
Şans Sohbetleri'nde bu hafta, bölgede yayılma eğilimi gösteren savaşın, hisse senetlerinden altın fiyatlarına etkileri tartışıldı.
Güldağ: Bu savaş Ukrayna-Rusya savaşından çok farklı ilerliyor. Savaş yayılmaya başladı. Daha da yayılabileceği gerçeği ile karşı karşıyayız. Petrol fiyatları Trump ve ekibinin 'savaş bitti, bitiyor' türü açıklamalarına rağmen 100 doların üzerinde. Dahası 200 dolar senaryoları konuşuluyor. 'Hadi canım sen de' de denilemiyor. Çünkü bugüne kadar 'olmaz herhalde' denilen pek çok şey oldu...
Ağaoğlu: Böyle dönemlerde ne olup biteceğini kestirmek çok zorlaşıyor. Hele ki, yatırımcılara öneride bulunmak çok zor. 'Tavsiye cılk yumurtaya benzer' derler. Böyle dönemlerde bu söz iyice önemli hale geliyor. Görünen o ki, bu savaş uzuyor. İran 20 yılı aşkın bir süredir bu savaşa hazırlanıyor. Kolay kolay teslim olacağını zaten beklemiyordum.
Güldağ: Uzadıkça da, büyüme olumsuz etkilenecek. Enerji faturamız kabaracak. Sektörlerin farklı beklentileri var, ancak genelde kayıplar olacak. Turizm gelirleri düşecek. Ve enflasyonun düşmesi de zora girecek. Altın ve gümüş tarafında neler olacak?
Ağaoğlu: Önce şunu söyleyeyim; Türkiye altın sattığı için dünyada altın fiyatları aşağı gitti diye bir söylem var sosyal medya. Bu doğru değil. Bir kısım olabilir; milyar dolarlık bir bilgi kırıntısı var. Ancak Merkez Bankası’nda önemli altın rezervleri var doğru, lakin bu rezervleri nakit değil. Dolar olarak da likit değil. Kura müdahale etmesi gerektiği durumunda altınla müdahale edemez. Nakde çevirmenin basit yolu normalde satmaktır. Ama hayır, Merkez Bankası dolarını satmak istemiyor. İngiltere Merkez Bankası’nın elinde tutulmakta olan rezervi swap yoluyla, yani altınımı borç vereyim, karşı taraftan da dolar borç alayım, gerektiğinde bununla müdahale edeyim, sonra da doları verip, altını geri alayım şeklindeki swap anlaşması, altın fiyatına düşürücü bir etki yaratmaz. Bence hatalı bir işlem de değildir. Elini güçlendirmiştir.
Güldağ: Peki o zaman niye düştü altın?
Ağaoğlu: Sebeplerden bir tanesi, Dubai tarafındaki sıkıntıların çoklu olarak büyümüş olması. Oradaki arkadaşlarım '500 milyar dolar civarında inşaat projesi yarım kaldı' diyor. Şaşalı dönemde buraya gidip yatırım yapmış olanların bir kısmı paralarını çıkarmak istiyor. Altın satılıyor. Nakit talep ediliyor. Bunun bir kısmı da Dubai’yi finansal merkez olarak kullanan İran’ın da altınları. Onlar da satılıyor. Bizdeki gibi değil. İran ve Dubai’deki likide ihtiyacından dolayı gerçek bir satış var.
Güldağ: Altının onsu 4500 dolar sınırında. Yükselme eğilimi var gibi... Ne beklersin?
Ağaoğlu: 5500 dolar ve üzeri demek için erken. Bu yıl ne altında ne gümüşte yeni rekor bekliyorum. Ta ki, Amerika’daki tahvil piyasasında Fed ve Amerikan Hazinesi'ne rağmen, büyük bir çatlama olana kadar.
Güldağ: Fed ne yapacak sence? Ağaoğlu: Yeni başkana kadar bir şey yapmaz. Mayıs'ta da, bu kadar borçla, Trump'ın sürekli faiz indirin baskısı kurduğu ortamda Kevin Warsh 'görevi kabul eder mi' tartışması var. Fed ne indirir, ne de arttırır faizi...
Güldağ: ABD piyasasında sarsıntı olur mu? Ağaoğlu: Önümüzdeki yıla tarihleyerek, evet. Ama benim tarihlediklerim genellikle erken gerçekleştiği için gelecek yıl mı olur, yoksa daha erken mi olur bilemiyorum. Sorunu tespit etmekte, bunun yatırım araçlarını hangi seviyede etkileyeceğini belirlemekte doğruları söyleyebiliyorum. Ancak tarihlemede son derece başarısızım.
Güldağ: Bizim borsaya gelirsek...
Ağaoğlu: Borsanın toparlanıp bir yere varma ihtimali halen daha düşük. Türkiye'de faiz halen cazip. Küresel birçok enstrümana göre Türkiye’nin faizi cazip. İşin 'carry trade' kısmını bir tarafa bırakarak, Türkiye'deki yatırımcı için, altını çizerek söylüyorum.
Güldağ: Bu önemli. Nedir gerekçelerin?
Ağaoğlu: Borsamızda dolar bazlı endeksi takip ediyorum. Bu yıl için bence 3,25 dolar seviyesi önemli bir seviyedeydi. Ocak ayında gördük. Gereksiz bir hızla gördük. Şimdi onun düzeltmesinin içindeyiz. Şu anda 2,85 dolar seviyesinde. 2,70 dolar civarına gerileyeceğini öngörüyorum. Sadece biz de değil. Söylemiştim, Amerikan hisse senetlerinde düzeltme bekliyorum diye. Savaşla birlikte yaşıyoruz. Savaş da kısa sürede bitmiyor. Diğer enstrümanlara da baktığımda; Amerikan tahvilleri, değerli metaller, endüstriyel metaller hiç biri TL'ye verilen faiz kadar cazip görünmüyor. Hatta tarımsal emtia da öyle. Körfez'de işlerin daha da çatallaşması durumunda en garip anomali gıdada ortaya çıkacak. Ona rağmen, TL faizi şu anda ön planda. Avrupa tarafındaki seçeneklerde de düzeltmenin içindeyiz. Sadece Türk yatırımcısı için değil, küresel finans için de iyi bir alternatif TL.
Petrolde 130 dolar ihtimali hala yüksek
Güldağ: Petrolde ne bekliyorsun?
Ağaoğlu: Bir ara 90 dolar civarına indik. Nedeni; Uluslararası Enerji Ajansı’nın koordinasyonunda serbest bırakılan uluslararası rezervler, Rusya’nın denizlerde dolaşan tankerlerdeki stoklarının satılmasına verilen izindi. Keza, İran’ın da...
Güldağ: Ne kadar petrol ediyor toplamda?
Ağaoğlu: UEA'nın koordinasyonunda 400 milyon varil. Rusya’nın denizlerde dolaşan stoğu 120 milyon. İran’ın da benzer şekilde denizlerdeki serbest dolaşan rezervi 180 milyon varil. Toplamda 700 milyon varil. Hürmüz'den geçen günde 20 milyonun 15 milyonunun kısıtlandığı durumda, dünyaya 45-46 günlük, eksiği tamamlayacak bir miktar serbest bırakıldı.
Güldağ: Ama petrol fiyatlarını 110 doların da üzerine çıkarttı. Tabii, bir de işin doğal gaz boyutu var.
Ağaoğlu: Daha önemli problem doğal gazda. Petrolde uluslararası sularda, 'hayalet tankerler' vb. ile bir tür depolama kapasitesi yaratılabiliyor. Fakat doğal gazda bu yok. Doğal gazın parametreleri petrole göre daha dar. Güney Kore ve Japonya’nın 10 günlük stoku kaldığı söyleniyor.
Güldağ: Kimse buna hazırlıklı değildi. Ancak Türkiye, Enerji Bakanımızın verdiği bilgilere göre çok daha iyi durumda...
Ağaoğlu: Savaşın ne yöne evrileceğiyle ilgili bir şeyleri kestirmek zor. Halen petrolde 130 dolar/ varil ihtimali yüksek görüyorum.