“Hoşunuza gitti ise tıklayın”
Amerikalı küçük kız, anaokuluna gidiyormuş. O yaşa gelinceye kadar anne ve babalar dikkat etmişler. Çocuğun ekran esiri olmaması için çok çaba harcamışlar. Onun televizyon seyretmesini ve internete girme sürelerini kısıtlamışlar. Aynı özenin okulda da gösterildiğini sanıyorlarmış. Ta ki, onları şok eden olaya kadar. Küçük kızın dedesine ve anneannesine torunlarından bir anı yollamak istemişler. Küçük kızın dansının videosunu çekmeye karar vermişler. Küçük kız müzik eşliğinde dans becerisini ortaya koymuş.Dans bitince durmuş ve kameraya bakarak şöyle demiş: “Eğer bu gördüğünüz hoşunuza gittiyse tıklayın ve abone olun”.
Türkiye’de durum
Demek Amerikalı kız çocuğu bu kadar YouTube videosu seyrediyormuş. Acaba bizde durum nasıl diye merak edip baktım.
TÜİK’in 2024 yılında yaptığı “Çocuklarda bilişim teknolojileri kullanım araştırması” (https://veriportali.tuik.gov.tr/en/press/53638) ilginç sonuçlar ortaya koyuyor. Bazı çarpıcı bulgular şöyle:
- Çocukların internet kullanım oranı %91,3. Bu oran, 2021 yılında %82,7 imiş.
- Düzenli internet kullanan çocukların internet kullanım amaçları arasında video izlemek %83,9 ile başta yer alıyor. İkinci sırada %75,0 ile “Ödev, öğrenme veya çevrimiçi derslere katılma” var. Üçüncü sırada %72,6 oranı ile oyun oynama veya indirme yer alıyor.
- Çocukların %66,1’i sosyal medya kullanıyor
- Çocukların %96,3’ü YouTube kullanıyor. Bunu %41,5 ile Instagram izliyor.
- Çocukların %32,6’sı her yarım saatte bir cep telefonunu/akıllı telefonunu kontrol ediyor.
Ekran bağımlılığının çocuğa olumsuz etkileri
Yukardaki öyküyü The Hechnger Report’un(https://hechingerreport.org/) bir makalesinden aldım: “iPads in kindergarten, YouTube videos at snack time: Parents are pushing back on screens in the early grades” (https://hechingerreport.org/ipads-in-kindergarten-youtube-videos-at-snack-time-parents-are-pushing-back-on-screen-time-in-the-early-grades/ )
Bu makaleye göre ABD’deki bilinçli veliler çocuklarını ekrandan evde koruyorlarmış. Aynı şekilde okulda da öğrenme işlemi dışında bilişim teknolojilerinin kullanımını sınırlamak için savaş veriyorlarmış.
Ekran bağımlılığından çocukları korumak için gösterilen çabalar boşuna değil. Küçük yaşlardaki ekran bağımlılığının çocuklara vereceği zararlar bilimsel çalışmaların odağında. Bu konudaki çalışmaların sonuçlarını, bunu derli toplu sunan bir makaleden aktaracağım : (“The Screen Time Dilemma:How Much is Too Much for School-Aged Children” (https://bostonneuropsych.com/the-screen-time-dilemma-how-much-is-too-much-for-school-aged-children/))
Bilimsel çalışmalar şunu gösteriyor: 9-12 yaşındaki çocukların beyni, 6-12 yaşlar arasında şekilleniyor. Bu çağlarda beyindeki sinir bağlantıları (Neural connection) güçleniyor ve kullanılmayan bağlantılar budanıyor. Bu sinirsel süreç, dikkat, dürtü kontrolu( impulse control), bellek ve duyguların yönetilmesi (Emotional regulation) gibi bilişsel fonksiyonların oluşumu için önemli.
Bilişsel Etki (Cognitive impact)
Araştırmalar gösteriyor ki, çocuklardaki aşırı ekran bağımlılığı onların odaklanma sürelerine (Attention span) etki ediyor, kısaltıyor. Çocuk sürekli hızlı gelişen videoları izledikçe beyni aşırı uyarılıyor. Bu videolar, çok zeki insanların koyduğu uzun saatler sonucu üretilmiş ürünler. Böyle gösterimlere alışan çocuğun bu kez diğer materyallere sabrı kalmıyor. (Buna alışan beyin, örneğin sınıftaki öğretmenini, evdeki anne ve babasını dinlemeye tahammül edemiyor)
Duygusal gelişme
Sosyal medya kullanımı ile çocukların duygusal sağlığı arasında önemli ilişkiler var. Sık sık sosyal medya kullanımı çocuklarda kaygı seviyesini yükseltiyor, öz saygıyı (Self-esteem) azaltıyor, depresyon olasılığı artırıyor. Özellikle okul çağındaki çocuklar, kendilerini sürekli yaşıtları ile karşılaştırıyor.Bu da onları mutsuz ediyor.
Sosyal beceriler
Zaman, dünyadaki en kısıtlı kaynak; çocuğun ekran bağımlılığı, onu yüz yüze ilişkilerden alıkoyuyor. Halbuki yüz yüze ilişkiler, çocuğun empati, vücut dili ve çatışma çözüm becerilerinin gelişmesinde hayati değer taşıyor.
Tavsiyeler
Çocukları ekran bağımlılığından korumak için şunlar tavsiye ediliyor:
1-Eğlenceye dönük(Recreational) ekran zamanına limit koyun
Amerikan Pediatri Akademisi (The American Academy of Pediatrics) okul çağındaki çocuklara en fazla bir ile iki saat arası eğlenceye dönük ekran süresi tavsiye ediyor.
2-Ekrandan arıtılmış bölgeler ayırın
Yemek masalarında, yatak odalarında ekrana izin vermeyin. Bu şekilde aile içindeki sosyal etkileşim teşvik edilmiş olur; çocuk, daha sağlıklı uyuma alışkanlıkları kazanır.
3-Dengeli ekran kullanımı için örnek olun.
Hız limitini aşma yüzünden trafik mahkemesine çıkmıştım. Mahkemede tek değildim, başkaları da vardı; bir de bunlar arasında bir genç ve annesi. Yargıç çocuğa sordu: “Neden hızlı gidiyordun?” O da cevap verdi, ama ağzında sakız vardı. Yargıç çok kızdı “ Mahkemede sakız çiğnenmeyeceğini annen sana öğretmedi mi?” deyip anneye döndü. Anne o anda ağzındaki sakızı çıkarmakla meşguldü. Anne, oğluna güzel örnek olmamıştı.
Çocuğunuzu ekran bağımlılığından korumak istiyorsanız, onun önünde siz de ekrana yapışmayın; kötü örnek olmayın.
4-Fiziksel ve sosyal aktiviteleri teşvik edin
Çocukların beyin gelişmesini teşvik için fiziksel ve sosyal aktiviteleri teşvik edin. Bu aktiviteler, çocuğun gelişiminde daha fazla rol oynayacaktır.
Sonuç
Ekran bağımlılığı her yaşta yaygın. Ancak ağaç yaşken eğilir; çocukları ekran bağımlılığından korumak gerekir. Onları sakinleştirmek, ya da oyalamak için rüşvet olarak eline tutuşturduğunuz cep telefonu biliniz ki onun belleğinden çalıyor. Biliniz ki, evde elinizden düşürmediğiniz cep telefonlarınız ile çocuğunuza kötü örnek oluyorsunuz.
Teknoloji eğer doğru kullanılırsa yararlıdır; yoksa zararlıdır.Bakınız İran’daki küçük kızlara acımadan kıyan o füzeyi de bir ekrandan yönelttiler.