüzde 6’sı.
Sonuç olarak, yüzde 3,18 şubat ayı enflasyon tahminimiz, enflasyon ile mücadeleye odaklanan TCMB’nin işini zorlaştırmaktadır. Bu nedenle 2026 yılı şirketlerin kredi kullanımları hem zor hem de pahalı olmaya devam edecek.