COP31’e giden yolda iklim gündemini hedeflerin ve taahhütlerin ötesine taşıyarak yatırım, finansman, ihracat ve rekabet ekseninde ele almak üzere 9 Eylül’de İstanbul’da buluşuyoruz. TÜRKONFED ve Ekonomi Gazetesi iş birliğiyle düzenlenecek “COP31’e Doğru Net Konuşalım Zirvesi”, karar vericileri, uygulayıcıları ve dönüşümü finanse edecek kurumları aynı masada buluşturacak. Uzun sunumlar yerine, net mesajlar ve uygulanabilir çözümler var.
Türkiye’nin Kasım ayında ev sahipliği yapmaya hazırlandığı COP31’e doğru ilerlerken artık şu gerçeği çok daha açık görüyoruz: İklim meselesi şirketlerin sürdürülebilirlik departmanlarına bırakılabilecek bir başlık değil. Enerji maliyetlerinden ihracata, finansmana erişimden tedarik zincirlerine kadar şirketlerin bilançosunu, yatırım kararlarını ve rekabet gücünü doğrudan etkileyen bir ekonomi meselesi.
Tam da bu nedenle 9 Eylül’de TÜRKONFED ve Ekonomi Gazetesi olarak İstanbul’da “COP31’e Doğru Net Konuşalım Zirvesi”ni düzenliyoruz. Yatırım, finansman, ihracat ve rekabet stratejilerinin yeniden şekillendiği bu yeni dönemde, zirvenin adındaki “Net Konuşalım” ifadesi aslında ne yapmak istediğimizi de anlatıyor: İklim alanında artık yeni hedeflerden çok, o hedeflere nasıl ulaşacağımızı konuşmaya ihtiyacımız var.
Bu dönüşüm şirkete neye mal olacak? KOBİ nereden başlayacak? Yeşil dönüşüm gerçekten para kazandırabilir mi? Finansmana ulaşmak isteyen bir şirketten banka ne bekliyor? Sürdürülebilirlik raporu yazmak yeterli mi, yoksa şirketlerden dönüşümün gerçek sonuçları mı bekleniyor?
İklim politikaları, ekonomi politikalarından ayrı değil
Bugün enerji maliyetleri, ihracat baskısı, tedarik zinciri beklentileri ve karbon düzenlemeleri aynı noktada birleşiyor. Şirketler açısından mesele karbon azaltmanın ötesine geçiyor; maliyetleri yönetmek, pazara erişimi korumak ve dayanıklılığı artırmak rekabet gücünü belirleyen temel unsurlar haline geliyor. Hedef açıklamanın ötesinde hangi veriyle, hangi finansmanla ve hangi kapasiteyle bu dönüşümün gerçekleşeceği önem kazanıyor. Bu nedenle zirvede iklim politikalarını ekonomi politikasından ayrı ele almayacağız ve temel karar alanlarına odaklanacağız: strateji, KOBİ, finansman ve raporlama.
“Dünya yanarken şirket stratejisi nasıl yapılır?” sorusuyla Türkiye açısından riskleri, fırsatları, ihracatı ve enerji güvenliğini tartışacağız. KOBİ'ler için dönüşümün nereden başlaması gerektiğine, hangi yatırımların önceliklendirilmesinin doğru olduğuna, teknoloji ve verimlilik yatırımlarının nasıl ekonomik değer yaratabileceğine bakacağız.
Finansman tarafında ise çok somut bir sorunun peşine düşeceğiz: Yeşil finansmanın kapısı nasıl açılır? Bankalar şirketlerden hangi veriyi, hangi ölçümü, hangi hedefi ve nasıl bir geçiş planını görmek istiyor?
Raporlama tarafında ise artık yalnızca beyan etmek yeterli değil; kanıtlamak gerekiyor. Şirketlerin açıkladıkları hedefleri ölçülebilir, karşılaştırılabilir ve doğrulanabilir verilerle desteklemeleri kritik hale geliyor. Zirvede, sürdürülebilirlik raporlamasının bir iletişim çalışmasının ötesine geçerek nasıl bir hesap verebilirlik ve güven mekanizmasına dönüştüğünü; şirketlerin “ne söylüyoruz?” sorusundan “bunu hangi veriyle kanıtlıyoruz?” sorusuna geçişini konuşacağız.
Onur Ünlü: Dönüşümün sahada nasıl gerçekleşeceğini konuşmalıyız
TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Yeşil Dönüşüm Komisyonu Başkanı Onur Ünlü de zirvenin odağında “uygulama” olduğuna dikkat çekiyor:
“COP31 Türkiye açısından iklim politikalarının ötesinde, ekonominin geleceğini ilgilendiren önemli bir eşik. Özellikle KOBİ’lerimizin yeşil dönüşüm sürecine nasıl dahil olacağı; finansmana, teknolojiye ve doğru bilgiye nasıl erişeceği rekabet gücümüz açısından belirleyici olacak. Artık yalnızca hedefleri değil, dönüşümün sahada nasıl gerçekleşeceğini konuşmalıyız. Net Konuşalım Zirvesi’nde iş dünyasını, finans sektörünü ve çözüm üreten aktörleri aynı masaya getirerek bu sorulara mümkün olduğunca somut yanıtlar aramak istiyoruz.”
Uzun sunum yok, “işin özü” var
Zirveyi farklılaştırmak istediğimiz noktalardan biri de formatı. Klasik panellerde zaman zaman karşılaştığımız uzun sunumlar yerine konuşmacılardan deneyimlerini, uyarılarını ve uygulanabilir önerilerini paylaşmalarını isteyeceğiz. Her bölümün sonunda iş dünyasının yanında götürebileceği üç net mesajı ortaya koymaya çalışacağız. Özellikle KOBİ ve finansman oturumlarında, konuşulanların salonda kalmaması, katılımcıların kullanabileceği somut çıktılara dönüşmesi hedefleniyor.
Çünkü bugün ihtiyacımız olan bir başka sürdürülebilirlik konferansı değil…
CEO ve CFO’ların büyüme, risk, bilanço ve yatırım kararlarını; KOBİ’lerin “nereden başlayacağım?” sorusunu; ihracatçıların karbon düzenlemeleri ve tedarik zinciri baskısını; bankaların finansman kriterlerini; teknoloji ve enerji şirketlerinin ise verimlilik, yenilenebilir enerji ve ölçüm çözümlerini aynı zeminde konuşabileceği bir çözüm platformuna ihtiyacımız var.
Zirvenin temel farkı da burada: Karar vericiler, uygulayıcılar ve dönüşümü finanse edecek kurumlar aynı masada olacak.
COP31 yaklaşırken önümüzde çok sayıda soru var. Biz 9 Eylül’de bu soruların etrafından dolaşmak yerine doğrudan sormayı ve mümkün olduğunca net yanıtlar aramayı tercih ediyoruz.
9 Eylül’de Hilton Bomonti’de
COP31’e Doğru Net Konuşalım Zirvesi, 9 Eylül 2026 Çarşamba günü Hilton İstanbul Bomonti Hotel Conference Center’da gerçekleştirilecek. Tarih: 9 Eylül 2026, Çarşamba Yer: Hilton İstanbul Bomonti Hotel Conference Center
Yanınızda not defterinizi getirmeyi unutmayın. Çünkü burada sorunu değil, çözümü konuşacağız.