
ABD dolarının zayıfladığı ve Washington’ın ekonomi politikalarına yönelik güvenin dalgalandığı bir küresel ortamda Avrupa, finansal mimarisini yenileyerek Euro'yu sistemin merkezine daha güçlü biçimde yerleştirmeye hazırlanıyor. Bu çerçevede Avrupa Merkez Bankası (ECB) Euro likiditesine erişimi küresel ölçekte genişletecek yeni bir adım attı.
Repo imkanı tüm merkez bankalarına açılıyor
ECB’nin pandemi döneminde devreye aldığı repo imkânı (EUREP), üçüncü çeyrekten itibaren yaptırım kapsamı dışındaki tüm merkez bankalarına açılacak. Böylece yabancı merkez bankaları, Euro cinsinden yüksek kaliteli teminat karşılığında 50 milyar Euro'ya kadar borçlanabilecek. Bu mekanizma, kriz dönemlerinde piyasalarda Euro cinsi varlıkların “yangın satışı” riskini azaltmayı ve Euro'ya duyulan güveni artırmayı amaçlıyor.
ECB Başkanı Christine Lagarde, Euro küreselleşmesinin otomatik olarak daha güçlü bir kur anlamına gelmediğini vurgulasa da, sermaye akımlarının yön değiştirdiği ortamda Euro/dolar paritesinin destek bulabileceği değerlendiriliyor. Euro son bir yılda dolara karşı yaklaşık yüzde 13.2 değer kazandı ve ocak ayı sonlarında ulaşılan 1,20 doların üzerindeki dört yıllık zirveye yakın seyrederek 1,185 dolar civarında işlem görüyor.
Euro Bölgesi küresel oynaklığa karşı korunuyor
Yetkililer, bu adımın yalnızca dış dünyaya mesaj olmadığını, aynı zamanda Euro bölgesini küresel oynaklığa karşı koruma amacı taşıdığını belirtiyor. Zira daha geniş bir likidite ağı, Euro cinsinden ticaret ve borçlanmayı teşvik ederek para biriminin rezerv ve fatura para işlevini güçlendirebilir.
Ancak yapısal zorluklar sürüyor. Ancak uzmanlar Euro'nun uluslararası rolünün kalıcı biçimde artması için derin ve likit bir tahvil piyasası, mali entegrasyon ve siyasi koordinasyon gerekiyor. Avrupa’nın ABD ile ilişkilerindeki belirsizlikler ve Çin’le rekabeti de bu dönüşümü jeopolitik bir sınav haline getiriyor.
Rezervlerde Euro'nun payı artıyor
IMF verilerine göre küresel döviz rezervleri 2025’in üçüncü çeyreğinde 13 trilyon dolara yükseldi. Doların payı yüzde 56,92’ye gerileyerek uzun vadeli düşüş trendini sürdürdü. Zira 1999’da yüzde 71,19 idi. Euro’nun payı ise ilk çeyrekteki yüzde 19,12’den üçüncü çeyrekte yüzde 20,33’e yükseldi. Japon yeni yüzde 5,82 seviyesinde. Çin yuanı yüzde 1,93 paya sahip. Bu tablo, Euro'ya yönelik temkinli ama istikrarlı bir yönelime işaret ediyor.
Euro için eylem planı
Avrupa Komisyonu ve Euro Bölgesi maliye bakanlarının gündeminde, Euro'yu güçlendirecek kapsamlı bir reform paketi bulunuyor: Bakanların masaya yatırdığı plan şöyle:
■ Sermaye Piyasaları Birliği’nin tamamlanması.
■ AB ortak bir banka mevduat garanti sistemi kurulmalı.
■ Bankalardaki 10 trilyon Euro atıl tasarrufun, stratejik sektörlere yönlendirilmesi
■ Ortak AB tahvili ihracının artırılması
■ Dijital Euro devreye alınması
■ Enerji, emtia ve savunma ödemelerinde Euro ile faturalama teşvik edilmeli.
■ Üçüncü ülkelerin Euro cinsinden borçlanması desteklenmeli.