Bilim, çocukların geleceğini belirleyen temel becerilerin yaşamın ilk yıllarında şekillendiğini söylüyor. Yapı Kredi’nin Yarınlara Kartopu projesi de tam bu gerçekten hareket ediyor. Yaklaşık 620 bin kullanıcıya ulaşan proje, erken çocukluk yatırımını sosyal faydanın ötesine taşıyarak Türkiye’nin gelecekteki beşeri sermayesine yapılan uzun vadeli bir yatırıma dönüştürüyor.
Bir ülkenin geleceğine yapılan yatırım, çoğu zaman eğitim, teknoloji ya da gençlerin yeni beceriler kazanması üzerinden konuşuluyor.
Oysa bu yatırım çok daha erken, bir çocuğun henüz okulla tanışmadığı yıllarda başlıyor. Çünkü yaşamın ilk yılları, gelecekteki öğrenme kapasitesinin, problem çözme becerisinin, sosyal ilişkilerin ve duygusal gelişimin temellerinin atıldığı dönem. Bu nedenle erken çocukluk, eğitim politikalarının olduğu kadar, fırsat eşitliği ve uzun vadeli kalkınmanın da önemli başlıklarından biri. Yapı Kredi’nin Cumhuriyet’in 100. yılında hayata geçirdiği Yarınlara Kartopu projesi de bu konuya odaklanıyor.
Prof. Dr. Selçuk Şirin ve uzman proje ekibinin katkılarıyla geliştirilen proje, erken çocukluk dönemindeki çocukların ebeveynlerini bilimsel ve güvenilir bilgiyle buluşturuyor. Modelin önemli farklarından biri, dijital platformla sınırlı kalmaması. Eğitim videoları ve materyalleri, gönüllülük programları ve Türkiye’nin farklı şehirlerinde gerçekleştirilen yüz yüze çalışmalarla destekleniyor.
620 bin kullanıcı, 38 yıllık öğrenme
Yarınlara Kartopu platformunda alanında uzman akademisyenler tarafından hazırlanan toplam süresi 18 saati aşan 212 eğitim videosunun yanı sıra podcastler ve eğitim materyalleri ücretsiz olarak sunuluyor. Bugüne kadar yaklaşık 620 bin kullanıcı platforma üye olmuş. Fakat daha da önemlisi, kullanıcı sayısından çok, ailelerin bu içeriklerle kurduğu ilişki.
Eğitim içeriklerinde geçirilen toplam süre 13 bin 824 gün. Başka bir ifadeyle aileler Yarınlara Kartopu içeriklerinde yaklaşık 38 yıllık bir zamanı öğrenmeye ayırmış durumda. Kullanıcı başına ortalama süre ise 32 saat.
Platforma kaydedilen çocuk sayısı 320 bini aşarken, projeye dahil olan çocukların yaş ortalaması 2,87. Yaklaşık 86 bin çocuk ise bugün altı yaşını geçmiş durumda. Bu rakamlar önemli bir ihtiyaca işaret ediyor: Ebeveynler çocuklarının gelişimini desteklemek istiyor, ancak bunun için güvenilir, anlaşılır ve günlük hayata uygulanabilir bilgiye ihtiyaç duyuyor.
Fırsat eşitliği aileyi güçlendirmekten geçiyor
Prof. Dr. Selçuk Şirin’in dikkat çektiği nokta da bu. Şirin, beynin gelişiminin büyük bölümünün yaşamın ilk altı yılında tamamlandığını; dil gelişiminden problem çözmeye, sosyal ve duygusal gelişimden öğrenme kapasitesine kadar yaşam boyu kullanılan pek çok becerinin temelinin bu dönemde atıldığını söylüyor.
Dolayısıyla erken çocukluk dönemindeki eşitsizlik, çocuk okula başladığında ortaya çıkan bir sorun değil. Çoğu zaman o güne kadar birikmiş farklılıkların sonucu. Burada ebeveynlerin rolü belirleyici hale geliyor.
Şirin’in ifadesiyle çocukların “ilk ve en önemli öğretmenleri” ebeveynleri. Ailenin çocuğuyla nasıl iletişim kurduğu, oyun oynadığı, konuştuğu ve öğrenme süreçlerini nasıl desteklediği çocuğun gelişimini etkiliyor. Bu nedenle fırsat eşitliği tartışması çocukların eğitime erişimi ile sınırlı değil.
Aynı zamanda, ebeveynlerin doğru bilgiye erişimi de büyük önem taşıyor. Yarınlara Kartopu’nun ücretsiz ve dijital yapısı, bilgiyi akademinin sınırlarından çıkarıp evin içine taşıyor. Üstelik erişim yalnızca büyük şehirlerle sınırlı değil. İstanbul, Ankara ve İzmir kullanıcı sayısında ilk sıralarda yer alırken Gaziantep, Adana, Hatay, Diyarbakır ve Şanlıurfa da en fazla üyeye sahip ilk 10 şehir arasında.
Dijitalden sahaya yayılan model
Projenin ikinci önemli ayağı ise dijital içeriğin sahaya taşınması. 30 Temmuz’da Kars’ta gerçekleştirilen buluşmada Prof. Dr. Selçuk Şirin ve okul öncesi eğitmeni Derya Şirin çocuklar ve ailelerle bir araya geldi. Oyun temelli öğrenmeden çocukların bilişsel, sosyal ve duygusal gelişimine kadar farklı konular, ebeveynlerin günlük yaşamlarında uygulayabilecekleri yöntemlerle ele alındı.
Yapı Kredi Gönüllüleri de projenin yaygınlaşmasında rol üstleniyor. Bugüne kadar bin gönüllünün eğitim aldığı program kapsamında 200’ü aşkın atölye gerçekleştirildi. Böylece dijital ortamda oluşturulan bilgi havuzu, yüz yüze temasla desteklenen bir modele dönüşüyor.
Çocukluk dönemine yapılan yatırım bir kalkınma meselesi
Yapı Kredi Kurumsal İletişim Direktörü Arda Öztaşkın, erken çocukluk dönemine yapılan yatırımı doğrudan ülkenin geleceğine yapılan yatırım olarak tanımlıyor. Öztaşkın, Yarınlara Kartopu’nun yüz binlerce aileye ulaşan bir sosyal etki platformuna dönüştüğünü belirterek, ailelerin platformda geçirdiği sürenin projenin etkisini gösteren önemli göstergelerden biri olduğuna dikkat çekiyor.
Aslında Yarınlara Kartopu’nun ortaya koyduğu yaklaşım daha geniş bir tartışmaya da kapı açıyor. Bugün iş dünyasının en önemli gündemlerinden biri yetenek açığı. Şirketler geleceğin çalışanlarının hangi becerilere sahip olması gerektiğini tartışıyor; eleştirel düşünme, yaratıcılık, iletişim, problem çözme ve uyum yeteneği giderek daha değerli hale geliyor.
Fakat geleceğin becerilerini konuşurken çoğu zaman geleceğin çalışanlarına çok geç ulaşıyoruz. Bir çocuğun merak etmesini, soru sormasını, kendisini ifade etmesini, başkalarıyla ilişki kurmasını ve öğrenmekten keyif almasını desteklemek üniversitede başlayan bir süreç değil. Çok daha önce, evde başlıyor. Bu nedenle erken çocukluk dönemine yapılan yatırım, eğitimden istihdama, verimlilikten toplumsal eşitliğe uzanan çok daha büyük bir kalkınma meselesi olarak ön plana çıkıyor.
Bir kartopunun büyümesi gibi, küçük yaşta yapılan doğru bir müdahalenin etkisi de yıllar içinde büyüyor. Yapı Kredi’nin yaptığı gibi, Türkiye’nin gelecekte ihtiyaç duyacağı nitelikli insan kaynağını konuşurken soruyu değiştirmek gerekiyor: Geleceğin yeteneklerini nasıl bulacağız değil, onları bugünden nasıl yetiştireceğiz?