Günümüzde enerji sektörü, yalnızca kurulu güç kapasiteleriyle değil; sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve toplumsal etki gibi çok katmanlı faktörlerle yeniden tanımlanıyor. ODAŞ COO’su Caner Demirayak, bu dönüşümün merkezinde yer alan markaların artık sadece birer üretici değil, aynı zamanda teknolojik gelişimin taşıyıcısı olduklarını vurguluyor İki ülkede ve üç farklı şehirde sürdürülen enerji faaliyetleriyle milyonlarca kişiye ulaşan ODAŞ, 514 MW’lık toplam kurulu gücüyle yılda yaklaşık 1,5 milyon hanenin enerji ihtiyacını karşılıyor. ODAŞ yeni nesil şirketlerden ben onları öyle tanımlıyorum. Sürdürülebilirliği bir hedef alarak zaten işe başlıyor bu şirketler. O yüzden de hızla ilerleyerek, büyüyorlar, büyük gövdeli şirketlerin yapamadıklarını kısa sürede gerçekleştiriyorlar. Teknoloji-Sürdürülebilirlik odağı işin artı vazgeçilmez parçası. Caner Demirayak, “Ayrıca, Fethiye’deki “Ahama Living” otel yatırımlarımızla turizm alanında da değer oluşturuyoruz. Bu çeşitlilik hem finansal hem operasyonel sürdürülebilirliğimizin temelini oluşturuyor” diyor.

Bölgesel Güç ve Operasyonel Çeşitlilik
ODAŞ’ın stratejik büyüme modelinin temelinde enerji, madencilik ve turizm sektörlerindeki çok yönlü faaliyetleri yatıyor 2. Şirketin enerji üretimindeki amiral gemilerinden biri olan Çan 2 Termik Santrali, yerli linyit kömürüyle çalışan sayılı özel sektör projelerinden biri olarak öne çıkıyor. Avrupa’nın en büyük relokasyon projelerinden biri olarak hayata geçirilen bu tesis, son teknoloji baca gazı arıtma sistemleriyle donatılmış durumda. Demirayak, bu projenin benzerlerine kıyasla %300 daha ekonomik bir maliyetle tamamlandığını ve 2025 yılında 1,6 milyon MWh brüt üretim gerçekleştirdiğini ifade ediyor.
Şirketin küresel vizyonu ise Özbekistan yatırımıyla pekişiyor. 174 MWe kapasiteli doğal gaz santrali, ülkedeki özel teşebbüse ait en büyük elektrik santrali olma özelliğini taşıyor ve Harezm bölgesinin elektrik ihtiyacının yaklaşık %35’ini karşılıyor. Bu yatırımlar, ODAŞ’ın sadece yerel değil, bölgesel bir oyuncu olma kararlılığını gösteriyor.
Teknoloji: Bir Maliyet Değil, Stratejik Kaldıraç
ODAŞ için teknoloji yatırımları basit bir operasyonel destekten ziyade, rekabet gücünü artıran stratejik bir kaldıraç rolünde. Caner Demirayak, bu vizyonu "Teknolojiyi veriyi üretmenin ötesinde, onu anlamlandıracak sistemler kurmaya odaklanmak" şeklinde tanımlıyor. Şirket, BT altyapısını tamamen bulut tabanlı sistemlere taşıyarak operasyonlarını 7/24 izlenebilir hale getirmiş.
Yapay zekâ (YZ) entegrasyonu ise bu dijitalleşmenin yeni noktasını oluşturuyor. Özellikle "Galameth" adı verilen yapay zekâ destekli siber güvenlik ajanı, geleneksel sistemlerin aksine riskleri analiz edip aksiyon önerileri sunarak proaktif bir güvenlik modeli sağlıyor. Ayrıca maden sahalarında kullanılan YZ destekli araç takip sistemleri, sürüş davranışlarını analiz ederek iş güvenliğini en üst seviyeye taşıyor. Demirayak’a göre, yapay zekâ ve veri analitiği sayesinde enerji santrallerinde arıza süreleri %20’ye kadar azaltılabiliyor ve üretim planlamasında %95’in üzerinde bir doğruluk payı yakalanabiliyor 6, 10.
Madencilikte Döngüsel Ekonomi ve Stratejik Metaller
ODAŞ, madencilik alanında 10 yılı aşkın deneyimiyle Avrupa ve Orta Doğu’nun sayılı stratejik metal üreticilerinden biri konumunda. Türkiye’nin tek dikey entegre antimuan trioksit üreticisi olan Suda Maden, savunma sanayiinden batarya üretimine kadar kritik sektörlere hammadde sağlıyor.
Ancak ODAŞ’ın madencilik vizyonu sadece üretimle sınırlı değil. Şirket, Çan 2 Termik Santrali’nde oluşan uçucu külleri ekonomiye kazandırarak döngüsel ekonomiye katkıda bulunuyor. 2020 yılından bu yana gerçekleştirilen uçucu kül ve sentetik alçı taşı ihracatıyla 14 milyon doların üzerinde de gelir elde edilmiş. Bu yaklaşım, kaynak verimliliğini kurum politikasının merkezine yerleştiriyor.
Etki Yatırımcılığı ve Gelecek Vizyonu
Şirket, yatırımlarını sadece finansal getiri odaklı değil, ölçülebilir sosyal ve çevresel fayda yaratan "Etki Yatırımı" perspektifiyle ele alıyor. Aslında yeni nesil şirketlerdeki bu vizyon odağı onları diğerlerinden farklı kılıyor.
2025 yılı itibarıyla yayımlanan ilk sürdürülebilirlik raporu, bu taahhüdün somut bir göstergesi. Sadece Çan 2 Termik Santrali için gerçekleştirilen 250 milyon TL’ye yakın çevre yatırımı dikkat çekiyor.
Caner Demirayak, ODAŞ’ın temel hedefinin tüm iş birimlerinde dijitalleşmeyi yaygınlaştırarak ölçeklenebilir ve şeffaf bir büyüme sağlamak olduğunu belirtiyor. Gelecekte yapay zekâ algoritmalarının üretim ve tahminleme süreçlerine daha derin entegrasyonuyla, küresel standartların bir parçası olacağını söylüyor.