MEHMET KAYA/LEFKOŞA
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) iş örgütleri, ekonominin sadece turizm ve buna bağlı endüstrilere yoğunlaşmasının ötesine geçmeye çalışıyor.
Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Turgay Deniz düzenlemelerin yanı sıra KKTC’deki üretim imkanlarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Kıbrıs Türk Sanayi Odası yöneticileri, OSB’ler geliştirilirken ülke sanayicilerinin rekabet gücünün korunması gerekliliğine dikkat çektiler. Her iki oda temsilcisi de ülkede yılda iki kez belirlenen asgari ücretin, sendikaların da baskısıyla yüksek seviyelere ulaştığını, Temmuz 2026 itibariyle yeniden belirleme çalışmaları devam eden asgari ücretin net 52 bin 738 TL, brüt 60 bin 618 TL seviyesinde olduğu için üretim kanadında rekabet güçlerinin sınırlı kaldığını ileri sürdüler.
Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Turgay Deniz, ülkenin ekonomik ve yatırım ortamını iyileştirme yönünde adımlar atılması için sürekli çalıştıklarını, şirket kuruluşlarının dahi uzun zaman almasının yarattığı engelleri gündemde tuttuklarını vurguladı. Son zamanlarda gelen bahis ve benzeri alanlardaki bazı yatırımlardan rahatsızlığını da gizlemeyen Turgay Deniz, emlakta da dış finansmanla yapılan yatırımlarda KKTC’li iş insanlarının sermaye yetersizliği ve finansman imkanı kısıtlılığı nedeniyle kuvvetli pay alamadığını belirtti. Deniz, “Burası Avrupa toprağıdır, Avrupa Yatırım Bankası’nı, Avrupa Kalkınma Bankası’nın EBRD’nin, fonlarını buraya getirelim diyoruz, 10 yıllık, 15 yıllık, 20 yıllık düşük faizli uzun vadeli. Başka türlü yatırım nasıl yapılsın burada?” diye konuştu.
İş dünyasına negatif bakış
Deniz, KKTC’de aile ağırlıklı şirketler olduğunu, üretim yapanların da aynı zamanda ticaretle uğraştığını vurgulayarak, kurumsallaşma ve ekonomiyi çeşitlendirme yönünde adımlar atılmasını arzuladıklarını belirtti. Ülkede, iş insanlarına yönelik negatif algıdan da rahatsızlığını belirten Turgay Deniz, “74'ten sonra da biz bütün gücümüzü, Kıbrıs Türk Ticaret Odası, (olarak) ekonomik varoluş mücadelesini ön saflarında mücadele ediyoruz ama gelinen noktaya baktığımızda maalesef gelmiş geçmiş tüm hükümetler, halen hazırdaki meclis, iktidarıyla muhalefetiyle, hep söylüyorum, ekonomik akıldan yoksun. Hiçbir zaman bunun içinde -maalesef küçük bir toplumuz ama- hep iş dünyası burada hedef gösterilmiş, hep düşman gösterilmiş. Neden?” diye konuştu.
Sanayi Odası: Yatırım yeri, finansmana erişim, sanayi altyapısı sorunları
Kıbrıs Türk Sanayi Odası Genel Sekteri Erçin Tekakpınar ve Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Ruso da gazetecilerin sorularını yanıtlarken, ülkede sanayi için yapılan organize bölgelerin amacı dışında kullanılması, rant oluşunca satılması gibi sorunlara değindi ve özellikle finansman kısıtlarını gündeme getirdiler. Kredi programlarının çok kısıtlı olması, yavaş işlemesinin yanı sıra leasing’e izin verilmemesi gibi bir uygulamayı da öne çıkaran sanayiciler, makine teçhizat yatırımı yapamamalarının ötesinde mevcut makinelerin bile tamirinin yapılamadığını, sanayi ekosisteminin tamamının zayıf kaldığını belirttiler.
Sanayiciler aynı zamanda önceden özel sektör ile birlikte başlayan GES yatırımı ile serbest bölge yatırımlarının hızlı ilerlememesinden, hatta elektrik üretimi için kurulan çok ortaklı şirketin atıl kalmasından duydukları rahatsızlığı da dile getirdiler.
Ticaret Odası ve Sanayi Odası ayrımı
Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Turgay Deniz, adadaki sanayicilerin hemen hemen tamamının ithalat nedeniyle ticaret odasına da kayıtlı olduğunu hatırlattı. 1958 yılında, Kıbrıs Cumhuriyeti döneminde kurulan Ticaret Odasının yasal olarak uluslararası camiada KKTC’deki iş insanlarını temsil ettiğini ve ofis açabildiğini vurgulayan Turgay Deniz, uluslararası alanda bu gücün kullanımının ve etkinliğinin artırılmasının fayda sağlayacağını savundu.
KKTC’de yatırım için öne çıkan sektörler
KKTC’de turizm ve eğitime dayalı ekonomi nedeniyle bu alandaki hizmet ve mal sektörleri öne çıkarken, özellikle bilişim alanında, ağırlıklı olarak da yazılım çalışanlarının KKTC merkezli olarak faaliyet göstermesi için plan oluşturuluyor. Bunun dışında gelişme alanı olabilecek sektörler şöyle sıralandı:
- İşlenmiş gıda ve tarıma dayalı imalat,
- Yenilenebilir enerji,
- Bilişim ve dijital teknolojiler,
- Sağlık ve yaşlı bakım hizmetleri,
- Lojistik ve depolama,
- Turizmde ürün çeşitliliğini artıracak yatırımlar,
- Yüksek katma değerli imalat