Üretim planlaması, bakım ve onarım, üretim kalitesi ve fire için mutlaka yapay zeka araçlarını kullanın. Büyüme motivasyonundan, satış hacmine odaklanmaktan vazgeçin ve bu konuda korkmayın. Her işi yapmak zorunda değilsiniz. Uzun vadeli müşteri ve ürün kârlılığına odaklanın.
TCMB Başkanı Sayın Karahan tarafından açıklanan 2026/II. Enflasyon Raporu’nu değerlendirdiğimde şirketler açısından risklerin arttığını görüyorum. TCMB ara enflasyon hedefini 2026 için % 16’dan %24’e 2027 yılı için ise %9’dan % 15’e çıkararak hedeflerinde önemli değişikliğe gitti. Bunun para politikasına olan etkilerini göreceğiz. Enerji ve Jeopolitik sorunlar kaynaklı riskler arttı ve fiyatlar üzerindeki baskı tüm ekonomilerde hissedilmeye başlandı. Nisan ayı TÜFE %4,18 ve ÜFE %3,17 geldi. ABD’de Nisan TÜFE %3,8 ancak ÜFE %6, Avrupa Birliği’nde TÜFE %3, ÜFE %3,4 Mart (Nisan ÜFE açıklanmadı). Şirketleri bekleyen önemli riskler şunlar:
Küresel büyüme %3,1’e çekildi
1- Enflasyonda yukarı trend tüm dünyada faizlerin artmasına neden oldu. ABD’de 10 yıllık tahvil faizi bu ay 34 baz puan artarak 15 Mayıs 2026 tarihi itibariyle %4,59’u gördü. Almanya’nın 10 yıllık tahvili bu ay 21 baz puan yükselerek %3,17’e çıktı. Haziran ayında yapılacak Merkez Bankaları toplantısında faiz artışı pas geçilir veya faiz artabilir. Özet, borçlanma maliyetleri TL, dolar ve Euro yüksek olmaya devam edecek paranın maliyeti artacak, TL borçlanmada faiz oranı yüksek olmaya devam edecek. Güncel TL kredi maliyeti yıl efektif BSMV hariç %51.
2- Globalde, Avrupa Birliği’nde ve ülkemizde büyüme; faizlerin yükselmesi, hammadde ve lojistik maliyetlerinin artması ile yavaşlayacak. Küresel büyüme % 3,3’ten % 3,1’e çekildi. Avrupa Birliği ilk çeyrekte %0,1 büyüdü. Ülkemiz için IMF tahmini % 3,4, piyasa katılımcıları anketinde ise %3,3. 2026 yılında talebin zayıfladığı makroekonomik ortamda iş yapacağız. Buna Körfez’e olan ihracatımız da eklendiğinde iş yapmak zorlaşacaktır.
3- Yüksek faizin bir süre kalıcılığı TL’nin güçlü kalmasına neden olacak. Artan hammadde, lojistik ve enerji maliyetleri ile ilk 4 ayda ÜFE %10,6 artarken, sepet kurdaki değişim %4,6’da kalmıştır. (sanayi sektöründe toplam satışın %32’si ihracat). İhracat veya hizmet ihracatı yapan firmalar üzerinde kar baskısı daha da hissedilecektir.
4- Hammadde, lojistik ve enerji fiyatlarının artması ve artan riskler nedeniyle açık hesaptan kısa vade ve peşine dönen alımlar nedeniyle işletme sermayesi ihtiyacı artacak. Zaten likidite yönetiminde zorlanan firmalar artan işletme sermayesi ihtiyacıyla şartlar, biraz daha zorlaşacaktır.
5- Enerji, hammadde fiyatlarındaki artış ve turizm gelirlerinde 2026 yılında yaşayacağımız baskı nedeniyle Cari açık geçen yılın ilk üç ayında 14,1 milyar USD iken bu yılın ilk üç ayında 23,7 milyar dolara çıktı; artış %68. Şirketlerin açık pozisyonu 200 milyar doları geçti. Yüksek faiz TL’yi güçlendirirken cari açıkta hızlı artış ve şirketlerin 200 milyar doları geçen açık pozisyonu döviz talebi için önemli bir risk olarak duruyor.
%3 döviz dönüşüm desteği büyük fırsat
Bu riskleri yönetebilmek için neler yapmalıyız. Her risk için sırasıyla çözüme yer vereceğim.
1- Dolar ve Euro maliyetlerinde artış olma olasılığına karşın hâlâ TL borçlanma ( TL reeskont hariç) maliyetlerine göre ihracatçı ve döviz kazandırıcı faaliyetlerde bulunan firmalar için avantajlıdır. İlk 4 ayda TL kredi kullanan firmanın maliyeti % 16, dolar kullananların maliyeti %7,6 ve Euro kullananların maliyeti %6,4. İhracat ve döviz kazandırıcı faaliyeti olan firmalar için TL reeskont faiz oranı %24 ile oldukça avantajlı. Yine %3 döviz dönüşüm desteği büyük fırsat. TCMB 458 milyar TL destek sağladı. Operasyonel olarak bazı detaylar var ama uğraşmaya değer. Hak ettikleri halde hâlâ bazı şirketler bu operasyonel yüklerden ve planlama yapmadıklarından almıyorlar. FX kredilerde faiz riskini yönetmek için değişken yerine fixed faizle kredi kullanımı tercih edilmelidir.
2- Pazarlama ve satışta daha agresif olmalıyız. Şirketin yönetim kurulu başkanından güvenliğine kadar herkes katkıda bulunmalıdır. Yönetim kurulu başkanı ve üst yönetim, müşteri ziyaretleri yaparken güvenlikteki takım arkadaşımız şirketimize gelenleri çok iyi karşılayarak iyi bir müşteri deneyimi ortaya çıkarırlar. YZ azar araştırmaları ve trendler yine müşteri verilerine dayalı YZ uygulamaları ile aktif ve performansa dayalı satış ve ilişki yönetimini her zamankinden daha fazla yapmalıyız. Müşteri beklemenin zamanı çoktan geçti.
3- SMM ve OPEX’te artış “0” a yaklaşan ( 2026/Q1 net kâr oranı sanayi %1, hizmet %3) şirket kârlılığını daha da zorlaştıracaktır. Neler yapabiliriz?
a- Tedarikçileriniz ile gerçekten rekabetçi koşullarda çalışıyor musunuz? Deneyin, araştırın, merak edin. Mutlaka satın almada iyileştireceğiniz alanlar çıkacaktır.
b- Üretim planlaması, bakım ve onarım, üretim kalitesi ve fire için mutlaka yapay zeka araçlarını kullanın.
c- Büyüme motivasyonundan, satış hacmine odaklanmaktan vazgeçin ve bu konuda korkmayın. Her işi yapmak zorunda değilsiniz. Uzun vadeli müşteri ve ürün kârlılığına odaklanın.
d- Paranın maliyetini dikkate alarak müşteri vadelerini ve riskini dikkate alan fiyatlandırma modellerine geçin. Satış vadesine göre maliyete AOSM*(Vade/365) ekleyin. (AOSM=WACC, Ağırlıklı ortalama maliyeti. Bu maliyet şirketin öz kaynakları ve kredi maliyetlerinden oluşur ve ağırlıklarına göre maliyetleri ile çarpılarak bulunur. %50 kredi ,% 50 özkaynak varsayımı ile her şirkete göre değişmekle beraber % 37 civarında hesaplıyorum. Vade 90 gün ise % 37*(90/365) formülü ile vade için %9,4 fonlama maliyetini koymak gerekir. Eğer 30 gün satar iseniz maliyet %3 olur.)
e- Rutin işler için robotik sistemler kullanın.
f- İNCOTERMS’e tekrar analiz ederek ihracat ve ithalat teslimlerini gözden geçirin.
g- YZ ile süreçleri uçtan uca yöneterek verimsizliği ortadan kaldırın.
h- Her harcamanın fayda ve maliyet analizini yaparak verimsizliği ortadan kaldırın ve şirketin karlılığına katkısı olmayan tüm atıl assetleri elden çıkarın.
Doğal hedge’den vazgeçmeyin
1- Kredili satışları tekrar gözden geçirin mümkün olan en kısa vadede satmaya çalışın. 90 günü kesinlikle geçmeyin. Stokları daha hızlı çevirin ve uluslararası alımları düşen CDS ve güçlü bankacılık sistemimizi avantaja çevirerek 90-365 gün vadeli LC’ler kullanın. Bir öneri de TCMB ihracat ve döviz kazandırıcı faaliyetlerin finansmanında kullanılan YP kredilerde büyüme sınırını kaldırması iyi olur.
2- Açık pozisyon büyük sorun geçmişte şirketlerin bilançolarına çok zarar verdi. Bu nedenle doğal hedge’den vazgeçmeyin hedging ürünlerini (forward, opsiyon) kullanın. Bütçelediğiniz kurun altında veya üstünde alış ve satış işlemine bağlı olarak forward, opsiyon alın ve satın.
Sonuç olarak, küresel olarak artan fiyatlar nedeniyle Merkez Bankaları para politikalarında sıkılaşmaya gidecekleler. Bu durumda risklerimizi ve çözümleri yazdım umarım faydalı olur.