Türkiye 1995 yılında yaklaşık 1000 civarında ürünü, 50 civarında ülkeye satabiliyordu. Sonra 2024 yılında yaklaşık 1700 civarında ürünü, 120 civarında ülkeye satabilmeye başladı. Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği düzenlemesi, Türkiye’ye son derece iyi geldi.
Geçen hafta “Dubai şimdi ne olur?” diye sordum. Aldığım tepkilerden anladığım, Türkiye’de Türkiye’nin ekonomik potansiyeli ile ilgili son derece yanlış bir kanaat var. Bugün oradan başlayayım ve Dubai’nin farkına işaret edeyim.
Doğrusu ya, 2003 yılında Irak’a ilk kez gittiğimde bende de benzer bir yanlış kanaat vardı ki, toplantılardan birinde Iraklı bir kamu görevlisi “Türkiye bölgemizin sanayi devidir” deyince ilk anda şaşırdığımı hatırlıyorum. Daha önce vaziyeti hiç böyle ifade etmedim diye herhalde. Memleketin performansının farkında olmadığımdan ya da. Belki de Türkiye’yi hep Batılı ülkelerle karşılaştırmaya alıştığımdan. Belki Ortadoğu ile hiç ilgilenmediğimden.
Bir OSB’mizi görmeden Türkiye hakkında konuşmayın
Herhalde bu yaygın yanlış kanaati bizzat yaşamış olduğumdan, artık sık sık yurt dışı göreve atanan büyükelçilerimizden üniversite öğretim üyelerine, Türkiye’yi yurt dışında temsil edecek ya da Türkiye’den bahsedecek herkese en azından bir organize sanayi bölgemizi (OSB) ziyaret etmelerini öneriyorum. Gebze’deki, Manisa’daki OSB’leri görünce, benim kafamdaki Türkiye imajı değişmişti. Aynı durum, Konya ve Gaziantep OSB’leri için de geçerli esasen.
Aslında Türkiye’de hemen her ilde bir OSB var. Faaliyette olan OSB’lerin sayısı 285 civarında. Faaliyete geçecek olanlarla birlikte bakarsanız sayı 370’i geçiyor.
Şimdi geçen haftaki grafikleri Batı Avrupa’nın üstünü kapatarak bir daha vereyim öncelikle. Bölge ülkeleri içinde Türkiye’nin ürün ve ülke bazında ihracat performansına bir bakın 1995 ve 2024 için (Şekil 1-2).
Türkiye 1995 yılında yaklaşık 1000 civarında ürünü, 50 civarında ülkeye satabiliyordu. Sonra 2024 yılında yaklaşık 1700 civarında ürünü, 120 civarında ülkeye satabilmeye başladı. Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği düzenlemesi, Türkiye’ye son derece iyi geldi. Türkiye İsrail dahil, bölgemizdeki ülkelerden ayrıştı. Performansımızı Hindistan ve Çin ile karşılaştırmalı olarak görüyorsunuz işte.
Çin, 1995 yılında 1700 civarında ürünü 20-25 civarında ülkeye satarken, 2024’te 2400 civarında ürünü, 120 civarında ülkeye satabilmeye başladı. Hindistan ise 1200 civarında üründen 1700 civarında ürüne çıktı, satış yaptığı ülke sayısını da 80’lerden 100’lere çıkardı.
Ama Türkiye’nin performansı da göz kamaştırıcı aslında. Peki, toplam ihracatımızın ne kadarı imalat sanayi ürünü? Yaklaşık yüzde 80’i 2023 yılı itibariyle. Türkiye ilk OSB’nin Bursa’da 1960’larda kurulması ile bir sanayi ülkesi olma yolunda adımlar atmaya başladı.
1980’lerde dışarı açılma hamlesi ihracatımız içinde sanayi ürünlerinin payını belirgin hale getirdi. Zaten satacak başka bir şeyimiz de yoktu. Petrol yok, doğal gaz yok. Ne ihraç ettiysek ürettiklerimizi ihraç ettik. Ve bunların yüzde 50’sini Avrupa Birliği pazarına dünyanın en sofistike pazarına satıyoruz, unutmayın.
Rusya Körfez ülkesi olurken, Dubai o kategoriden çıktı
1993 yılından 2023 yılına bölgemizdeki ülkeler içinde üç tane dikkat çekici gelişme oldu. Birincisi, 1993 yılında Rusya’nın toplam ihracatının yaklaşık yarısı imalat sanayi ürünlerinden oluşuyordu. Ve Rusya bölge ülkelerinin toplam imalat sanayi ihracatının yüzde 15’ini tek başına yapıyordu (Şekil 3-4).
2023 yılında Rusya’nın imalat sanayii ihracatı toplam ihracatının yüzde 20’sine doğru geriledi. Rusya’nın toplam ihracatı ufalırken, ülkenin bölgemizin toplam imalat sanayii ihracatı içindeki payı yüzde 15’lerden yüzde 5’e doğru geriledi. Ne oldu? Rusya bir tek petrol ihraç eden bir ülke, bir nevi, Körfez ülkesi oldu.
İkincisi, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ihracatı içinde imalat sanayii ürünlerinin payı 1993 yılında yüzde 15 civarındaydı ve o dönemde bölgemizin toplam imalat sanayi ihracatının içinde BAE’nin payı yüzde 5’in altındaydı.
Burada BAE’nin Cebel Ali Serbest Ticaret Bölgesi’ni 1985 yılında kurmaya başladığını ve o yıl bölgede 19 şirket olduğunu not edeyim. Bugün bölgede 10 binden fazla şirket, faaliyet gösteriyor.
2023 yılına geldiğimizde, BAE’nin toplam ihracatı içinde imalat sanayii ürünlerinin payı yüzde 60’a yaklaşmıştı. Bu performansı ile BAE bölgemizin toplam imalat sanayii ihracat içindeki payını yüzde 10’a yükseltti. BAE, Körfez ülkesi olmaktan çıktı, bir nevi.
Üçüncü olarak ise, Türkiye’ye bakalım. 1993 yılında Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 70’i imalat sanayii ürünlerinden oluşuyordu. Türkiye bölgemizin toplam imalat sanayii ihracatının yüzde 10’unu gerçekleştiriyordu.
2023’e gelindiğinde ise Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 75’i imalat sanayii ürünlerinden oluşuyordu. Ve bu performansla bölgemizin toplam imalat sanayii ihracatının yüzde 15’ini Türkiye üstlenmişti.
Bölge ülkeleri arasında son otuz yılda imalat sanayi ihracatına yönelen bir ülke olarak öne çıktı BAE. “Son 30 yılda ne oldu?” derseniz; Rusya bir Körfez ülkesi olurken, BAE bir sanayi ülkesi olarak bölgemizde Rusya’nın bıraktığı boşluğu doldurdu.
Ben ona BAE diyorum ama siz Dubai diye okuyun. Cebel Ali Serbest Ticaret Bölgesi Körfez’in içinde Dubai ile Abu Dhabi arasında yer alıyor. Yaklaşık 57 kilometrekare büyüklüğünde bir alan.
Türkiye’de yalnızca İzmir-Manisa-Aydın arasındaki OSB’lerin büyüklüğü de bu kadar. Konya’daki OSB’ler ile Gaziantep OSB’leri 40-45 kilometrekare büyüklüğünde. Nedir? Türkiye’de her yerde bir sürü Cebel Ali var aslında. Üstelik biz burada onlardan vergi de alıyoruz.
Boşuna size, Türkiye hakkında kanaat edinmek istiyorsanız, mutlaka bir OSB’yi ziyaret edin demiyorum. Tekrar edeyim, Türkiye kendi bölgesinde hakikaten bir sanayi devidir.
Şimdi yapılması gereken AB’nin “Made in Europe” sürecini Türkiye için bir reform hamlesine çevirmek, dışa açılma sürecini genişletmek ve eksiklerimizi tamamlamaktır.
O vakit, Türkiye bölgemizin imalat sanayi ihracatında Dubai’nin yaratacağı boşluğu doldurmaya aday olabilir. Finansal sektörde Dubai’den doğacak boşluk için ben hala Kıbrıs’ı en iyi aday olarak görüyorum. Hukuk sistemi orada daha da önemli.
