Bu yıl Cumhuriyetimizin 103. yılını “İlelebet payidar” olması dileği ile kutlayacağız.
Türkiye Cumhuriyeti’ne inanan ve gönül veren herkesin bu büyük bayramı kutlu olsun.
İhracat ortak bir ekosistemin ürünüdür. İşletmelerin çabası yeterli değildir.
İhracatın sürdürülebilir büyümesi, tüm ekosistem unsurlarının karşılıklı olarak birbirini desteklemesine bağlıdır.
- Kamu kurumlarının uygulama kapasitesi, kadroların liyakati ve yetkinliği,
- Bürokratik süreçlerin etkinliği ve kolaylığı,
- Eğitim kurumlarının yeterlilikleri ile katkıları,
- Finansmana kolay ve yeterli oranda erişim ve
- Bölgesel üretim altyapısı,
gibi unsurların her biri oldukça önemlidir.
- KOBİ’lerin ihracat yeterlilikleri Türkiye’nin ihracat geleceği açısından belirleyicidir.
İhracatın sınırlı sayıda büyük firmada yoğunlaşması, bu şekilde edinilecek refahın ve gelişmenin, ülke çapına yayılması açısından kısıtlayıcıdır.
- KOBİ’lerin ihracata başlaması kadar ihracatta kalıcı olması da önemlidir.
Yıllardır sürekli artış gösteren ilk 1.000 ihracatçının toplam ihracata oranı, ihracat çabalarının daha geniş bir işletme tabanına yayılması gerektiğini göstermektedir.
- İnsan kaynağı ve uygulamalı eğitim eksikliği temel sorun alanlarından biridir.
Eğitim ve danışmanlık programları, ne yazık ki yalnızca etkinlik veya katılımcı sayısıyla ölçülmektedir.
Asıl ölçüt, işletmelerin ihracat yapabilme kapasitesindeki ve ihracat sonuçlarındaki gelişmedir.
Gençlerin yetiştirilmesi için, meslek odaklı eğitim veren okullardaki müfredatın, okullardaki hocaların yetkinliklerinden daha çok, sektörün ihtiyaçları gözetilerek düzenlenmesi gerekir. Öğrenimleri süresince öğrencilere, sektör içinde aktif staj olanaklarının artırılması ve sektör deneyiminin eğitime aktarılması çok önemlidir.
Türkiye ihracatında uzun vadeli ve büyük bir büyüme gerçekleşmiştir.
1923’te yaklaşık 50 milyon ABD Doları düzeyindeki ihracatın, son yıllarda 300 milyar dolara yürümesi, üretim kapasitesindeki ve uluslararası pazarlara erişimdeki gelişimin göstergesidir.
ANCAK…
Aşağıdaki çizelgeyi incelediğiniz takdirde ilginç sonuçlara varacaksınız.
Bu sonuçlar da umarım ilgili ve yetkili herkesi bu konuda daha farklı düşünmeye yönlendirir.
2005 yılında 43 bin 456 olan ihracatçı sayımız 20 yılda 4 kata yakın artarak 2025’te 167 bin 779 olmuş.
Ne mutlu bize amma yeter mi?
Hayır…
Durmak yok yola devam FAKAT…
2005 ile 2025 yıllarını kapsayan 20 yıl içerisinde ilk kez ihracat yapan firma sayısı 313 bin 712 olmuştur amma aktif olarak ihracat yapan firma sayısı ise ancak 167 bin 779 düzeyinde kalmıştır.
İşte burada durup bir düşünmek gereklidir diyorum…
Çünkü neredeyse toplam ihracat yapan firmasına yaklaşan sayıda, 145 bin 933 adet firma artık ihracat piyasasında görünmüyor.
Bu kadar çok sayıda, ihracat yapmış olan firma neden ihracat piyasasında değiller?
Bence, ihracatımızı arttırmanın çareleri bu sorunun cevaplarında yatıyor…
|
Türkiye İhracatçı Firma Artış Sayıları (2005 - 2025) |
|||
|
Yıllar |
İhracat yapan firma sayısı |
Önceki Yıla Göre Gerçekleşen Artış/Azalış |
İlk kez ihracat yaptığı açıklanan firma sayısı |
|
2005 |
43.456 |
- |
7.915 |
|
2006 |
45.467 |
2.011 |
8.420 |
|
2007 |
50.065 |
4.598 |
10.510 |
|
2008 |
50.666 |
601 |
9.850 |
|
2009 |
51.927 |
1.261 |
12.140 |
|
2010 |
54.472 |
2.545 |
11.230 |
|
2011 |
57.400 |
2.928 |
11.890 |
|
2012 |
61.400 |
4.000 |
12.450 |
|
2013 |
64.542 |
3.142 |
13.120 |
|
2014 |
68.855 |
4.313 |
13.680 |
|
2015 |
82.873 |
14.018 |
14.240 |
|
2016 |
81.300 |
-1.573 |
13.150 |
|
2017 |
84.250 |
2.950 |
14.800 |
|
2018 |
87.600 |
3.350 |
16.200 |
|
2019 |
90.635 |
3.035 |
17.560 |
|
2020 |
91.130 |
495 |
16.400 |
|
2021 |
96.158 |
5.028 |
22.400 |
|
2022 |
103.810 |
7.652 |
21.501 |
|
2023 |
139.830 |
36.020 |
38.574 |
|
2024 |
180.396 |
40.566 |
15.000 |
|
2025 |
167.779 |
-12.617 |
12.682 |
|
Kaynak: TİM/Ticaret Bakanlığı |
124.323 |
313.712 |
|
Yapılması gereken en önemli işlerden birisi, ihracattan vazgeçen azımsanmayacak sayıda olan bu firmaların neden ihracattan vazgeçtiklerinin belirlenmesi ve devamlılığın sağlanmasıdır.
Çok sorulan bu sorunun cevabını, ihracatçılarımızın yaşadığı bazı güçlükleri sayarak verelim.
- Finansmana erişim ve işletme sermayesi yetersizliği.
İhracat siparişi için yeterli işletme sermayesi bulamamak.
Üretim, stok, sevkiyat giderlerini önden karşılama zorunluluğu.
İthalatçının vadeli ödeme talebini finanse edememek.
- Nitelikli personel ve yönetim becerisi eksikliği
İhracat, yalnızca yabancı dil bilen bir çalışanla yapılabilecek bir iş değildir.
Pazar araştırması, teklif hazırlama, maliyet hesaplama, sözleşme yapma, ödeme ve teslim şekilleri ile müşteri ilişkileri bir bütün olarak yönetilmelidir.
- Hedef pazar ve müşteri hakkında yeterli bilgiye ulaşamamak
Yalnızca pazarın büyüklüğünü bilmekle yetmez.
Hangi ülkede, hangi ürün için ithalat talebi var?
Doğru müşteri kim, beklentileri neler, hangi ülkelerden ithal ediyorlar?
Pazardaki fiyat seviyeleri ve dağıtım kanalları nedir?
- Yabancı ülkelerde güvenilir ticari ortak bulmak zorluğu
Gerçek alıcı ile doğru aracıyı ayırt etmek zordur. Olası alıcının ödeme gücü ve itibarı incelenmeli, karar vericilere ulaşmak. Doğru dağıtıcı, temsilci seçmek ve ilk temasları ticari ilişkiye dönüştürmek.
- Finansal ve ticari riskleri yönetememek
Her ihracat kâr edilecek anlamına gelmez. Kur, tahsilat, müşteri güvenilirliği bilinmelidir.
Sözleşme hükümleri, teslim ve ödeme şekilleri ve sorumluluklar açık olmalıdır.
Her siparişin toplam maliyet ve kârlılık hesabı ayrı yapılmalıdır.
- Kamu desteklerini bilmemek veya doğru kullanamamak
İşletmeler, ihtiyacına uygun destek programlarını bulabilmeli ve kullanabilmelidir.
- Farklı standartlar ve mevzuata uyum
Dış pazarlara açılan işletmeler, ürünlerinin hedef ülkedeki teknik düzenlemelere, kalite standartlarına ve uygunluk şartlarına uyup uymadığını araştırmalıdır. Gerekli testler, belgeler ve sertifikalar, ürün etiketleme ve ambalajlama koşulları önemlidir.
- Lojistik, teslimat maliyetleri ve dağıtım güçlükleri
Bir pazarda talep olması, orada rekabet edebileceğimiz anlamına gelmez.
Taşıma ve dağıtım maliyetleri, teslimat süreleri önemlidir.
- Bürokrasi ve karmaşık idari işlemler
İzin, belge ve gümrük işlemleri zaman ve kaynak gerektirir. Farklı ülkelerdeki mevzuat ve uygulamaları ihracatçıya zorluk çıkarabilir. İşletme sınırlı insan kaynağı ile bu işlemlerde başa çıkamayabilir.
Hedefimiz ise el birliği ile bu başarıyı ülke çapına yayılmış, daha nitelikli, daha yüksek katma değerli ve daha sürdürülebilir bir ihracat yapısına dönüştürmek olmalıdır.