HİLAL SÖNMEZ/KAYSERİ
Toplantının açılış konuşmasını yapan Abidin Özkaya, Merkez Bankası'nın temmuz ayı faiz toplantısında reel sektörün faiz indirimi beklentisinin karşılanmadığını belirterek, alınan kararın düşük kur ve yüksek faiz ortamının bir süre daha devam edeceğine yönelik güçlü sinyaller verdiğini ifade etti. Bu durumun kısa vadeli sermaye girişlerini teşvik eden mevcut ekonomik yaklaşımın devamı niteliğinde olduğunu dile getiren Özkaya, yabancı sermayeye karşı olmadıklarını, ancak ihtiyaç duyulan yabancı sermayenin yatırıma üretime, istihdama ve katma değer oluşturan alanlara yönelen doğrudan yatırımlar olması gerektiğini söyledi.
Mevcut ortamın en büyük yükünü üretim yapan, istihdam sağlayan ve ihracat gerçekleştiren reel sektörün taşıdığına dikkat çeken Özkaya, finansal kaynakların üretim yerine yüksek faiz getirisi sağlayan mevduat hesaplarında değerlendirildiğini, yıllık faiz giderlerinin yatırım bütçelerinin çok üzerine çıktığını ifade etti. Kredibilitesi yüksek firmaların dahi bankaların kredi genişleme sınırları nedeniyle finansmana erişmekte zorlandığını belirten Özkaya, bu durumun sanayiciyi yatırım yapmaktan uzaklaştırarak mevcut faaliyetlerini sürdürme mücadelesi vermeye zorladığını kaydetti.
Reel sektörün yeniden güç kazanabilmesi için ticari kredilerin tüketici kredilerinden ayrıştırılarak yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade eden Özkaya, ihracatçılar ve imalatçılar için ilave finansman destekleri sağlanmasını, istihdam üzerindeki mali yüklerin azaltılmasını istedi.
Konkordato ve iflaslar üretim açısından önemli bir uyarı
Daha sonra kürsüye gelen Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci ise “Enflasyonla mücadele elbette hepimizin ortak hedefidir. Fiyat istikrarı sağlanmadan sürdürülebilir büyümenin mümkün olmadığını biliyoruz. Ancak üretim ekonomisinin ayakta kalması da en az bunun kadar önemlidir. Çünkü üretimin olmadığı yerde ne ihracattan, ne istihdamdan ne de kalıcı refahtan söz edebiliriz" dedi. Bugün sanayicinin yalnızca yüksek faizle değil; finansmana erişimde yaşadığı güçlükler, yüksek üretim maliyetleri, kur baskısı, daralan iç ve dış talep ile azalan kârlılıkla mücadele ettiğini belirten Büyüksimitci, son dönemde artan konkordato ve iflas haberlerinin üretim hayatı açısından önemli bir uyarı niteliği taşıdığını söyledi.
Sanayicinin beklentisi öngörülebilir ekonomi ve erişilebilir finansman
Sanayicinin karşı karşıya olduğu finansman yüküne dikkat çeken Büyüksimitci, "Bugün birçok işletmemiz kârını yatırımına, üretimine ya da ihracatına değil; finansman giderlerine harcamak zorunda kalmaktadır. Sanayicimiz alın teriyle kazanıyor, kazandığını faize veriyor" ifadelerini kullandı. "Üretim yapan işletmelerimiz ayakta kalma mücadelesi verirken, finansman maliyetleri yatırımların ve büyümenin önündeki en büyük engel haline gelmiştir. Üretim yapan, istihdam sağlayan ve ihracat gerçekleştiren işletmelerimizin bu yükü uzun süre taşıması mümkün değildir" diyen Büyüksimitci, sanayicinin bugün en büyük sorununun talep değil finansmana erişim olduğunu kaydetti.