MUSTAFA AK - Vizyon Şirket Ortağı
Turizm sektörü Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden biridir. Ürettiği katma değer ile büyümeye ve istihdama katkısı yüksektir. Döviz kazandırıcı etkisiyle cari açığın azaltılmasında önemli bir rol oynamaktadır.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32/7 maddesine göre ihracat yapan işletmelerin ihracattan elde ettikleri kazançlarına kurumlar vergisi oranı 5 puan indirimli uygulanmaktadır.
Aynı kanunda yer alan başka bir teşvik daha vardır. Buna göre mimarlık, mühendislik gibi belirli sektörlerdeki hizmet işletmelerinin, yurt dışında bulunan kişilere Türkiye’de verdikleri ve münhasıran yurt dışında yararlanılan bu hizmetlerden elde edilen kazançlarının %100’ü beyanname üzerinde matrahtan indirilebilmektedir.
Bu yazımızda bu iki kurumlar vergisi teşvikinin turizm ve özellikle konaklama sektöründe uygulanabilirliğini irdeledik.
Turizm sektörü
Turizm sektörünün başlıca bileşenleri başta oteller olmak üzere konaklama işletmeleri, seyahat acenteleri, rehberler ve kruvaziyer (gemi) turları olarak sınıflandırılabilir.
Türkiye’de turizm geliri 2025 yılında bir önceki yıla göre %6,8 artarak 65 milyar dolar, yurt içinde ikamet edip başka ülkeleri ziyaret eden vatandaşlarımızın harcamalarından oluşan turizm gideri, 9,5 milyar dolar olmuştur.
Ülkemize giriş yapan ziyaretçi sayısı 2025 yılında bir önceki yıla göre %2,7 artarak yaklaşık 64 milyon kişi oldu (tüik.gov.tr).
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre, 2025 yılında Türkiye genelindeki işletme ve basit belgeli konaklama tesislerinde yıl boyunca otellerde toplam 99 milyon kişi konakladı. Bunların yaklaşık 49 milyonunu yabancı kişiler teşkil etmektedir.
İhracatta 5 puanlık indirim
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32/7 maddesine göre ihracat yapan kurumların münhasıran ihracattan elde ettikleri kazançlarına kurumlar vergisi oranı 5 puan indirimli uygulanmaktadır.
Hali hazırda genel oran %25 olduğundan ihracat kazançlarında vergi oranı %20 olarak uygulanır.
Örneğin bir şirketin 20 milyon TL’lik kazancının yarısı ihracattan yarısı diğer gelirlerden teşekkül ediyorsa ödeyeceği vergi 10 milyon TL yerine, (10 X 0,25) + (10 X 0,20) = 9 milyon TL olmaktadır. Bu teşvik ihracatçı şirketlere sağlanan önemli bir avantajdır.
Kimler bu teşvikten yararlanıyor?
İhracat yapan kurumlar gerek mal gerekse hizmet ihraçlarından elde ettikleri kazançlarına münhasır olmak üzere ilgili dönemde geçerli olan kurumlar vergisi oranını 5 puan indirimli uygulayabilir. Bu madde uygulamasında hizmet ihracı, yurt dışındaki bir müşteri için yapılan ve yurt dışında faydalanılan hizmetleri kapsamaktadır.
Yurt dışından satın alınan malların Türkiye’ye girmeksizin başka bir ülkedeki müşteriye satılmak suretiyle ihraç edilmesi halinde de 5 puan indirimden yararlanılabilir.
Yurt içinden, serbest bölgeler ile gümrüksüz satış mağazalarında satılmak üzere bu mağazalara yapılan satışlar da ihracat olarak kabul edilmekte ve bu faaliyetten elde edilen kazançlara 5 puan indirim uygulanmaktadır.
Yurt dışında mukim müşterilere uluslararası taşımacılık hizmeti verenler de bu teşvikten yararlanır (23.05.2023 tarihli ve 49327596-125[KVKÖZ.2022.93]-97624 Sayılı Özelge).
Hizmet ihracatçılarına %100 indirim imkânı
Hizmet ihracatçılarında başka bir teşvik Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10/1-ğ maddesinde yer alıyor. Maddeye göre mimarlık, mühendislik, yazılım, muhasebe kaydı gibi bazı hizmetlerde, işletmelerin yurtdışındaki kişi ve kurumlara verdiği ve münhasıran yurt dışında yararlanılan bu hizmetlerden elde edilen kazancın %100’ü beyanname üzerinde matrahtan indirilmekte. Bu indirim ihracata tanınan 5 puanlık indirimden farklı diğer bir teşvik.
Örneğin yurtdışındaki firmaya verilen mimarlık hizmetinden elde edilen kazanç 1 milyon TL ise bu tutarın tamamı, beyanname üzerinde indirime konu edilmektedir. Bu indirimden yararlanmak için kazancın Türkiye’ye getirilmesi şart.
Ayrıca eğitim ve sağlık alanında faaliyet gösteren ve Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilere hizmet veren işletmelerin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar için de bu indirim uygulanabiliyor. Bu ikinci durumda hizmeti alan kişi hizmet anında yurtdışında değil Türkiye’de bulunuyor. Yani nihai faydalanma Türkiye’de gerçekleşiyor.
KDV’de hizmetten yurtdışında faydalanma neden önemli?
Hizmetten yurtdışında faydalanma kavramı özünde kurumlar vergisi ait olmayan, KDV Kanunu’nda yer alan bir terim.
Bildiğiniz gibi KDV Kanununa göre mal teslimi ve hizmet ifası KDV’ye tabi. Hizmet Türkiye’de verilmekle birlikte hizmetten yurtdışında faydalanılıyorsa kanun gereği istisna söz konusu. Başka bir deyişle yaratılan katma değerin nihai yararlanıcısının Türkiye’de değil yurtdışında ise KDV’yi istememek/almamak gerekiyor. Hizmet ihracında faydalanma yurtdışında olduğundan bu hizmette KDV istisnası var.
Kurumlar vergisinde yurtdışında faydalanma kavramı
Kurumlar vergisinde ise faydalanma tabiri caizse kutsal bir kavram değil. Kurumlar vergisinin ana hedefi tüm dünya kazançlarının tespit edilmesi, kavranarak vergilenmesi. Bu anlamda faydalanmanın yurt içinde ya da yurt dışında gerçekleşmiş olması prensip olarak önemli değil. Geleneksel olarak bir kazancın yurtdışı kaynaklı veya yurtiçi kaynaklı olmasının da bir önemi yok (Çifte verginin önlenmesi kurumlar vergisinin doğuşuna ilişkin değil vergilendirme yetkisine dair bir kavram).
Bu nedenle kurumlardaki teşviklerin faydalanma kriterine bağlanması pek doğru değil. Kurumlar vergisindeki teşviklerde mali politika açısından daha farklı kavramlar öne çıkıyor, çıkmalı. Örneğin ülkeye döviz girişinin sağlanması, kazançtan elde edilen paranın Türkiye’ye getirilmesi, çifte vergilendirmenin önlenmesi gibi.
Konaklama kazançlarına indirim uygulanabilir.
Bu manada başta konaklama kazançlarından elde edilen gelir olmak üzere turizmden elde edilen kazançlara ihracat muamelesi yapılması ve indirimli kurumlar vergisi oranı uygulaması son derece makul.
Yukarıda değindiğimiz gibi bu faaliyetten ihracat gibi doğrudan döviz geliri elde ediliyor, yabancı para Türkiye’de kalıyor.
Kanuna göre belgeli turizm işletmeleri ihracatçı sayılıyor
2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu’nun 13. maddesine göre belgeli işletmelerden Cumhurbaşkanı’nca her yıl belirlenen döviz miktarını sağlayanlar, ihracatçı sayılırlar. Konuya ilişkin kararda bu sınır düşük olmakla birlikte karardaki “vergi kanunlarında yer alan ihracata ilişkin hükümler saklıdır.” hükmü kafa karıştırmaktadır.
Esasında vergi kanunlarında ihracata ilişkin sınırlandırıcı bir hüküm yoktur. Ancak 2024 yılında Maliye tarafından verilen görüşte, bu hükme dayanılarak otel işletmeciliğinde 5 puan indirimin uygulanamayacağı söylenmiştir.
Ancak bu görüş idari olarak oluşturulmuştur. Yani bu görüşe dayanak teşkil eden bir kanun hükmü yoktur. Bu nedenle otel işletmelerinde 5 puan indirimin uygulanabileceği kanaatindeyiz.
İndirim nasıl uygulanabilir?
Uygulama için belli bir kriter koymak önemli. Hali hazırda konaklama tesislerinde konaklayanlardan pasaport bilgisi alınmaktadır. Bu pasaporta bağlı odada kaç gün kalındığı kolayca tespit edilmektedir. Bu durumda tesiste kalan yabancı, kaldığı gün sayısı ve döviz cinsinden elde edilen hasılat tespit edilebilir durumdadır.
Örneğin A otelinde 500 oda vardır. 2026 yılında bu odalar için toplamda 100.000 bin adet fatura kesilmiştir. Bu faturaların %40’ı yabancı uyruklu kişilere kesilmiştir. Bu tesis 2024 yılında 50 milyon TL kazanç elde etmiştir. Buna göre kazancın %40’ına yani 20 milyon TL’ye indirimli oran (%20), kalan %60’ına yani 30 milyon TL’ye kanuni oran (%25) uygulanabilir.
Sonuç yerine
Yukarıda bahsettiğimiz gibi konaklama işiyle uğraşanlar hizmet ihracatçısı değildir, bu nedenle KDV istisnasından faydalanamazlar.
Ancak bu mantığın kurumlar vergisinde devam ettirilmesine lüzum yoktur. Zira kurumlar vergisinde teşviklerin verilmesinde faydalanma kriterinden ziyade ülkeye sağlanan katma değer öne çıkmaktadır. Turizm sektörü; ülkeye net döviz girişi temin ederek ödemeler bilançosunu denkleştirmektedir. Böylece yabancı sermaye bağımlılığı azalmaktadır.
Öte yandan konaklama vergisi ve turizm payı gibi turizm sektörünün başka sektörlerde olmayan ciddi mali yükleri vardır.
İhracata sağlanan indirimli kurumlar vergisi ve indirim teşvikinin temel mantığı ülkeye döviz girişini teşvik etmek ve ödüllendirmektedir. Aynı gerekçelerle turizm sektörüne de benzer teşvik verilmesi uygun olacaktır.
Bu nedenlerle başta konaklama olmak üzere turizm sektörüne 5 puan indirimli kurumlar vergisi oranı ve/veya %100 kazanç indirimi uygulanmasını gerekli ve adil görüyoruz.