NURCAN ÖNDER
İşveren, çalışanından uyuşturucu testi yaptırmasını isteyebilir mi? İlk bakışta cevap basit görünebilir. İşveren iş sağlığı ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Ancak iş hukuku bu kadar basit bir denklem kurmuyor. Çünkü işverenin güvenlik sorumluluğunun yanında çalışanın özel hayatı ve sağlık verilerinin korunması da söz konusu... Asıl soru şu: Hangi çalışandan, hangi koşullarda ve hangi amaçla test istenebilir?
Her çalışana aynı test uygulanabilir mi?
Uyuşturucu testi konusunda temel yaklaşım risk üzerinden kurulmalı. Bir iş makinesi operatörü ile muhasebe çalışanının yaptığı iş aynı risk düzeyine sahip değil.
İşverenin amacı, çalışanın özel hayatını araştırmak değil, işyerinde güvenliği sağlamaktır. Bu nedenle testin amacı “Çalışan özel hayatında uyuşturucu kullanıyor mu?” sorusuna cevap bulmak olmamalı. Asıl mesele, çalışanın yaptığı iş açısından güvenlik riski oluşturup oluşturmadığıdır.
Dolayısıyla testin iş ilişkisiyle bağlantılı, gerekli ve ölçülü olması gerekir.
Test sonucu sıradan bir İK bilgisi değil
Testin hukuka uygun yapılması, sonucunun işyerinde sınırsız biçimde kullanılabileceği anlamına gelmiyor.
Özellikle tarama testlerinde sonuçların tıbbi açıdan değerlendirilmesi ve gerektiğinde doğrulanması uzmanlık gerektiriyor. Bu noktada işyeri hekiminin rolü önem kazanıyor.
Ayrıca test sonuçları sağlık verisi niteliğinde... Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun 2022 yılında verdiği bir karar da bu konuda işverenlere önemli bir uyarı niteliğinde. Kurul, çalışanlara uygulanan test sonuçlarının işyeri hekimi olmayan bir kişiye gönderilmesini uygun bulmadı.
Yani çalışanın test yaptırmış olması, sonucunun işyerindeki herkes tarafından öğrenilebileceği anlamına gelmez. Sağlık verisine erişim amaçla sınırlı olmalı.
Çalışan testi reddederse?
- Çalışanın testi reddetmesi de otomatik olarak fesih nedeni sayılamaz.
Öncelikle test talebinin hukuka uygun olması gerekir. Test, işin niteliği ve somut riskle bağlantılı, gerekli ve ölçülü olmalıdır.
- Aynı durum rıza formları için de geçerli. Çalışanın önünde “Bu formu imzala, aksi halde işini kaybedersin” seçeneği bulunuyorsa, verilen rızanın gerçekten özgür iradeye dayanıp dayanmadığı tartışılacaktır.
- Çalışan rızası her sorunu çözen bir anahtar değildir.
- Uyuşturucu kullanmak başka, etkisi altında çalışmak başka
Bir kişinin uyuşturucu kullanmış olması ile işyerinde uyuşturucu etkisi altında çalışması aynı şey değildir.
Çalışanın işyeri dışındaki özel yaşamına ilişkin bir test sonucunun doğrudan fesih gerekçesi yapılması ile çalışma sırasında uyuşturucu etkisi altında bulunarak ciddi bir güvenlik riski yaratması aynı hukuki sonucu doğurmaz.
Özellikle yüksek riskli işlerde çalışan kişinin durumu başkalarının güvenliğini doğrudan etkileyebilir. Ancak bu durum da işverene sınırsız bir denetim hakkı vermez.
Pozitif test sonucu yeterli mi?
Cevap ne her durumda “evet” ne de her durumda “hayır”.
Pozitif test sonucu tek başına her olayda haklı nedenle fesih sonucunu doğurmaz. Belirleyici olan; işin niteliği, somut risk, testin amacı, gerekliliği ve ölçülülüğü ile sağlık verisinin nasıl kullanıldığıdır.
İşyerinde güvenliğin sağlanması vazgeçilmez. Ancak bunun yolu çalışanların mahremiyetini ortadan kaldırmaktan geçmiyor.
Hukukun kurmaya çalıştığı denge açık: İşverenin güvenliği sağlama yükümlülüğü ile çalışanın özel hayat ve sağlık verilerinin korunması.
Bu nedenle uyuşturucu testi gündeme geldiğinde yalnızca “Test yapılabilir mi?” diye sormak yetmez. Testin neden gerekli olduğu, kimin tarafından değerlendirileceği ve sonucun kimlerle paylaşılacağı da önemlidir.
Güvenlik ile mahremiyet arasındaki çizginin adını ise tek kelimeyle özetlemek mümkün; ölçülülük...