Kaliteli üretim, hızlı teslimat ve güçlü altyapı ihracatta avantaj sağlarken nakit akışı sorunları, yüksek maliyetler ve dış ticaret bilgisindeki eksiklikler işletmelerin önünü kesebiliyor. SWOT analizini ihracat stratejisinin parçası haline getiren firmalar, zayıf yönlerini gidererek rekabette güçlenebilir ve uluslararası pazarlardaki fırsatları kazanca dönüştürebilir.
SWOT analizinin konusunun, firmanın iç dinamiklerinin incelenerek zayıf ve kuvvetli olduğumuz yönlerin vurgulanması ve pazar koşullarının değerlendirilmesi ile de piyasada bulabileceğimiz fırsatlar ile bize karşı oluşabilecek tehditlerin belirlenmesi olduğunu çoğumuz biliriz.
Bir görüşe göre, ihracat piyasalarını değerlendirilebileceğimiz verilerin çok fazla olması, SWOT analizinin ihracata uygulanmasını biraz güç kılabilir.
Verilerin çokluğuna katılırım amma uygulama pek de zor olmasa gerek.
Sanal bir çalışma yaparak bu analizi ihracata nasıl uygulayabiliriz biraz irdeleyelim.
İşletmemize bakalım ve kuvvetli olduğumuz yönlerimizi ortaya koyalım.
Kalite yönetim sistemimiz var ve güzel işliyor.
Tedarikçilerimiz de istediğimiz kaliteli ürün teslimatını zamanında yapıyor.
Bu nedenle de ürünlerimiz kalite olarak üst seviyelerde çıkıyor.
Personel sayımız sanayi ortalamasının altında ancak yine de işlerimiz aksamadan yürüyor.
Makine parkımızın yaş ortalaması oldukça iyi.
Kapasitemizi vardiya yaparak arttırabiliyoruz ve bunun için personel sorunu çıkmıyor.
Personel arasında yabancı dil konuşan birisi var. Ayrıca bilişim alt yapısı kuvvetli, bunu üretimde de kullanımda ve iletişimde sorun yaşamıyoruz.
İşletmemizin konumu hammadde piyasalarına ve uluslararası taşımacılık noktalarına yakın.
Maliyetlerimiz yüksek çıkıyor
Zayıf olduğumuzu düşündüğümüz yönlerin önünde ise nakit akış sıkıntısı var.
İhracat pazarlarının nasıl bulunduğu konusunda bilgimiz yok.
İhracat işlemlerini de çok az seviyede biliyoruz.
İhracat için sağlanan devlet desteklerini pek bilmiyoruz ve başvursak da alamayacağımızı düşünüyoruz. Maliyetlerimiz yüksek çıkıyor.
Üretim bilgilerinin detayları bir kişinin elinde, o kişi hastalansa veya ayrılsa çok zorda kalırız.
İhracat pazarı penceresinden bakıldığında fırsatlar görünüyor, zira müşteriler kendisi bizi buluyor. İhracat için düşündüğümüz pazarlara ülkemizin fiziksel yakınlığı var.
İç piyasadaki müşteri memnuniyeti bizi cesaretlendiriyor.
Firmamızın sektördeki itibarı iyi ve ihracat müşterisi araştırma yapsa olumlu sonuç verir. Yüksek kalite ve hızlı teslimatla rakiplerimizden müşteri kapabiliriz.
Ortadan kaldırılan her zayıf nokta bize fırsat yaratacak
İhracat yapmayı düşündüğümüz piyasalarda görünen tehditlerden önde geleni, rakip sayısının çok olması. Piyasada bizim ürünümüze alternatif olabilecek ürün olması da başka bir tehdit.
Büyük çaplı uluslararası rakiplerin bazıları da hedef pazarlarda yerleşik durumda bulunuyor.
Daha kalitesiz ancak daha ucuz veren rakiplerin olması da başka bir unsur.
Yerel rakiplerden bazıları da bizim hedeflediğimiz o pazarlarda aktif çalışma yapıyor.
Bu yazdıklarımız hayali bir firma için belirlenen unsurlar.
Bazıları ve hatta tümü size de uyabilir. Bunları belirledik de ne olacak ne yapacağız diyeceksiniz. Yapılması gereken zayıf olduğumuz noktaları nasıl ortadan kaldırırız diye bir çalışma ve planlama yapmak.
Unutmayalım ki ortadan kaldırılan her zayıf nokta bize fırsat yaratacak veya kazanç sağlayacaktır. Fırsatların nasıl değerlendirmemiz gerektiğinin de analizini yapmalı ve kuvvetli olduğumuzu söylediğimiz yönlerimizin, fırsatları değerlendirmek için yeterli olup olmadıklarına bakmalıyız. Kuvvetli olduğumuzu düşündüğümüz unsurları nasıl öne çıkarırız ve bizi dış piyasalarda güçlü kılmalarını sağlarız diye strateji kuralım. Acaba bu yönlerimiz bizi tehditlerden koruyabilir mi diye değerlendirme yapalım.
Kendimizi tehdit olarak belirlediğimiz unsurlardan nasıl koruyabiliriz diye çalışma yapalım.
Bu çalışmaları her pazar ve her ürün için ayrı, ayrı yapmalıyız ki doğru olabilen değerlendirmeler yapabilelim.
Bu çalışmalar da bizi, işlemesi kuvvetle muhtemel bir ihracat eylem planına doğru götürecektir.
