MSCI gelişen piyasalar endeksi, tarihin en yüksek seviyelerinde geziniyor. Mart sonundan beri yaşanan yüzde 20'lik bu güçlü yükseliş, Asyalı teknoloji devlerinin enerji fiyatları şokunu kârlarıyla dengelemesine dayanıyor. Teknoloji hikâyesi, jeopolitik risklerin yarattığı sis perdesini dağıtarak yatırımcı iştahını canlı tutmayı başarıyor.
Gelişen ülkelerin borçlanma maliyetleriyse piyasalardaki güveni simgeliyor. Bu ekonomilerin borçlanırken ödediği faiz ile en güvenli yatırım araçları arasındaki farklara baktığımızda hem devlet hem özel sektör senetleri alışılmadık derecede sakin seyrediyor. Geçmişteki salgın veya savaş dönemlerinde bu faiz makası hızla açılırken, bugün tam tersi bir tablo gözleniyor. Yatırımcıların çok düşük ek getiriye razı olması, Orta Doğu’daki savaşı sadece bir yol kazası olarak gördüklerinin kanıtıdır. Lakin küresel rehavetin aksine, Türkiye cephesinde tablo hassas bir dengeye işaret ediyor.
Brent petrol fiyatındaki düşüş enflasyonist baskı altındaki ekonomimize bir teselli sunsa da yılbaşına göre rakam hâlâ yüzde 65 yukarıdadır. Dahası, enerji fiyatları düşüş evrelerinde yapısal bir direnç sergiliyor. Bu katılık da etiketlere yansımayı geciktiriyor.14 Mayıs’ta açıklanacak Enflasyon Raporu, sadece teknik bir sunum olmanın ötesindedir. Piyasa güvenini ayakta tutacak stratejik mevzi niteliğindedir. Raporda kurgulanacak yol haritası ve beklenti yönetimi, ekonominin istikrarı adına kritik bir dönemeçtir.