Şans Sohbetleri'nde bu hafta Ali Ağaoğlu ve Hakan Güldağ, İran’a saldırı tehdidinin yansımalarını tartıştı.
Haftanın sohbetinde gündemin konularını tartışan ekonomist Ali Ağaoğlu ve gazeteci Hakan Güldağ, enflasyon ve faizlerde düşüş eğiliminin yanı sıra, TL’deki reel değerlenme ile krediye erişim sorunlarının devam edeceği görüşünü dile getirdi. Sepet kurun 2025’te reel olarak yüzde 30’a yakın değer yitirdiğine işaret eden Ağaoğlu, 2026 yılı için ise TL’ye karşı her ay yaklaşık yüzde 1,7 değer kaybı öngördüğünü söyledi. Ağaoğlu, kredi tarafında gevşeme beklemediğini, faizler düşse de erişim sıkıntısının süreceği tahmininde bulundu.
Ekonomist Ali Ağaoğlu ve gazeteci Hakan Güldağ, haftanın sohbetinde 2026’nın öne çıkan temaları çerçevesinde piyasaların olası seyrini tartıştı. “Küresel borç sorunu”nu ana tema olarak gördüğünü dile getiren Ali Ağaoğlu, özellikle kamu borçlarının önümüzdeki yıl çokça konuşulacağını söyledi. Ağaoğlu, altın ve gümüşün diğer varlıklardan ayrışarak öne çıkmasının temel nedeninin de küresel borçluluk meselesi olduğunu kaydetti. Ağaoğlu, süregelen savaşlar, güvenli liman arayışları ve Fed’in faiz indirimlerinin borçluluk meselesine yanıt niteliği taşıdığına dikkat çekti. Euro ağırlığından dolayı Dolar Endeksi’nin 94’lere kadar gelebileceğini de ifade eden Ağaoğlu, ECB’nin ise paritedeki bu yükselişi sınırlayabileceğini kaydetti. Hakan Güldağ da, değerli Euro’nun Türk ihracatçıları için pozitif bir tema olduğuna işaret etti.
Ekonomist Ali Ağaoğlu ve gazeteci Hakan Güldağ, haftanın sohbetinde Fed ve TCMB’nin faiz indirimleri sonrası para piyasaları ve pariteye ilişkin beklentilerini tartıştı. İndirime rağmen Türkiye’de reel faizin yüksek kalmaya devam edeceği ve şirketler tarafında eleştirilerin süreceğine işaret eden Ağaoğlu ve Güldağ, kamu maliyesinin enflasyonla mücadeleye desteği konusunda da ikna gücünün önemine işaret etti. Trump’ın yeni Fed başkanına ilişkin tercihi ile son faiz kararının birlikte “zayıf dolara gidiyoruz” görüşünü öne çıkardığını belirten Ali Ağaoğlu, bunun pariteye de yansıdığını belirtti.
Beklentilerin altında gelen kasım ayı enflasyonun ardından, faiz indirim sürecini ve yabancı yatırımcının tercihlerini değerlendiren ekonomist Ali Ağaoğlu ve gazeteci Hakan Güldağ, yurtdışı yerleşiklerin Hazine tahvillerine ilgisinin artarak süreceği görüşünü dile getirdi. “Enflasyonla mücadeleye yabancıların daha fazla itimat etmeye başladığını” ifade eden Ali Ağaoğlu, bunun da tahvil faizlerinde düşüşle birlikte yabancı alımlarını hızlandırdığına işaret etti. Ağaoğlu, TCMB’den bu ay 100-150 baz puanlık indirim beklentisini koruduğunu da belirterek, 250 baz puanın üstü indirimin “erken seçim” ve “politik etkiler” sorularını gündeme getireceğini kaydetti. Yeni yılda yabancının tahvil ilgisinin artacağı öngörüsünde bulunan Hakan Güldağ, faizde eğilimin de ocak ve şubat enflasyon görünümüyle netleşeceğini kaydetti.
Ekonomist Ali Ağaoğlu ve gazeteci Hakan Güldağ, haftanın sohbetinde sanayici ve ihracatçıların yakından izlediği döviz kuru gelişmelerini tartıştı. Döviz kurunun iş dünyası gündemindeki yerini koruduğuna işaret eden Güldağ, dolar/ TL seviyesinden 2026’da da ihracata destek gelmeyeceğini ancak paritenin Euro lehine yükselmesinin sınırlı da olsa bir rahatlama sağlayabileceğini kaydetti. Ağaoğlu, ABD tahvillerine yönelik oluşan güvensizlik ve Fed’den beklenen üçüncü faiz indiriminin Euro’yu desteklediğini belirterek, “Fed aralık ayında faiz indirirse Euro/ dolar 1,1850’lere kadar gidebilir” öngörüsünde bulundu. Uluslararası yatırım bankalarının 2026’nın ilk yarısında dolar için zayıflama beklediğine de işaret eden Ağaoğlu, “Anlaşılan, 2026’da Euro’nun öne çıktığı bir dönem göreceğiz” dedi.
Ekonomist Ali Ağaoğlu ve gazeteci Hakan Güldağ, haftanın sohbetinde küresel akıllı çip üreticisi Nvidia’nın merakla beklenen bilançosunu açıklamasının ardından piyasa yansımalarını tartıştı. Nvidia bilançosunun piyasalarda beklenen büyük coşkuyu yaratmadığına işaret eden Hakan Güldağ, yanı sıra yapay zeka odaklı hisselerde “balon” tartışmasının da gündeme geldiğine dikkat çekti. Ali Ağaoğlu, yapay zekanın gelir yaratma potansiyeli yüksek olmakla birlikte “bu kadar çok kanacaklar mı” sorusu ile borsalarda düzeltmeler yaşandığını söyledi. Ağaoğlu ve Güldağ, teknoloji hisselerindeki düzeltmenin etkisiyle piyasalarda yılsonuna doğru yaşanan “Noel Baba rallisi”nin bu yıl yaşanmayabileceği ya da zayıf kalabileceği görüşünü dile getirdi. Ali Ağaoğlu, “Fed faiz indirmezse, ralli gelmeyebilir” yorumunu yaptı.
Ekonomist Ali Ağaoğlu ve gazeteci Hakan Güldağ, haftanın sohbetinde altın ve gümüş fiyatlarındaki hareketleri ve beklentileri tartıştı. Çin’in değerli metaller üzerinden SWIFT benzeri uluslararası bir ödeme sistemi inşa etme çabasına vurgu yapan Ali Ağaoğlu bunu, hem altın hem de gümüşte “oyun değiştirici” gelişme olarak niteledi. Ağaoğlu, BRICS ülkelerinin de bu sisteme kaymasının, ABD’nin SWIFT temelli hegemonyasının zayıflaması anlamına geleceğini belirtti. Altın- gümüş (AGU) paritesinin seviyesine işaret eden Ağaoğlu, “AGU paritesi 77’nin altına inerse, gümüş daha hızlı hareket edecektir. O hızlı hareket, altını da yukarıya taşır” dedi. İkili, enflasyon beklentilerindeki artışı da değerlendirdi. Hakan Güldağ, “siyaseti ürkütmeyelim” kaygısının enflasyonla mücadele sürecini uzattığına işaret etti.
Haftanın sohbetinde borsadaki anlamlı görünmeyen kimi hisse fiyatlamaları ile altında fiziki ve sertifika fiyatları arasındaki makası tartışan Ekonomist Ali Ağaoğlu ve gazeteci Hakan Güldağ, bu alanlarda sağlıklı işleyişe ilişkin düzenleme ihtiyacına dikkat çekti. Borsadaki iki bloktan birini manipülatif bölge olarak gördüğünü belirten Ali Ağaoğlu, “İlgili kurumlarımız daha dikkatli izleyecektir. İş işten geçmeden dikkat etmekte fayda var” dedi. TCMB’nin madencilerden altın alımını durdurmasını “doğru bir adım” olarak niteleyen Ağaoğlu, altın sertifikalarında gelinen noktanın da müdahale gerektirdiğini söyledi. Hakan Güldağ da değerlendirmesinde, son günlerde yaşanan gelişmelere işaret ederek, borsa için “kumarhaneye döndü” iddialarına karşı bir çekidüzen hamlesinin beklenebileceğini kaydetti.