İran’daki rejimin tepe yönetimini etkisiz hâle getiren ABD ve İsrail, bir yönetim değişikliğini açıkça hedefliyor. Ancak fiili bir kara harekâtı, Beyaz Saray için siyasi açıdan imkânsız gözüküyor. Bu seçenek dışarıda tutulursa, gerçek bir rejim değişikliği ya ordunun yönetime el koymasından ya da bir halk ayaklanmasından geçiyor. Tabii başlarına bombalar yağarken, insanların sokaklara dökülmesi düşük bir olasılıktır. Buna göre, küresel piyasalar açısından iki senaryo önümüzdedir.
İlki; İran ordusunun yönetime el koyması veya iktidarın uzlaşı zeminine çekilmesidir. Böyle bir gelişmeyi piyasalar coşkuyla karşılar. Gelecekteki yatırım ve üretim artışı düşüncesiyle, enerji fiyatları düşer. Hisse senetleri dünyanın her yerinde yükselişe geçer. Tahvil faizleri dengelenir. Trump, kendisini güç kullanarak krizleri çözen bir lider olarak sunar. Kasımdaki ara seçimlere güvenle bakar. Finansal açıdan, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için iyi senaryodur.
İkincisi, ordunun rejime sadık kalması ve süregelen çatışmadır. Söz konusu düzlemde rejim; Hürmüz Boğazı ablukasını ve enerji silahını, Trump yönetimi üzerindeki iktisadi yük dayanılmaz bir boyuta ulaşana kadar kullanır. Petrol fiyatı yükselişini sürdürür. Geri kalan her alanda, 2022’nin bir kopyası yaşanabilir. Şubat 2022’de Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinden sonra enerji fiyatları sıçradı. Tahvil ve hisse senedi fiyatları eş zamanlı düştü. Kasım 2022’de ChatGPT piyasaya çıkana kadar, kârda kalabilmenin yolu enerji hisselerinden geçti.