Izaka Terrace'da düzenlenen “3 Şef, 1 Sofra, 3 Hikâye” başlıklı Chef's Table gecesi, konuklarına sadece unutulmaz bir lezzet şöleni değil, aynı zamanda Anadolu'nun hikâyeleriyle dolu bir kültür yolculuğu ve eğitime destek olmanın verdiği derin bir dayanışma duygusu yaşattı. Taksim’de CVK Park Bosphorus Hotel’in terasındaki restoranda gerçekleştirilen etkinlik, coğrafyamıza özgü otantik tatları çağdaş dokunuşlarla sunarken, çocukların eğitimine destek olma imkânı da yarattı.
Izaka Terrace’ın Baş Şefi Serhat Eliçora’nın ev sahipliğinde gerçekleşen gecede, Avlu Restoran’ın Executive Şefi Özgür Üstün ve Octo İstanbul’un Executive Şefi Şafak Erten mutfaklarını birleştirerek konukları unutulmaz bir lezzet yolculuğuna çıkardı. Üçü de Bolu Mengenli olan, aynı okuldan peşpeşe mezun şeflerin “Yereli Korumak Geleceği Korumaktır” felsefesiyle hazırladığı özel menü, Anadolu’nun coğrafi işaretli, yöresel ve mevsimsel ürünlerinden ilham aldı. Çanakkale’nin taze karidesleri, Trakya’nın organik kuzu eti ve Ege’nin zeytinyağlı otları gibi malzemeler, şeflerin elinde hem geleneksel hem de yenilikçi tatlara dönüştü. Her tabak, yerel üreticilerin emeğini ve topraklarımızın bin yıllık kültürel mirasını sofraya taşıyarak, konuklara sadece lezzet değil, aynı zamanda derin bir hikâye sundu.
Gecenin menüsü, Serhat Eliçora’nın Ege usulü kabak çiçeği dolmasıyla başladı. Eliçora, Ege köylerinin anılarını tabağa taşıyarak zeytinyağlı otlar ve taze malzemelerle hazırladığı bu lezzetiyle konukları âdeta bir Ege bahçesine götürdü. Ardından, Şafak Erten’in Çanakkale karidesli ve bezelyeli kuskusu, deniz ürünleriyle tanınan mutfağının zarif ve minimal dokunuşunu yansıttı. Ana yemekte, Özgür Üstün’ün Trakya usulü kuzu gerdanı, bölgenin bereketli topraklarından gelen otantik tatları modern bir sunumla buluşturuyordu. Finalde ise güllü dondurma, limonlu reyhan şerbeti ve tahinli akıtma sunuldu.
Serhat Eliçora, Özgür Üstün ve Şafak Erten’in iş birliğiyle gerçekleşen Chef’s Table gecesi, Türk mutfağının zengin mirasını modern bir perspektifle sunarken, yerel üreticilere ve sosyal sorumluluğa olan bağlılığıyla da fark yarattı. TOÇEV’e yapılan bağışlarla çocukların eğitimine destek olan bu etkinlik, konuklara dayanışma duygusu, kültürel bir yolculuk ve lezzet dolu deneyim sunan bir platforma dönüştü. Izaka Terrace, bu özel geceyle tutkunlarına sadece bir yemek deneyimi değil, aynı zamanda Anadolu’nun hikâyelerini ve çocukların hayallerini destekleme fırsatı sundu.
Geceden elde edilen tüm gelir, TOÇEV’e (Tüvana Okuma İstekli Çocuk Eğitim Vakfı) bağışlanarak maddi imkânsızlıklar nedeniyle eğitimine devam etmekte zorlanan çocuklara umut oldu. 1994 yılında Ebru Uygun ve beş arkadaşının, beş çocuğun eğitim hayatını değiştirmek için yola çıkmasıyla kurulan TOÇEV, “Okumak Her Çocuğun Hakkıdır” mottosuyla 30 yıldır Türkiye’nin dört bir yanındaki çocuklara destek sağlıyor. Bugüne kadar 8 milyondan fazla çocuğun eğitim yolculuğuna dokunan vakıf, sadece akademik başarıyı değil, çocukların kişisel ve sosyal gelişimlerini de önceliklendiriyor. TOÇEV, kırtasiye malzemeleri, okul kıyafetleri, mevsimsel giysiler ve hijyen ürünleri gibi temel ihtiyaçların yanı sıra, psikososyal atölye çalışmaları ve sosyal uyum programlarıyla çocukların sağlıklı, bilinçli ve üretken bireyler olarak yetişmesine katkı sağlıyor.
Vakfın hayata geçirmeyi planladığı kendinin ötesine geçmek, kendini aşmak anlamlarına gelen Metanoya ismini alan TOÇEV Köyü projesi, çocukların doğayla bağ kurmasını ve sürdürülebilir bir gelecek tasarımına katkı sağlamasını hedefliyor. Bu proje, çocuk dostu bir eko-turizm alanı olarak hem eğitim hem de doğa bilincini bir araya getiriyor. TOÇEV’in “Yaşasın Okulumuz”, “Günebakan” ve “Bir Şey Değişir, Her Şey Değişir” gibi 31 kurumsal sosyal sorumluluk projesi, çocukların hayatlarına dokunarak toplumsal dönüşüme öncülük ediyor.
Vakfın şeffaf, birleştirici ve sevgi dolu yaklaşımı, Izaka Terrace’ın bu özel gecesindeki dayanışma ruhuyla mükemmel bir uyum sağladı. Gecenin sonunda masalardan yükselen alkışlar, sadece şeflere ve hazırladıkları yemeklere değil, dayanışmaya duyulan takdiri de gösteriyordu.