Merkez Bankası rezervlerinin yeterliliğini ölçmek için kullanılan ilk kriter; rakamın altı aylık ithalat faturasını karşılama kapasitesidir. İkinci ölçüt; brüt rezervlerin bir yıl içinde vadesi dolacak dış borç yükümlülüklerini bütünüyle göğüsleyip göğüsleyemediğidir. Merkez Bankası’nın brüt rezervleri 155 milyar dolardır. Bu tutar, kısa vadeli dış borç yükümlülüklerimizin yüzde 65’lik kısmını karşılıyor. Yanı sıra yaklaşık 5,5 aylık ithalatı finanse edebiliyor.
22 Nisan’daki Para Politikası Kurulu toplantısı, piyasalara rehberlik etme açısından kritiktir. Yabancılar bir aydır Türkiye’den çıkıyorlar. Yerli yatırımcılarda şu aşamada belirgin bir döviz talebi gözlenmiyor. Hâlihazırdaki enflasyonla mücadele programının olmazsa olmaz şartı, Türk lirasının reel olarak değerli kalmasıdır. Hürmüz konusunda İran geri adım atsa, müthiş bir rahatlama yaşarız. Ancak Boğaz’ın nisan sonuna kadar normale dönme olasılığını yüzde 10 gören bahis piyasaları, mayıs bitimine kadarki açılışa yüzde 30 şans tanıyor. Kısacası, Türkiye’nin makroekonomik ve finansal göstergeleri üzerindeki baskı sürebilir.
Faiz kararı, Türkiye’nin yükümlülüklerini yerine getirme kabiliyetini koruma iradesinin bir ilanı sayılacaktır. Para politikasında tavizsiz bir duruş zorunludur. Rezervlerin daha fazla aşınmaması ve finansal istikrarın sürmesi önemlidir. Faizin artırılabileceğini düşünüyorum. Bu artış hem yerli yatırımcının güvenini pekiştirecek hem de küresel sermayeye ‘‘Riskleri yönetiyoruz’’ mesajını verecektir.