Metallar için gözler artık kara madenlerinde değil, denizlerin dibinde. ABD’nin 2027’de ilk derin deniz madenciliği iznini vermesi beklenirken, bu hamleyle metallerde yeni bir küresel rekabet başlayabileceği belirtiliyor.
Yılbaşından bu yana jeopolitik destek ve Fed’den faiz indirimi beklentisiyle yüzde 27 yükselen gümüşün fiyatı uzmanlara göre yeni bir evreye girdi. Dün 90 dolar barajı da aşıldı. Analistlere göre, bu geçici bir ralli değil; arz açığı, sanayi talebi ve parasal gevşeme ile desteklenen üç basamaklı yeni bir fiyatlama dönemi.
Dünya Bankası, Türkiye ekonomisinin büyüme tahminini bu yıl için yüzde 3,6'dan yüzde 3,7'ye ve 2027 için yüzde 4,2'den yüzde 4,4'e yükseltti.
Pandemiyle başlayan, savaşlar, ticaret çatışmaları ve son olarak Venezuela ve İran gerilimiyle artan jeopolitik riskler yatırımcı için geçici bir şok olmaktan çıktı. Petrolden altına, bakırdan gümüşe kadar emtia artık kalıcı bir risk primiyle fiyatlanıyor.
ABD’nin İran’a olası müdahalesi, Tahran’ın dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından birini sekteye uğratma riskini artırdığı için Hürmüz Boğazı bir kez daha gündeme geldi.
2026’ya güçlü arz koşullarıyla giren tarım emtia piyasalarında yılın ilk çeyreğinde genel bir yön birliğinden ziyade ürün bazlı fiyatlamalar öne çıkıyor. Buğday fiyatlarında düşüş eğilimi beklenirken, mısırda yukarı yönlü görünüm hakim.
Altın sembolik olarak yeni bir kırılma noktasına daha geldi. Yükselen fiyatlar ve jeopolitik riskler altını yeniden küresel rezervlerin merkezine taşıdı. Sarı metal, ABD tahvillerini aşarak dünyanın en büyük rezerv varlığı oldu. Analistler bu eğilimi, “dolarizasyondan arınma” sürecinin parçası olarak değerlendiriyor.
Bakır tarihi zirveleri test ederken, nikel Londra’da 3 haftada yüzde 30'un üzerinde prim yaparak ton başına 18.700 doların üzerine çıktı ve metal rallisinde bayrağı devraldı.
Venezuela’da yaşanan siyasi kırılma petrol piyasasını dalgalandırırken, Brent ve WTI yön arayışını sürdürüyor.