Evet geçtiğimiz hafta yaşanan şiddetli yağışların neden olduğu su baskınları, bu olaya bağlı olarak edimlerini yerine getiremeyen ihracatçılar için mücbir sebep sayılabilir.
Ancak…
Bu olayın kendiliğinden, başka bir deyişle otomatik olarak zorunlu neden sayılabilmesi olası değildir.
Su baskınının bu duruma nasıl yol açtığı, hangi yükümlülüklerin yerine getirilemediği, sözleşme koşulları ve ilgili mevzuat hükümleri belirleyici rol oynar.
Eski deyimle “ Mücbir Sebep,“ günümüz Türkçesinde “ Zorunlu Neden “ İngilizcede “Act of God “ve Fransızcada da “Force Majeure“ denilen olayı bir açıklığa kavuşturalım.
Zorunlu nedenlerin, kendi kontrolümüzün dışında nedenler olması gerekir.
Başka bir deyişle bunların meydana gelmesinde bizim bir ihmalimizin veya kusurumuzun olmaması gereklidir.
Ayrıca, bu nedenleri ve bunların işimiz üzerindeki etkilerini makul çerçevelerde tahmin edemememiz gerektir.
Tüm bunlara ek olarak da bu sebeplerden kaçınmamızın veya bunların etkilerini ortadan kaldırmamızın makul çerçevelerde mümkün olmaması şarttır.
Genel olarak zorunlu nedenleri sayacak olursak; Doğal afetler, (deprem, sel, toprak kayması, kasırga, volkan patlaması v.b) Kanuni grev, Genel Salgın Hastalık, Kısmî veya Genel seferberlik İlânı, Savaş, Genel isyan v.b. ve tarafların üzerinde anlaşmaya varabilecekleri bazı diğer nedenler, (ağır kaza, ağır hastalık v.b) şeklinde genel bir tanımlama yapabiliriz.
İlk iş olarak, ithalatçı ile yapılan sözleşmedeki Mücbir Sebep maddelerine bakmalıyız.
Sözleşmemiz yoksa, ne yazık ki birçok ihracatçımız sözleşme yapmadan, sadece yazışmalara dayanarak iş yapmayı tercih ediyor, işimiz biraz yokuşa doğru oluyor.
Alıcımızı derhal, durumdan yazılı olarak bilgilendirmeliyiz.
Edimlerimizi yerine getiremememiz ile içerisinde bulunduğumuz durumun doğrudan bağlantısı olduğunu kanıtlamalıyız.
Fotoğraf, tutanak, taşıyıcı yazısı, sigorta belgesi gibi kanıtlarla ile Meteoroloji, Ticaret ve/veya Sanayi odası v.b. resmi kurumlardan alacağımız resmî belgelerle hem olayı hem de bize ve yükümlülüğümüze olan etkilerini kanıtlamalıyız.
Buna ne gerek var, tüm medyada yer aldı demek bizi zora ve hatta zarara sokabilir.
Bir uyuşmazlık durumunda bu belgeler bizim savunma araçlarımız olacaktır.
Öte yandan, alıcının uğraması olası zararları en aza indirgemek için olabildiğince ve elden geldiğince her türlü çabanın gösterilmesi ve bunun kanıt altına alınması gereklidir.
Sorunun çözülebilmesi için farklı seçenekler olabilir mi araştırın ve alıcınıza bilgi verin.
Zorunlu nedenin geçerli olabilmesi, yalnızca edimin yerine getirilmesinin fiilen imkânsız hale geldiği durumlarda mümkündür.
Yükümlülüklerin yerine getirilmesinin daha zorlu ya da daha pahalı bir hale gelmesi mücbir sebep için yeterli değildir.
Eğer ihracatçı, malları farklı ve daha maliyetli bir güzergâh üzerinden teslim edebilecek durumdaysa, mücbir sebep iddiası kabul edilmeyebilir hatta alıcınız bu durumu sizinle pazarlık konusu bile yapabilir.
Böylesi durumlarda zararın en aza indirilebilmesi, elinizde karşılıklı hak ve sorumlulukları detaylı olarak belirleyen bir sözleşmenizin olması ile mümkündür.