Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğü giren Ulusal Su Planı (2026-2035) Türkiye'nin su kaynaklarını koruma, verimli kullanma ve iklim krizine uyum sağlama yol haritasını ortaya koyuyor. Plan, suyu yalnızca doğal bir kaynak değil, kalkınmanın gıda güvenliğinin ve ekosistem dengesinin stratejik temeli olarak konumlandırıyor.

Türkiye’de su meselesi uzun yıllar boyunca daha çok kuraklık, baraj doluluğu ya da mevsimsel riskler üzerinden konuşuldu. Oysa bugün tablo çok daha büyük. İklim değişikliğinin etkilerinin sertleştiği, Akdeniz Havzası’nın giderek daha kırılgan hale geldiği bir dönemde su; artık yalnızca çevre politikasının değil, kalkınmanın, üretimin, gıda güvenliğinin ve toplumsal dayanıklılığın da merkezinde yer alıyor. Geçtiğimiz hafta Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Ulusal Su Planı (2026– 2035), bu açıdan bakıldığında, Türkiye’nin suya bakışını teknik bir yönetim başlığından çıkarıp stratejik bir gelecek meselesi olarak tanımlayan önemli bir çerçeve sunuyor.
Su kaynaklarının kalite ve miktar açısından sürdürülebilir yönetimini sağlamak, su güvenliğini güçlendirmek ve iklim değişikliğine uyumu desteklemek amacıyla hazırlanan plan; kısa, orta ve uzun vadeli hedef ve öncelikleri bütüncül bir yaklaşımla ortaya koyuyor.
Su Yönetimi Genel Müdürlüğü koordinasyonunda hazırlanan Ulusal Su Planı; 12. Kalkınma Planı, Orta Vadeli Program, Tarım ve Orman Şûrası ve Su Şûrası kararları, Türkiye’nin Güncellenmiş Ulusal Katkı Beyanı ile havza ölçekli planlar başta olmak üzere üst politika belgeleriyle uyumlu şekilde oluşturuldu. Planın hazırlanması sürecinde 192 kurum ve kuruluşun görüşü alındı ve iletilen 752 görüş değerlendirilerek Plan’a yansıtıldı.
Plan 8 ana hedef, 31 strateji ve 141 eylem8 ana hedef, 31 strateji ve 141 eylemden oluşuyor.
Türkiye’nin su yönetiminde önümüzdeki on yıla yön veren Plan; su kaynaklarının korunması, geliştirilmesi ve verimli kullanımını destekleyecek şekilde yasal ve kurumsal yapının güçlendirilmesini, suya göre planlamanın esas alınmasını, havza ve bölge önceliklerine dayalı yatırımların önceliklendirilmesini ve sürdürülebilir finansman mekanizmalarının geliştirilmesini öne çıkarıyor.
SU-ENERJİ-GIDA-EKOSİSTEM BÜTÜNLÜĞÜ
Su-enerji-gıda-ekosistem bütünlüğünü merkeze alan bağlantısallık yaklaşımıyla sektörler arası uyumun güçlendirilmesi; su talebine ilişkin ödünleşimlerin ve ekosistem etkilerinin birlikte değerlendirilmesi hedefl eniyor. Bunun yanı sıra modern sulama, geri kazanılmış su ve tasarruf uygulamalarıyla su verimliliğinin artırılması; coğrafi bilgi sistemleri, yapay zekâ, büyük veri ve uzaktan algılama gibi araçlarla dijital ve veri temelli yönetimin yaygınlaştırılması; eğitim ile toplumsal farkındalık çalışmalarının güçlendirilmesi Planın temel bileşenleri arasında yer alıyor.
Plan kapsamında yalnızca stratejik hedefl er değil, bu hedeflerin hayata geçirilmesine yönelik maliyetler ile yatırım ihtiyaçları da ortaya konuluyor. Etkin ve bütüncül su yönetimi için güçlü, sürdürülebilir ve çeşitlendirilmiş finansman mekanizmalarının geliştirilmesi gerekliliği vurgulanıyor.
Eylemlerin uygulanabilirliğini güçlendirmek amacıyla üç aşamalı bir takvimlendirme yapılmış durumda. Eylemlerin 18’i (yüzde 13) kısa dönemde (2026–2028), 17’si (yüzde 12) orta dönemde (2028– 2030) ve 106’sı (yüzde 75) uzun dönemde (2030–2035) uygulanmak üzere planlandı.
Ulusal Su Planı (2026–2035); su yönetimine ilişkin görev ve sorumlulukları bulunan ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşlarını, yerel yönetimleri, sivil toplum kuruluşlarını (STK’lar), özel sektörü ve üniversiteleri kapsıyor. Plan çerçevesinde belirlenen eylemler; planlama, yatırım, izleme, denetim, veri üretimi, kapasite geliştirme ve farkındalık faaliyetleri başta olmak üzere çok sayıda alanda ilgili ve sorumlu kurumlar tarafından hayata geçirilecek.
2026–2035 dönemini kapsayan Ulusal Su Planı’nın başarıyla uygulanmasıyla; Türkiye’nin su arz güvenliğinin sağlanmasının yanı sıra, gıda güvenliğinden enerji arz güvenliğine, ekosistemlerin korunmasından iklim değişikliğine uyuma kadar geniş bir yelpazede ülkenin stratejik çıkarlarının korunması hedefl eniyor. Bu yönüyle Plan, suyu “yaşamın temel unsuru” olarak korumayı merkezine alan bir kalkınma vizyonu sunuyor.
Sekiz temel hedef
KURUMSAL VE YASAL YAPININ GÜÇLENDİRİLMESİ
SU KAYNAKLARININ KALİTE VE MİKTAR OLARAK KORUNMASI, İYİLEŞTİRİLMESİ VE GELİŞTİRİLMESİ
DEĞİŞEN İKLİM ŞARTLARINA UYUM VE SU KAYNAKLARININ VERİMLİ KULLANILMASI
HİDROMETEOROLOJİK AFETLER XBÜTÜNLEŞİK SU YÖNETİMİNDE DİJİTAL DÖNÜŞÜM
SUYA İLİŞKİN YATIRIMLARIN ÖNCELİKLENDİRİLMESİ VE FİNANSMAN MEKANİZMALARININ GELİŞTİRİLMESİ
SU, ENERJİ, GIDA VE EKOSİSTEM ESASLI “BAĞLANTISALLIK YAKLAŞIMI”NIN GELİŞTİRİLMESİ XEĞİTİM, FARKINDALIK VE İŞ BİRLİĞİNİN ARTIRILMASI