05.01.2020. Gülistan Doku ile doğrudan iletişim kurulamadığı gün “kayıp kişi” dosyası olarak kayıtlara geçti.
O gün gözlerimin önünde antik Mısır’dan bir sahne canlandı. Antik Mısır anlatısının klasik bir sahnesi. Ölenin kalbinin tartıldığı ve ölünün yargılandığı sahne.
Osiris tahtında oturuyordu. Terazi Anubis'in elindeydi. Toth kayıtları tutuyordu. Gülistan'ın kalbi terazinin bir kefesinde, ma'at tüyü diğer kefesindeydi. Bu ritüelin sonunda Gülistan’ın kalbi, tüyden daha ağır çekerse kalp yenmesi için Ammut isimli canavarın önüne atılacaktı. Bu sahnede Osiris bir kişi değil, ölümden sonra düzenin devam etmesi fikrini temsil eder. Anubis tartma işlevini yani sınır yönetimi işlevini yerine getirir. Horus iktidarın göksel formunun temsilcisidir. Thoth bilginin yazıya dökülmesidir. Ma’at ise sistemin bizatihi kendisini ifade eder kelime anlamlarıyla
Bu isimler tesadüfi değildir, sistemin modüllerinin isimleştirilmiş halidir. Osiris sürekliliğin, Anubis geçişin, Horus iktidarın, Thoth kayıtların, Maat düzenin ölçüsüdür. Anubis delil toplar ve ölçer, Thoth kayıtları tutar, Osiris hüküm verir, Ma’at ise yasa/adalet standardıdır.
14 Nisan 2026 tarihinde Adalet Bakanı’nın Tunceli Başsavcısı’nın Gülistan Doku dosyasına yönelik olarak, sürecin kayıp kişi soruşturması olarak başlayıp zaman içinde genişleyen bir adli dosyası haline geldiğine yönelik açıklamalarını duyduğumda 6 yıl süren 6 aşamalı Antik Mısır Ma’at Yargılama Sistemine göre aradan geçen 2292 günü kronolojik olarak gözlerimin önünden geçti.
Olayın Tekil Gerçekliği evresi ilk evredir. Yaşam verisi vardır, henüz anlatıya dönüşmemiştir, olan ile anlatılanın aynı olduğu değerlendirmesiyle tek parça hakikat olarak değerlendireceğim ham veri vardır.
Anubis Eşiği evresi ikinci evredir. Veri akışı kesilmiştir, sistem eksik girişler almaktadır, sınır bölgesi oluşmuştur. Olay kayıp dosyası, bilgi parçalı, hakikat askıdadır. Bu evre varlık ile yokluk arasındaki eşik alandır.
Thoth Evresi üçüncü evredir. Anlatı çoğalması kayıt katmanları oluşmuştur. Medya anlatıları, resmi açıklamalar, sosyal yorumlar, siyasi okumalar kat kat birikir. Sistem artık olay değil çoklu kayıt sistemi üretir. Ama kayıtların sayısal artışı, netliğin artışı anlamına gelmez. Bu evre verilerin çoğaldığı, anlamın parçalandığı evredir.
Ma’at Tartı Evresi sistemin anlatıların hangisinin ağır bastığı, hangi verinin daha tutarlı olduğu, hangi bilginin dengeye daha yakın olduğu değerlendirmesinin yapıldığı evredir. En çok görünen anlatı ile en doğru olan anlatılar yani hakikatin görünürlük rejimiyle sınanması evresidir.
Ammit Boşluğu evresinde çözülemeyen alanlar, açıklanamayan parçalar, tutarsızlıklar, kapanmayan sorular vardır. Bu alan yok edilmez, ama işlenmez veri olur. Bu evre bilgi sisteminin sınır hatası evresidir.
Bu evrelerin bütün aşamalarının sonu Osiris Evresidir. Osiris yani meşru iktidar sistemi kesin hüküm üretmez. Durum üretir. Yani kapanmış anlatı, açık dosya, gölgelerde kalmış bilgi hepsi aynı anda vardır. Bu evrede hakikat değil, statü üretimi vardır.
O gün; zaman içinde katran katmanına bulanmış bilgi sisteminden yani Ammut’un dişlerinin arasından Gülistan’ın kalbinin geri çıkarılması ihtimalini gördüm. Çelişkili bilgiler, eksik veriler, farklı mahfillerden yükselen açıklamalarla oluşan algı uzayı boyut değiştirdi.
Görünür olan asla hatalı tartmaması gereken Anubis’in elindeki tartıyla hakikatin dışında sonuç üretmemesi gereken Osiris’in hükmünün hakikate uygun olmaması ihtimaliydi. Bu ihtimal hakikatin ortaya çıkışı değil, hakikat etrafında görünürlük rejiminin hayata geçişini gösteriyordu. Bu ihtimalin açışkan etkisiyle medya dili, siyasi dil değişti ve hukuki dil yoğunlaşmaya başladı. Hesaplanamayan alanlar, doğrulanamayan iddialar ve savunmalar, boşlukta kalan parçalar ve açıklanamayan kısımlar görünürleşti. Kayıptan aktif incelemeye, bilinmezlikten yoğun gürünürlüğe geçiş oldu. Nihai hakikatin oluşmasını hala bekliyoruz.
Hakikat bazen ortaya çıkmaz. Sadece etrafındaki karanlık azalır.
Hakikat henüz ortaya çıkmadı, ama terazinin ışığı arttı, hakikatin etrafındaki karanlık aralandı ve parçalar görünür hale geldi. Görünür bilgiler, güçlenen anlatılar, kalıcılaşan veya dolan boşluklar ve birbirine bağlanan parçalar gerçekliğin haritasını yavaş yavaş şekillendiriyor.
Modern İnsancıl Hukuk “hakikati” arar. Algı geometrisi ve algoritmasıyla oluşturulan algı uzayı boyut değiştirdikçe, sonuca giden görünürlük haritası hakikati görünür kılar. Tek merkezli çok vektörlü açıklama alanındaki belirsizliğe terkedilmiş uzay alanını çok merkezli tek vektörlü görünür boyuta evriltir.
Artık Gülistan’ın kalbi Anubis’in elindeki tartıda veya canavar Ammut’un kanlı dişlerinin arasında değil.
Gülistan’ın kalbi kamu vicdanında çarpıyor, annelerin göğsünde döğünüyor.