Kısa vadeli fiyatlamaları fonlar, portföy yöneticileri ve spekülatif işlemler belirler. Dolayısıyla geçici satış dalgalarını, altının yapısal hikâyesinin sona erdiği şeklinde okumak doğru olmaz.
Son dönemde altın, gümüş ve genel olarak değerli metallerde yaşanan geri çekilmeler, yüzeyden bakıldığında “güvenli liman” özelliklerini kaybettikleri endişesini gündeme getiriyor. Oysa piyasalarda olan biteni tek bir başlık altında okumaya çalışmak, resmi eksik görmemize neden olur. Çünkü bugün yaşanan fiyat hareketleri bir krizden çok, küresel finansal sistemin kendi iç dengesini yeniden kurma çabasını yansıtıyor diyebilirim.
Öncelikle altınla başlayalım. Altın, belirsizlik dönemlerinin vazgeçilmez varlığı; ancak bu durum onun faizle rekabetten muaf olduğu anlamına gelmez. Özellikle ABD’de tahvil faizlerinin yüksek seyrettiği, reel getirinin pozitif kaldığı dönemlerde altın, kısa vadede cazibesini kaybeder. Çünkü yatırımcı, “getirisi olmayan” bir varlığı taşırken alternatif maliyeti her zamankinden daha net görmeye başlar. Buna bir de doların güçlü seyri eklendiğinde, altın fiyatları üzerinde doğal bir baskı oluşur. Dolar güçlendikçe altın, dolar dışındaki yatırımcılar için pahalı hale gelir ve talep zayıflar.
Merkez bankalarının altın alımları ise bu tabloyu tamamen tersine çevirecek güçte değil. Kabul ediyorum, gelişmekte olan ülkeler rezerv çeşitlendirmesi amacıyla altın almaya devam ediyor. Ancak bu alımlar uzun vadeli stratejilere dayanıyor. Kısa vadeli fiyatlamaları ise fonlar, portföy yöneticileri ve spekülatif işlemler belirler. Dolayısıyla geçici satış dalgalarını, altının yapısal hikâyesinin sona erdiği şeklinde okumak doğru olmaz.
Çift kimliği, gümüşü daha dalgalı hale getiriyor
Gümüş cephesinde ise tablo biraz daha karmaşık. Gümüş, hem değerli metal hem de sanayi emtiası. Bu çift kimlik, onu altına kıyasla çok daha dalgalı hale getiriyor. Küresel büyümeye dair en ufak bir yavaşlama algısı, gümüş fiyatlarında sert geri çekilmeler yaratabilir. Güneş panellerinden elektroniğe, otomotivden savunma sanayisine kadar geniş bir kullanım alanı olan gümüş, ekonomik beklentiler bozulduğunda ilk cezalandırılan metallerden biri olmakta. Üstelik piyasasının görece sığ olması, düzeltmelerin daha sert yaşanmasına yol açıyor.
Platin ve paladyum gibi diğer değerli metallerde ise sorun daha yapısal. Platin, otomotiv ve hidrojen teknolojileri ile bağlantılı; ancak küresel üretim beklentileri zayıfladığında talep tarafı hızla baskılanıyor. Paladyum ise içten yanmalı motorlara bağımlı yapısı nedeniyle elektrikli araç dönüşümünden olumsuz etkilenmekte. Bu nedenle paladyumdaki düşüşler, kısa vadeli bir dalgalanmadan ziyade uzun vadeli bir dönüşümün fiyatlara yansımasıdır diyebiliriz.
Değerli metallerdeki geri çekilmeyi, piyasalardan bağımsız düşünmek de mümkün değil. Son dönemde hisse senetlerinden emtialara, kripto varlıklardan gelişen ülke piyasalarına kadar geniş bir alanda kâr realizasyonları görüyoruz. Bunun temel nedeni, faiz indirimlerine dair beklentilerin ertelenmesi. Piyasalar uzun süre merkez bankalarının hızlı ve agresif bir gevşeme sürecine gireceğini fiyatladı. Ancak enflasyonun kalıcı seyri ve merkez bankalarının temkinli dili, bu iyimserliği törpüledi. Sonuçta yatırımcı, risk alırken yeniden düşünmeye başladı. Likiditenin yön değiştirmesi de bu süreci hızlandırdı. “Risk alacaksam, karşılığını alıyor muyum?” sorusu daha yüksek sesle sorulmaya başlandı. Bu sorgulama, nakit ve kısa vadeli enstrümanlara geçici yönelimi artırdı. Değerli metaller de bu dalgadan payını aldı.
Burada gözden kaçırılmaması gereken bir diğer unsur ise yatırımcı psikolojisi. Aşırı iyimserlik, kalabalık pozisyonlar ve teknik olarak aşırı alım bölgeleri, küçük bir haberin bile büyük satışlara dönüşmesine zemin hazırlıyor. Bugün yaşadığımız geri çekilmeler, büyük ölçüde bu pozisyonlanmanın çözülmesidir.
Altın, korkudan değil sabırsızlıktan satılıyor
Sonuç olarak, altın ve değerli metallerdeki düşüşleri “oyun bitti” şeklinde okumak yanıltıcı olur. Yaşananlar daha çok zamanlama ve fiyatlama düzeltmesidir diyebiliriz. Küresel borçluluk seviyeleri, jeopolitik riskler ve er ya da geç gündeme gelecek parasal gevşeme ihtiyacı, değerli metalleri orta ve uzun vadede hâlâ güçlü bir hikâyenin içinde tutuyor.
Kısacası bugün altın ve değerli metaller korkudan değil, sabırsızlıktan satılıyor. Piyasa bir kez daha hatırlatıyor ki, finansal varlıklar sadece ekonomik verilerle değil, beklentiler ve beklentilerin bozulma hızıyla fiyatlanır.
