Ne kadar düşük çıkartılmaya çalışılırsa çalışılsın, gıda fiyatları ailelerin bütçelerini zorlamakta ve beslenme alışkanlıklarının değişmesine yol açmakta.
Şarkının devamını biliyorsunuz zaten. TÜİK ve ekonomi yönetimi meseleyi öyle bir hale getirdi ki, bir gün gerçekten doğruyu söyleseler bile kimse inanmayacak. Dolayısıyla ben doğrudan konuya gireyim.
TÜİK tarafından açıklanan enflasyon verileri, yıllık enflasyon oranının resmi olarak %30,89 olarak belirlendiğini gösteriyor. Aylık enflasyon ise yüzde 0,89 seviyesinde. Ancak bu rakam, bazı çevrelerde tartışmalara yol açtı. En iyimser tahminlerin bile altında kalan veriler, TÜİK’in verisinin güvenilirliği hakkında soru işaretleri oluşturuyor.
Bu arada TÜİK’in, kendisini eleştirenler hakkında açtığı davada hakimden nasihat alarak reddedilmiş olması da dikkat çekti. Mahkeme TÜİK’e “eleştiri doğaldır, sen de biraz şeffaf olsan iyi olur” şeklinde cevap vermiş.
Üretici fiyatlarına bakıldığında 2025 yılı için yıllık enflasyonun yüzde 27,67 olduğu görülüyor. Aralık ayında üretici fiyatlarında yüzde 0,75’lik bir artış yaşandığı da açıklandı ki, bunun nasıl hesaplandığı ile alakalı gerçekten ciddi bir şüphe oluştu.
Gıda, ulaştırma ve konut gibi ana harcama gruplarının yıllık değişim oranları da dikkat çekiyor; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 28,31, ulaştırmada yüzde 28,44 ve konutta ise yüzde 49,45 artış kaydedilmiş ki, yaşadığımız gerçeklerle uyumlu gözükmüyor.
Gençlerde gıda eksikliğinde dünyada ilk beşe giriyoruz
Ne kadar düşük çıkartılmaya çalışılırsa çalışılsın, gıda fiyatları ailelerin bütçelerini zorlamakta ve beslenme alışkanlıklarının değişmesine yol açmakta. İnsanlar, artan gıda maliyetlerini dengelemek amacıyla daha ucuz ürünlere yönelmek ya da daha az gıda satın almak zorunda kalıyor. Bu durum, genel sağlık üzerinde olumsuz etkilere neden oluyor; yeterli ve dengeli beslenmek zorlaşıyor. Gençlerde gıda eksikliği sıralamasında dünyada ilk beşe giriyoruz.
Özellikle düşük gelirli haneler için artan gıda fiyatları, yaşam standartlarını daha da zorlaştırıyor. Artan maliyetleri karşılayabilmek için diğer harcamalarından kısıntıya gitmek durumunda kalıyorlar. Uzun vadede, gıda fiyatlarındaki bu artış, gıda güvencesizliği ve yoksulluk gibi sosyal sorunları derinleştirebilir.
Şeffaflık, güvenin yeniden tesisi için kritik önemde
Sonuç olarak, TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamları, sadece ekonomik veriler değil, aynı zamanda toplumun refah düzeyini belirleyen önemli göstergelerdir. Bu nedenle, verinin arkasındaki hesaplamaların ve metodolojinin daha fazla şeffaflıkla paylaşılması, toplumun güvenini yeniden tesis etmek açısından kritik önem taşıyor.