TÜİK’in bölgesel verilerine göre 2025 yılında 81 ilin 51’inde işsizlik oranı 2024 yılına göre düşüş kaydetti. Tıpkı Türkiye geneline ilişkin manşet işsizlik oranının “21 yılın en düşük düzeyine inmesi” gibi burada da pozitif bir görünüm var diyebiliriz…Ancak gariptir ki bu durum istihdam artışı sayesinde gerçekleşmemiş.
21 yılın en düşük rakamı olarak sunulan işsizlik oranındaki düşüşün hiç de işsizlikte gerçek bir düşüşü yansıtmadığını ele almıştık. Manşet işsizlik oranındaki rekor düşüş görüntüsünün arkasında geniş tanımlı gerçek işsizlik oranında yüzde 30’a dayanan son derece kötü bir rekor var. İşsiz sayısı düşütü görüntüsünün arkasında tam tersine istihdamda azalma, kalitesiz eğreti istihdamda dev artış var. İstihdamda düşüşe rağmen işsiz sayısının düşük gözükmesini de, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) istatistiklerine göre hastalık ve benzeri nedenlerle çalışamaz hale gelenlerin sayısındaki patlamaya borçluyuz.
İstihdam, işgücü ve işsizlik cephesindeki bu gelişmenin iller düzeyinde nasıl yaşandığına baktığımızda da benzer sorunlar ve çelişkiler ortaya çıkıyor:
TÜİK’in bölgesel verilerine göre 2025 yılında 81 ilin 51’inde işsizlik oranı 2024 yılına göre düşüş kaydetti. Tıpkı Türkiye geneline ilişkin manşet işsizlik oranının “21 yılın en düşük düzeyine inmesi” gibi burada da pozitif bir görünüm var diyebiliriz. Çünkü illerin büyük çoğunluğunda işsizlik oranı gerilemiş.
Ancak gariptir ki bu durum istihdam artışı sayesinde gerçekleşmemiş. Çünkü istihdam oranı düşen il sayısı da işsizlik oranı düşen il sayısına neredeyse eşit. İstihdamdakilerin çalışma çağındaki nüfusa oranı olan istihdam oranı 48 ilde bir önceki yılın altına inmiş.
Öyle ki işsizlik oranı 2024 yılına göre düşen 51 ilen 26’sında istihdam oranı da düşmüş. Yani bu 26 ilde nüfusa göre çalışan sayısı azalmasına rağmen işsizlerin oranı da azalmış.
Bunlar arasında işsizlik oranındaki düşüşte başı çeken iller bile var. Örneğin Hakkari, Bitlis, Van hem işsizlik oranının en fazla düştüğü iller, hem de istihdam oranının en fazla düştüğü iller arasında yer alıyor.
Bu manzarayı işgücüne katılım oranındaki yaygın düşüş tamamlıyor. 81 ilin 52’sinde çalışma çağındaki nüfusta istihdamda olanlar ile aktif olarak iş arayanların toplamının payı bir önceki yıla göre gerilemiş. Bu illerin 46’sında istihdam oranı da düşmüş. Sözkonusu 52 ilin 33’ünde de işsizlik oranı düşmüş. İşgücüne katılım oranının düştüğü 52 ilin 26’sında ise istihdam oranı düşerken işsizlik oranı da düşmüş.
Daha önemlisi işgücüne katılım oranını düşen 52 ilin 20’sinde, istihdamdaki düşüş o kadar ileri boyuta ulaşmış ki bu illerde işgücüne katılım oranındaki gerilemeye rağmen işsizlik oranı artmış. Bu gruptaki iller arasında İstanbul, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli, Manisa, Adana gibi üretim ve istihdam açısından önemli yere sahip iller de yer alıyor.
TÜİK il düzeyinde sadece işgücüne katılım oranı, istihdam oranı ve işsizlik oranını açıklıyor. Bu veriler ile ortalama hanehalkı büyüklüğü, hanehalkı sayısı ve 0-14 yaş grubunun nüfus verilerini kullanarak il düzeyinde tahmini işgücü, istihdam ve işsiz sayılarını hesapladığımızda da sorunun rakamsal büyüklüklere yansıyan halini görüyoruz.
81 ilin 48’inde istihdam sayısal olarak 2024 yılına göre azalmış. İstihdam kaybının hızı açısından başı yine Doğu ve Güneydoğu illeri çekiyor. Ancak istihdamın sayısal olarak da azaldığı iller arasında ulusal ve bölgesel ekonomide önemli yeri olan İstanbul, Bursa, Sakarya, Adana, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli, Balıkesir, Denizli, Manisa, Afyonkarahisar, Kütahya, Uşak, Sivas, Trabzon, Zonguldak, Rize, Malatya, Erzurum, Kars, Van illeri de yer alıyor.
TÜİK’in istatistiklerinde işgücü ve işsizlik verilerindeki bu görünümün en temel belirleyicisi olan kalem işgücü harici sayılan nüfustaki artış. İşgücüne katılmayanlar, istihdamda olmamasına rağmen iş aramak için aktif bir çaba içinde olmayanlardan oluşuyor. Bunların da ana gövdesini iş bulma umudunu yitirdiği için iş aramayı bırakanlar oluşturuyor. 81 ilin 55’inde işgücüne katılmayanların sayısı bir önceki yıla göre artmış durumda.
Bu iller arasında İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Kocaeli, Sakarya, Adana, Antalya, Gaziantep, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli, Balıkesir, Manisa, Muğla, Uşak, Denizli, Afyonkarahisar, Konya, Kayseri, Sivas, Malatya, Zonguldak, Trabzon, Rize, Erzurum, Kars, Şanlıurfa ve Mardin gibi ulusal ve bölgesel ekonomide ağırlık sahibi iller de yer alıyor.
İşgücü harici nüfusun arttığı il sayısı 55’i bulmasına rağmen işsiz sayısı artan il sayısı 29’u buluyor. İşsiz sayısı artan iller arasında İstanbul, Kocaeli, Eskişehir, Antalya, Yalova, Adana, Mersin, Tekirdağ gibi önemli ekonomik merkezlerin de yer alması önemli.
İşsiz sayısındaki artışta başı çeken iller Kırklareli, Yalova, Burdur, Mersin, Nevşehir, Çankırı, Erzincan, Malatya, Elazığ ve Bingöl. Bu 10 ilde işsiz sayısındaki artış yüzde 20’nin üstünde ve Elazığ ile Çankırı’da yüzde 50’nin de üzerine çıkıyor.
Bu veriler, 81 il düzeyinde de istihdam ve işsizlik görünümünün hiç de iç açıcı olmadığını ortaya koyuyor.