Dünya ekonomisi tuhaf bir süreçten geçiyor. Petrol, doğal gaz ve gübre gibi hayati maddelerin pazarlarla bu kadar uzun süre buluşamaması, normal şartlarda kriz beklentisini tırmandırır. Gelgelelim, geçmişte biriktirilen rezervlerin devreye sokulması sorunları öteliyor.
Madalyonun diğer yüzünde, bu risklere meydan okuyan, dizginlenemez bir yapay zekâ çılgınlığı var. ABD’nin teknoloji devlerinin yalnızca bu yılki sermaye harcamaları bir trilyon dolara yaklaşacak. Çinli ve Avrupalı aktörlerin yapacakları hamlelerle birlikte, küresel yatırım tutarı 1,5 trilyon doları bulabilir. Eşikteki büyük halka arzlar da fiyatlamaları şekillendiriyor. Borsa endeksleri zirve seviyelerde geziniyor. Merkez bankalarının sert faiz artırımlarına gitmeyeceğine yönelik inanç, yatırımcıları bu riskli oyunun içinde tutuyor.
Ancak geçmişteki finansal balonlar önemli dersler barındırıyor. Her spekülatif dalganın son evresi, gözleri kör eden bir coşku perdesiyle açılır. Tarihte ne iş yaptığı bilinmeyen hayali yapılara sermaye akıtıldı. Bugün de ticari geri dönüşü henüz belirsiz olan yapay zekâ girişimleri milyar dolarlık değerlemelerle borsaya adım atıyor. Önümüzdeki dönemde gerçekleşecek OpenAI, Anthropic ve SpaceX gibi şirketlerin halka arzları bu çılgınlığın son perdesi olabilir. Yatırımcılar ufuktaki tehlikeyi net bir şekilde görseler de kazançların cazibesine yenik düşüyorlar. Kısacası küresel finans sahnesinde bugün, eğreti dengeler ve ertelenen iradeler rol oynuyor.